Hanefî mezhebi fıkıh âlimi ve Merakı'l-felah adlı kitabın müellifi. İsmi Hasan bin Ammar bin Ali el-Mısrî eş-Şürnblalî'dir. “Şernblalî” de denir. Künyesi Ebü'l-İhlas idi. 994 (m. 1586) senesinde Mısır'da dünyaya geldi. 1069 (m. 1658) senesinde Ramazan-ı şerif ayının on birinde Cuma günü ikindi namazından sonra Mısır'da vefat etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Çocukluğunda Şeyh Muhammed Hamevî'den ve Şeyh Abdurrahman-ı Mesirî'den ders okudu. Fıkıh ilmini, meşhur Hanefî fakihi Abdullah-ı Nakrirî'den ve Allame Muhammed Muhibbî'den öğrendi. Onun fıkıhtaki senedi, bu iki âlim ve feyiz menbaı Şeyhülimam Ali bin Ganîm el-Makdisî'dir. Asrının en meşhur fakihlerinden ve fazıllarından oldu. İsmi ve şöhreti her yerde duyuldu. Müteehhirînin (sonra gelen âlimlerin) en üstünü oldu. Fıkıhta üstün bir melekeye sahipti. Asrında fıkhî meselelerin delili olan nassları (ayet-i kerime ve hadis-i şerifleri) ve onların kaidelerini en iyi bilen o idi. Kalemi kuvvetli olup en güzel eser yazanlardan oldu. Herkes, ona gelip fetva sorardı. Kahire'de Camiu'l-Ezher Medresesi'nde müderrislik yaptı. Devlet erkânının yanında hep hürmet ve saygı görürdü. Uzun zaman tedrisat ile meşgul olup büyük bir şöhret kazandı. İnsanlardan çok kimseler gelip derslerinde bulunurdu. İlminden istifade edenlerin sayısı çoktur. Allame Ahmed Acemî, hocası Seyyid Ahmed Hamevî, Şeyh Şahin Ermenavî Mısırlı talebelerindendir. Şam'dan gelen Allame İsmail Nablusî de onun ilminden istifade etti.
Hulasatü'l-eser isimli eserin müellifi Muhibbî'nin babası, Şürnblalî'yi şöyle anlatır: “Şeyhü'lumde Hasan eş-Şürnblalî, Camiu'l-Ezher'in ışığı ve parlak sabah yıldızı idi. İlimde parlak kandil sahibi bir kimse onu görseydi, elbette onun ışığından almaya çalışırdı. İlim sahibi olup ortaya çıkan, onun yanında kendisini elbette gizlerdi. İyilik ve güzellik sahibi elbette onu en güzel şekilde methederdi. O, güzel bir ahlâka sahip olup fesahat ve belagatta üstün bir yeri vardı. Elden ele dolaşan eserleri buna şahittir. Zamanının fakihleri, onun üstünlüğünü itiraf ve tasdik etmişlerdir. Fıkıh ve diğer ilimlere dair çok kitap yazdı.”
Eserleri:
1- Nurü'l-İzah ile bunun şerhi olan Merakı'l-felah adındaki eseri: İbadetlere ait olup pek makbuldür. Tahtavî Şerhi ile birlikte birçok defa basılmıştır.
2- Gunyetü zevi'l-ahkâm fî Bugyeti düreri'l-hukkam: Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adındaki Hanefî fıkhına ait eserine yaptığı güzel bir haşiyedir.
3- İbn-i Vehban'ın Manzume'sinin şerhi.
4- Merakü's-se'ade: Kelam ilminde çok kıymetli bir eseridir.
5- Ikdü'l-ferid fî cevazi't-taklid: Bu eserinde telfikin bâtıl olduğunu, dört mezhepten birine uymak lazım geldiğini anlatmaktadır. Yazması Süleymaniye Kütüphanesi'nde vardır. Bunlardan başka risaleleri de vardır.