Evliyanın meşhurlarından. Germiyan eyaletinin Kütahya sancağında doğdu. Hocası Merkez Efendi ile aynı köydendir. 984 (m. 1576) senesinde vefat etti. Türbesi, İstanbul'da Merkez Efendi'nin türbesinin yanındadır.
Zahirî ilimlerde ve tasavvuf ilminde yetişip kemale erdi. İcazet aldıktan sonra hocası ona kızını verip damad yaptı ve taşrada bir zaviyede irşat vazifesi verdi. O, Merkez Efendi'ye damad olunca talebelerden bazısı gıpta edip talebeler arasında ondan daha ileri kimseler varken acaba hocamız neden onları tercih etmedi, diye düşünmüşlerdi. Merkez Efendi onların bu düşüncelerini anlayıp bir gece yemekhanede yemekten sonra; “Acaba içinizden hanginiz bize Seyyid Muslihuddin'i çağırır?” dedi. Talebeler birbirine bakışıp; “Efendim kapılar kapanmıştır. Seyyid uzak yerdedir. Bu mümkün değildir.” dediklerinde; “Biz çağıralım. Görelim kendi gelir mi?” deyip; “Seyyid gel!” diye oturduğu yerden seslendi.
Bu hadiseyi anlatan talebe der ki: “Yatsı namazında Seyyid Muslihuddin Efendi'yi gelmiş gördük. Merkez Efendi onu yanına alıp kulağına bir şeyler söyledi. Namazı kılıp gitti. Bu hâle şaşan talebeler onun kaldığı yere gidip oradakilere; “Bu gece Seyyid Muslihuddin burada mıydı?” diye sordular. Onlar; “Evet yatsı namazını bizimle kıldı. Sabahtan beri mihrabda oturmaktadır.” dediler.” Bu hadiseden sonra Merkez Efendi bazı düşüncelere kapılan talebelerine; “Nasıl, seyyid bize damad olmaya layık mıymış, gördünüz mü?” dedi.