Osmanlı tefsir âlimi ve devlet adamı. Asıl ismi Selim Sırrı olup, Giritli Sırrı Paşa diye tanınır. Kendisi kitaplarında Sırrı Giridî ismini kullanır. Konya'dan Girit'e yerleşmiş bir aileye mensuptur. Babası Helvacızade Salih Tosun Efendi'dir. 1260 (m. 1844) senesinde Girit Kandiye'de doğdu. 1313 (12 Aralık 1895) tarihinde İstanbul'da vefat etti. Kabri Sultan II. Mahmud haziresindedir.
On iki yaşında babasını kaybetti. Çocukluğu dedesinin yanında geçti. Tahsilini de bu sırada yaptı. 1277 (m. 1860) senesinde 16 yaşında iken Kandiye Mahkeme-i Şer'iyyesi'nde katip olarak vazifeye başladı. Sonra İstanbul ve Teselya Yenişehri'nde katiplik yaptı. Yanya Valileri Tepedelenli İsmail Paşa, Hasan Tahsin Paşa ve İbrahim Edhem Paşaların divan katibi oldu. 1284 (m. 1867)'de Yanya Vilayeti mektupçu muavinliğine terfi etti. İbrahim Edhem Paşa, Yanya'dan İstanbul'a dönerken, iyi bir katibe ihtiyaç duyan İzmir valisi Hekim İsmail Paşa'ya tavsiye etti. Bunun üzerine 1285 (m. 1868)'de Aydın Vilayeti mektupçu muavinliğine getirildi. Ertesi sene de Prizren valiliğinin teşkilinden sonra burada mektupçu muavini olarak tayin olundu. Birkaç sene sonra İstanbul'a döndü ve ardından 1289 (m. 1872)'de Tuna Vilayeti mektupçuluğuna getirildi. 1293 (m. 1876) tarihinde ula sanisi rütbesiyle Bihke (Bihaç) mutasarrıfı, ardından Rumeli beylerbeyi payesiyle İzvornik (1294/1877) ve Vidin mutasarrıflığı yaptı.
Vidin dönüşü İstanbul'da bulunduğu sırada 93 harbinin ardından Rusya ile imzalanan Ayastefanos Antlaşması gereği Şumnu ve Varna'ya silah ve mühimmatının tahliyesi için Komiser olarak gitti. Ardından kısa müddetler için 1294 (m. 1877)'de Karasi (Balıkesir) mutasarrıflığı, arkasından Trabzon (1879), Kastamonu (1880), yeniden Trabzon (1880), Ankara (1881) Sivas (1885), Diyarbekir (1885) ve Adana (1888) valiliklerinde bulundu. 1307 (m. 1890) tarihinde vezir rütbesiyle Bağdat Valisi, ardından da Diyarbekir Valisi oldu. Bir ara arazi-i seniyye komisyonu reisliği yaptı. Birinci rütbeden Osmanî ve Mecidî nişanlarına sahipti.
Sırrı Paşa'nın Sırr-ı Furkan adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve Tabakat ve Adab-ı Müfessirin adlı eserinin kapak sayfası (solda). Osmanlı Devlet ve ilim adamı Sırrı Paşa Giridî.
Sırrı Paşa'nın, Cevri Efendi dışındaki hocalarının ismi malum değildir. Gençliğinde İstanbul'da bulunduğu esnada Arapça ve Farsça'yı iyice öğrenmiş; ayrıca hususî dersler almıştır. Medrese tahsilini de ikmal etmiştir. Evinde zaman zaman ilmî münazaralar tertipler; ilim ehlini toplardı. Musul valisi Hacı Reşid Paşa'nın da hazır bulunduğu bir mecliste Sırrı Paşa ile Diyarbakır Keldanî Başpiskoposu Abdi Yesu' Efendi arasındaki uzun münazaralar meşhurdur. İtikatta Ehl-i sünnet, amelde Hanefî olup, tasavvuf ehlindendir.
Giritli Sırrı Paşa, müfessir, mütekellim, edip ve şair olduğu kadar, zamanın fenleriyle de meşgul olmuştur. Bu bakımdan emsallerinden farklı bir mevkii vardır. Ömer Nasuhi Bilmen kendisi için: “Medrese tahsilini ikmal etmiş, kıymetli eserler vücuda getirmiş, âlim, edip, şair bir zâttır. Kur'anı Mübin'in bazı surelerine metin (kuvvetli) bir üslup ile Türkçe tefsir yazmıştır” der. İbnülemin Mahmud Kemal İnal da: “Nesri nazmına faikdir. Zaten şiirleri az, rik'a yazısı güzel ve kendine mahsus bir tarzdadır. Vilayetlerde maiyetinde bulunanlardan bazıları yazısını ve nesrini taklit etmişlerdir” der.
Sırrı Paşa, Diyarbekir Valisi iken 1313 (m. 1894)'te uzun zamandır muztarip olduğu kalb rahatsızlığını tedavi ettirmek için İstanbul'da gelmiş; ancak kurtulamayarak 52 yaşında vefat etmiştir. (12 Aralık 1313/1895). II. Abdülhamid Han'ın irade-i seniyyesi mucibince Sultan II. Mahmud türbesi haziresindeki ikinci adada defnedildi. Kabir taşındaki kitabe şöyledir: “Hüve'l-Hallaku'l-Baki. Sırrı Paşa'nın Şerh-i Akaid Tercümesi adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve Nakdü'l-kelam fi akaidi'l İslam adlı eserinin kapak sayfası (solda). Te'lifatı diniyyesiyle ulema-i millet-i İslamiyye ve hüsni idaresiyle, vüzera-i devleti Osmaniyye içinde, bir mevki mümtaz ihraz etmiş olan Giritli Sırrı Paşa, merhumun ruhu içün Fatiha. Tarih-i viladeti 1260. Tarih-i vefatı 1313.”
Sırrı Paşa, 1868 senesinde Aydın vilayet mektupçu muaviniyken, Hekimbaşı İsmail Paşa'nın kızı Leyla Saz Hanım'la evlenmiştir. Dört çocukları olmuştur. Bunlar, Paris'te mühendislik tahsili yapmış olan Yusuf Razi (Bel), meşhur mimarlardan Vedat Tek, Nezihe (Beler) ve Feride (Ayni) Hanımdır. Feride Hanım, feylesof Mehmed Ali Ayni ile evlenmiştir. Sırrı Paşa, Diyarbekir ve Bağdat valilikleri sırasında ikinci bir evlilik yapmış ve bu evlilikten de çocukları olmuştur.
Sırrı Paşa'nın titiz ve sinirli bir mizaca sahip olmasına ve sıkıntılı bir dönemde vazife yapmasına rağmen vazifelerinin hiçbirinden azledilmeyişi onun başarılı bir devlet adamı olduğunu göstermektedir. Vazife yaptığı yerlerde birçok yararlı hizmetler gerçekleştirmiştir. Bağdat valiliği sırasında günümüzde hâlâ kullanılan ve kendi adıyla anılan Sırrıye Barajı ile Hindiye Seddi'ni onun inşa ettirdiği, Hille Kanalı'nın açılmasında önemli katkılarının bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca vazifeli bulunduğu yerlerde âlimlere saygı gösterdiği, ihtiyaç sahiplerini koruyup sıkıntılarını giderdiği kaydedilmektedir. Arapça ve Farsça'ya vâkıf olan, nesirde bir edebî üslûba sahip olduğu bilinen Sırrı Paşa yazılarında tasavvufî konulara ağırlık vermiş, “Sırrî” mahlasıyla yazdığı şiirleri dolayısıyla dönemindeki edipler tarafından başarılı bir şair, rik'a hattında kullandığı üslûp sebebiyle iyi bir hattat olarak nitelendirilmiştir.
Şiirlerinden baz beyitler:
“Giren bu kalibe yine sanma musab olub gidiyor, Gelen bu dehr-i deniye musab olub gidiyor. Yıkar esasın seyl-i havadis-i eyyam, Binay-ı muhkem-i alem harab olup gidiyor. Televvünat şüun-ı cihana aldrma, Semer, şecer, beşer ahir türab olub gidiyor”.
“Ey, Mefharü ins-ü ve can Muhammed!, Sultan-u cihan-ı can Muhammed!, Fahreyler ise seninle çok mu?, Eflake bu Hak'dan Muhammed!”.
Eserleri:
1- Sırr-ı Kur'an: Fahreddin er-Razi'nin Mefatihu'l-Gayb isimli meşhur tefsirinin mukaddime ile Fatiha suresi kısmının tercümesidir. Tek cilt halinde üç cüz olarak basılmıştır (1313).
2- Ahsenü'l-kasas: Yusuf suresinin geniş tefsiridir. Matbudur (1309).
3- Sırr-ı Meryem,
4- Sırr-ı Furkan: Furkan suresinin tefsiridir. Matbudur (1307).
5- Sırr-ı İnsan: İnsan suresinin tefsiridir. Matbudur (Amid 1309).
6- Sırr-ı Tenzil: Ahsenü'l-kasas, Sırr-ı Furkan ve Sırr-ı İnsan adlı tefsirlerinin muhtasarıdır. Matbudur (1313).
7- Tabakat ve Adab-ı Müfessirin: Matbudur (1312).
8- Şerh-i Akaid Tercümesi: Matbudur (Rusçuk 1292). Sırrı Paşa'nın Rü'yetullah'a Dair Risale'sinin kapak sayfası (sağda) ve Ruh adlı eserinin kapak sayfası (solda). Sırrı Paşa'nın Miyarü'l-Makal adlı eserinin kapak sayfası (sağda) ve Mektubat-ı Sırrı Paşa adlı eserin kapak sayfası (solda).
9- Rü'yetullah'a Dair Risale (Rusçuk 1293).
10- Nakdü'l-kelam fi akaidi'l-İslam.
11- Er-Ruh: İsra suresinin ruha dair ilgili 85. ayetinin tefsiridir. (İstanbul 1303).
12- Araü'l-milel: Bid'at fırkalarına dairdir. (İstanbul 1303).
13- Mi'yarü'l- Makal: Medreselerde ders kitap olarak okutulmak üzere Arapça metnin yannda Türkçe tercümesi de verilen bir mantk kitabıdır. (İstanbul 1303)
14- Nurü'l-Hüda li-men istehda: Hıristiyan misyonerliğine reddiyedir.
15- Galatat: İbn-i Kemal'e ait Galatatü'l-Avam esas alınmış; yanlış kullanlan Arapça 103 kelimeye dairdir.
16- Mektubat-ı Sırrı Paşa: (1. Cilt Trabzon 1301, 2 ve 3. Cilt İstanbul 1315).
17- Numune-i Adalet.
18- Divançe-i Sırri,
19- Giritli Şairler,
20- Lek Dukakin,
21- Sırr-ı İstiva.
Hediyyetü'l-arifin esmaü'l-müellifin ve asarü'l-musannifin Büyük Tefsir Tarihi = Tabakatü'l-Müfessirin, İstanbul 1973