Anadolu âlim ve velilerinden. İsmi İshak bin Hasan'dır. On birinci asırda yaşamıştır. Ailesi Azerbaycan'ın Zencan şehrinden Tokat'a göçmüştür. Bu sebeple Tokatlı yanında, Zencanî de denilmiştir. İyi bir medrese tahsili görmüştür. Arapça ve Farsçaya vâkıftı. Zamanının büyük âlimlerinden olan Muhammed Vanî'den ilim öğrenmiştir. Mısır'da da bulunup oranın âlimlerinden istifade etmiştir. 1088 (m. 1677)'de hacca gidip oranın uleması ile görüşmüştür. Ehl-i sünnet itikadında bir âlim olup eserlerinde Ehl-i sünnet itikadını anlatmıştır. Manzume-i Akaid adlı eseri bu mevzudadır. Osmanlı sultanlarından Dördüncü Mehmed Han ve İkinci Süleyman Han devrini görmüştür. 1100 (m. 1688)'de Tokat'ta vefat etmiştir. Mezarı Tokat'ta Has Dağı'nın batısında yer alan Boyun Mezarlığı'ndadır.
Halk arasında kendisine “Boyun Baba” da denilen İshak Zencanî'nin kabri, halen Tokat'taki önemli ziyaret yerlerinden birisidir. Kaynaklarda Fazlullah isminde bir oğlunun ve Sivas'ta bir kardeşinin bulunduğu bildirilmektedir. Oğlu kendisinden bir iki sene önce taundan vefat etmiş ve duruma çok üzülmüştür. Şiirlerinde Rızaî mahlasını kullanmıştır. Şiirlerinde Celalî isyanları, devrinin sosyal alışkanlıkları ve devlet memurlarının yanlış uygulamalarını dile getirip bunları eleştirmiştir. Bu bakımdan eserlerinin önemi çoktur.
Eserleri: Yazdığı kitaplarda Ehl-i sünnet itikadını, fıkıh ilmini ve devrinin sosyal hadiselerini işlemiştir. Ayrıca şair olup çeşitli konularda şiirler yazmıştır. Bazı eserleri şunlardır:
1- Metalibü'l-Musalli: Lütfullah Geydanî'nin Kitab-ı Geydanî adlı Arapça fıkıh kitabına yazdığı bir şerhdir. Bir nüshası Kayseri Raşit Efendi Kütüphanesi'nde 351 numaradadır.
2- Şerh-i Cilaü'l-Kulub: İmam-ı Birgivî'nin Mev'iza adlı eserine yazdığı bir şerhdir. Bir nüshası Kayseri Raşit Efendi Kütüphanesi'nde 1162 numaradadır.
3- Siracü'l-kulub,
4- Serhü Mukaddimeti's-Salat: Namazla ilgili olup bir nüshası Amasya Bayezit İl Halk kütüphanesi No: 260/1'de kayıtlıdır.
5- Şerh-i Metalibi'l-Musallî: Yukarıdaki eserin şerhidir. Bir nüshası Manisa İl Halk Kütüphanesi No: 2960/12'de kayıtlıdır.
6- Kasidetü Yekulü'l-Abd: Tevhid ile alâkalı manzum bir eserdir. Bir nüshası Milli Kütüphane'de No: Yz A 1113/1'de kayıtlıdır.
7- Zehairü'l-Ahire şerhu Zuhru'l-müteehhilin: Kadınların hayız ve nifas hallerine dair Birgivî'nin risalesinin şerhidir. Bir nüshası Manisa İl Halk Kütüphanesi No: 8112'de kayıtlıdır.
8- Şerhü'l-muammayat fî Esmai'n-Nebî: Abdülmümin'in Farsça manzum Muammayat fî Esmai'n-Nebî adlı eserinin Arapça şerhidir. Eserin bir nüshası Manisa İl Halk Kütüphanesi No: 2992/3'te kayıtlıdır.
9- Manzume-i Geydani: Lütfullah Geydanî'nin Arapça yazdığı fıkıh kitabının manzum olarak Türkçeye tercümesidir. 1082 (m. 1671)'de tamamlamıştır. 224 beyittir. Bir nüshası Milli Kütüphane'de No: Yz. A 3094'te kayıtlıdır.
10- Nazmü'l-Leali: Manzume-i Akaid de denir. Ehl-i Sünnet itikadını anlatan manzum bir mesnevîdir. 1098 (m. 1687)'de Sivas'ta tamamlamıştır. 327 Beyittir. Bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Hüsnü Paşa Bölümü No: 409'da kayıtlıdır. Kütüphanelerde elliden fazla nüshası vardır.
11- Nizamü'l-Ulum: Çeşitli ilimlerden bahseden bir eseridir. Oğlu Fazlullah'a nasihat için yazılmış bir mesnevîdir. 422 beyittir. Bir nüshası Milli Kütüphane'de No: Yz. A 5500'de kayıtlıdır.
Bir şiirinden: “Melekler tesbihin eyler semada,
İderler Zikrini kuşlar havada.
Senin şükrün iderler yirde insan,
Okurlar hamdini mektebde sıbyan.
Azab-ı kabr var kafir laine,
Dahi bazı usat-ı müminine.
Mezarı ravda eyler Rabb-i izzet,
Budur ten'im-i ehl-i hayr u taat.
Kimün inkarı var Münker Nekire,
Görür girdükde ol kabr-i hafire.
Nusus-ı katıa var ruz-ı haşre,
Kuburında çıkar mevtası taşra.
Girer ervah-ı ebdanı atika,
Budur ba's-ı kıyamet fi'l-hakika.
Beden haşrini münkir felsefidür,
Milel erbabına gayrı hafidür.”
KERAMET
Keramat-ı velî hakdur ne şübhe,
Bunu inkar idendür kavm-i belhe.
Velî oldur ola Allah'a arif, Ola Hakk'a sivadan kalbi sarif.
Measiden tecennüb ide gayet,
Bula şehvata dalmakdan nihayet.
Keramet tarifidür kalb-i sade,
Bila da'vi'n-nübüvvet hark-ı ade.
Nübüvvetden mukaddem her alamet,
Değüldür mucize dirler keramet.
Tevatürle sahabiden rivayet,
Kitab u sünnet itmişdür hikayet.
Taam u eşrübe her vakt-i hacet,
Zuhurı Meryeme oldı keramet.
Getürdi tarfetü'l-ayn içre Asaf,
Huzura arş-ı Belkis'i murassaf.
Seg-i Eshab-ı Kehf itmek tekellüm,
Keramet olduğında yok tevehhüm.
Ömer ya Sariye diyü buyurdı,
Medine'den Nihavend'e duyurdı.
Kitab-ı hükm idüp ceryan-ı Nile,
Ki her yıl bakire aImaya sile.
Ebü'd-Derda vü Selman'dan rivayet,
Olındı Kıssa-yı kas'a hikayet.
Su üzre meşy kılmak hark-ı ade,
Ali'den nakl olınmışdur ifade.
Havada ehl-i takva itse tayran,
Keramet olmasında olma hayran.
Bular emsali çokdur evliyadan,
Zuhurı hark-ı ade etkiyadan.