YAĞILLARLI HACI AHMED EFENDİ

Hacı Ahmed Efendi Simavlı Nakşî velîlerden.
A- A+

Simavlı Nakşî velîlerden. Babası da tasavvuf erbabından Hacı Hüseyin Efendi'dir. Yağıllar köyünde 1252 (m. 1836) yılında doğdu. İlk tahsilini babasından aldı. Sonra Konya Seydişehr'e giderek Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi'den tasavvuf yolunu ve Halidî hilafeti aldı. İki sene sonra memleketine dönerek babasının medreselerinde dersiam oldu. Hacı Abdullah Efendi ona demişti ki; “Siz buraya ilmi zahirî ve ilm-i batını hazır geldiniz. Bizim yaptığımız şey sadece ufak tefek pürüzleri gidermek oldu. Şimdi memleketinize medresenize dönebilirsiniz.”

Memleketinde çok talebe yetiştirmiştir. Yağılar köyü bir nevi ilim merkezi olmuştur. Babasının Hicaz'da vefat etmesi ile bütün medrese tamamen kendisine kalmıştır. Uzun seneler bu medresenin etkileri devam etmiştir. Hacı Ahmed Efendi 1326 (m. 1910) yılında vefat etti ve köyüne defnedildi. Vasiyetinde “Beni Sındırgılı Koca Müfti Sadık Efendi yıkasın” demiş. Talebelerinden birini müfti efendiyi çağırması için göndermiş. Mürid yola çıkmış. Düvertepe yakınlarında Müfti Efendinin atının üstünde geldiğini görmüş. Müftiye yaklaşıp, efendim cenaze işleri var. Hocamız son anlarını yaşıyor. Cenazesini sizin yıkamanızı vasiyet etti, der. Müfti Efendi de, “Evladım kendisi bana haber verdi ben de geliyordum.” diye cevap verdi. Müfti efendi vasiyeti yerine getirdi. Kabri aynı köydedir.

Küçük risaleler hâlinde eserleri vardır. Orta boylu, buğday tenli olup heybetli görünürdü. Kerametleri halk arasında anlatılmaktadır. Bazıları şöyledir: Hacı Ahmed Efendi bir gün Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde Ayanzade merhumun dergahında toplanan ilmiye sınıfı ile sohbet etmektedir. Gece geç vakit hemen memleketine dönmek istediğini söyler. Bunun nedenini ısrarla sormaları üzerine, köydeki hasta kızının vefat ettiğini ve cenazesine yetişmek istediğini belirtir. 200 km.lik yolu kısa zamanda katederek cenazeye yetişir.

Hacı Ahmed Efendi'nin Kütahya Yağıllar köyündeki kabri Yağıllar Medreseleri'nin Kurucusu Müderris Hacı Hüseyin Efendi'nin 1856 yılında kendisine verdiği ilm-i vucuh icazetnâmesi.

Savcılar köyünden bir kişi, yeni doğmuş buzağısını evinde bırakarak Hacı Ahmed Efendi'ye gelir. Ancak yolda vesveseye kapılarak, yeni doğan buzağım ya ocağa düşerse mahvolurum diye diye şeyhin huzuruna varır. Hacı Ahmed Efendi, “Git, geri dön. Buzağın ateşe düşer yanar.” buyurur.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası