Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Muhammed bin Ahmed bin Hamze'dir. Lakabı Şemseddin'dir. Kendisine Şafiî Sagîr (küçük Şafiî) de denir. 917 (m. 1511) senesinde Kahire'de doğdu. 1004 (m. 1595)'te orada vefat etti. Kabri, babasının kabrinin yanında Meydanülkütn'de Cami-i Remlî'nin içindedir. Nisbet edildiği Remle, Filistin'deki büyük Remle şehri olmayıp Mısır'da Menufiye'ye bağlı küçük bir köydür.
Şemseddin Remlî, Remlî-yi kebir diye bilinen babasından; fıkıh, tefsir, sarf, nahiv, me'ani, beyan ve tarih ilimlerini öğrendi. Babası şöyle dedi: “Hamd olsun oğlum Muhammed nadir olan meseleler dışında asrının âlimlerine ihtiyaç duymaz.” Şemseddin Remlî, daha başlangıçta, babasının ilimde bulunduğu son mertebeye ulaştı. Kur'an-ı Kerim'i, "Behçe" ve daha başka kitapları ezberledi. Şeyhülislam Kadı Zekeriyya ve Burhaneddin Ebu Şerif'ten ilim öğrendi.
Necmeddin Gazzî, Şemseddin Remlî'nin hayatını anlatırken şöyle demektedir: “O, Şeyhülislam Ahmed bin Neccar Hanbelî, Şeyhülislam Yahya Demirî el-Malikî, Şeyhülislam Trablusî el-Hanefî, Sa'deddin Zehebî eş-Şafiî'den rivayette bulundu. Anlayışı ve kavrayışı çok kuvvetli idi. Allahü teala onda ezberleme, anlama ilim ve onunla amel etme faziletlerini toplamıştı. Güzel hasletlerle donanmıştı.”
Abdülvehhab Şa'ranî, "Tabakatü'l-vüsta" ismindeki kitabında onun hakkında şöyle demektedir: “Onu küçüklüğünde omuzlarımda taşıdım. Uzun zamandan beri tanırım. Onda dinî hayatına leke getirecek bir şeye rastlamadım. Küçüklüğünde çocuklarla beraber oynamazdı. Takva üzere yetişti. Azalarını günahlardan muhafaza etti. Ben onu omuzlarımda taşırken, Nasıriyye Medresesi'nde babasının derslerini dinlerdim. Daha o zaman, Şemseddin Remlî'de Allahü tealanın tevfikinin alametlerini görürdüm. Allahü teala, onun hakkındaki ümidimi gerçekleştirdi. O, sevenleri için sevinç ve huzur kaynağı idi. Fetva hususunda asrındaki âlimlerin müracaat yeri idi. Asrındaki âlimler onun dindarlığı, verası, güzel ahlâkı hususunda icma (söz birliği, ittifak) etmişlerdi. O, her hâlinde düşünülenlerden daha fazlasını yerine getirdi.”
Şemseddin Remlî, babasının vefatından sonra Ezher Camii'nde ders vermeye başladı. Tefsir, hadis, usul, füru, nahiv, me'ani, beyan ilimlerini okuttu. Ayrıca Haşşabiyye, Şerifiyye gibi medreselerde de ders verdi. Onun dersine devam edenlerin sayısı, babasının dersine devam edenlerin sayısından fazlaydı. Meşhur âlim Nasireddin Tablavî, Şemseddin Remlî'den yaşlı olduğu hâlde yine de onun derslerinde hazır bulunurdu. Nasireddin Tablavî'ye; “Niçin onun derslerine gidiyorsun?” diye sorduklarında; “Ben ondan bilmediklerimi öğreniyorum.” diye cevap verirdi. Bir kere Şihabeddin ibni Kasım'a; “Niçin sen de ayrı bir ders vermiyorsun?” diye sorduklarında; “Şemseddin Remlî varken, bana ayrı bir ders halkası kurmam yakışmaz.” dedi. Şemseddin Remlî'nin şöhreti her tarafa yayıldı. Ders verdiği ve ona bağlı birkaç medrese vardı. Şafiî mezhebi ile ilgili fetvalara da o bakardı.
Asrındaki Şafiî âlimlerinin çoğu, Şemseddin Remlî'den ilim öğrendi. Hâlledemedikleri meselelerde ona müracaat ederlerdi. Nureddin Zeyyadî, Salim Şebşirî, Şemseddin Muhammed Meydanî, Nu'man Hıbrasî onun en büyük talebelerindendir. Ebü't Tayyib Gazzî de ondan ilim öğrendi. Hacca gittiğinde Mekke'de de ders okuttu. Kahire Şafiî müftülüğüne tayin edildi.
Eserleri: Şemseddin Remlî'nin yazmış olduğu eserlerden bazıları şunlardır: 1- "Nihayetü'l-muhtac ila şerhi'l-Minhac li'n Nevevî": Nevevî'nin "Minhac" adlı eserine yazılan iki mühim şerhten biridir. Diğeri İbn-i Hacer'in "Tuhfe"'sidir. "Nihayetü'l-muhtac" üzerine birçok şerh yazılmıştır. Eser 1984'te Kahire'de basılmıştır. 2- "El-Fetava": Babasının fetvalarını toplamıştır. 2004'te Beyrut'ta basılmıştır. 3- "Gayetü'l-beyan fî şerhi Züledi İbn-i rislan": 1994'te Beyrut'ta basılmıştır. 4- "Şerhü'l-ukud fi'n-nahvi", 5- "Gayetü'l-meram fî şerhi şüruti'l-me'mur ve'l-imam": 1993'te Riyad'da basılmıştır. 6- "Şerhu'l-İzah": İmam-ı Nevevî'nin "El-İzah" adlı eserinin şerhidir. 7- "Umdetü'r-rabih fî ma'rifeti tarihi'l-vazıh", 8- "El-Fevaidü'l-mardiyye": Fıkha dairdir. 1988'de Cidde'de basılmıştır. 9- "Şerhu'l-Acurumiyye", 10- "Şerhu Menasiki'd Delciyye", 11- "Şerhu'l-Behce", 12- "Haşiye ale'l Ubad".
Bu eserlerin nüshaları Ezher Kütüphanesi'nde vardır.