Kıraat, hadis, fıkıh ve tefsir âlimi. Yüz bin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezberden bilirdi. Ebu Muayt ailesinin azatlı kölelerindendir. İsmi, Yahya bin Âdem bin Süleyman olup, künyesi, Ebu Zekeriyya, nisbeti Kufî'dir. Kendisine kıraat âlimi olduğu için Mukrî, hadis âlimi olduğu için muhaddis, fıkıh âlimi olduğu için fakih, Müslümanların meselelerini kolayca hallettiği için el-Ahvel ve yüz bin hadis-i şerifi ezbere bildiği için de Hafız lakabları verildi. 203 (m. 808) yılında Vasıt şehri yakınlarında Fem-i Sılh'ta vefat etti. Namazını Hasan bin Sehl kıldırdı.
Kıraat ilmini İmam-ı Asım'ın ravilerinden Ebu Bekr bin Şube bin Ayyaş'tan alan Yahya bin Âdem el-Mukri, Yezid bin Abdülaziz, Kutbe bin Abdülaziz, İbrahim bin Sa'd, Hasan bin Salih, İsrail bin Yunus, Süfyan-ı Sevrî, Yunus bin Ebu İshak, Cerir bin Hazim, Hasan bin Hay, Yahya bin Zekeriyya, Züheyr bin Muaviye, Ebü'l-Ahvas, Ammar bin Ruzayk, Fudayl bin Merzuk, Vekî' bin Cerrah, Varaka', Vüheyb ve diğer âlimlerden ilim tahsil edip hadis-i şerif rivayet etti.
Kıraat ilminde, meşhur on kıraat imamından biri olan Halef'i, yetiştiren Yahya bin Âdem, Müslümanların işlerini kolaylaştırmak için fıkıh ilminde pek kıymetli eserler vermiştir. Kendisinden sonra gelen âlimler onu, Vekî bin Cerrah'ın halefi olarak görmüşler, asrında en sağlam bilgileri toplayan üç âlimden biri olarak bahsetmişlerdir. Hadis ilminde sika (güvenilir) olduğunda ittifak edilen İbn-i Âdem el-Hafız'ın rivayet ettiği hadis-i şeriflerden Kütüb-i Sitte adı verilen altı hadis-i şerif kitabının her birine alınmıştır.
Sadaka-i cariye olarak faydalı kitaplar yazan bu büyük âlim, dinimizin pek kıymetli bilgilerini mümtaz talebelerine öğretmiş, onların Müslümanlara, faydalı hale gelmesi için gayret sarf etmiştir. Bu âlimden, başta Ahmed bin Hanbel hazretleri olmak üzere, İshak-ı Hanzalî, İshak bin Nasr, Ahmed bin Ebu Reca' el-Hirevî, Ebu Kureyb, Abdullah-ı Mesnedî, İbn-i Ebu Şeybe, Abde bin Abdullah, Harun-ı Hammal, Hasan bin Ali bin Affan ve daha birçok âlim ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayet etmekle şereflenmiştir.
Muhammed bin Ahmed bin Berae, Ali bin Medinî'nin; “Sahih rivayetlerin şu altı kişi üzerinde toplandığını gördüm: Medine'den İbn-i Şihab, Mekke'den Amr bin Dinar, Basra'dan Katade ve Yahya bin Ebu Kesir, Kufe'den Ebu İshak ve A'meş. Bunların ilmi de, kitap tasnif eden şu on iki âlime geçti: Medine'den Malik ve İbn-i İshak, Mekke'den İbn-i Cüreyc ve İbn-i Uyeyne, Basra'dan Sa'id bin Ebu Arube, Hammad bin Seleme, Ebu Avane, Şu'be ve altısından da ilim öğrenen Ma'mer, Kufe'den Süfyan-ı Sevrî, Şam'dan Evzaî, Vasıt'tan Hüşeym'dir.” dediğini rivayet ederek, sonuncular arasında Hammad bin Zeyd'i unuttuğunu söyler. Ali bin Medinî'nin devam ederek; “Sonra bu on iki kişinin ilmi, Yahya el-Kattan, Yahya bin Zekeriyya bin Ebu Zaide ve Vekî'ye geçti. Daha sonra da bu üç âlimin ilmi, İbn-i Mübarek, Abdurrahman bin Mehdi ve Yahya bin Âdem'de karar kıldı.” buyurduğunu rivayet etmektedir.
Eserleri: Yahya bin Âdem el-Fakih'in fıkha dair kıymetli eserlerinden Kitabü'l-harac'ı Ahmed Muhammed Şakir tarafından 1347 (m. 1928) yılında Kahire'de neşredildi. Kitab, mali hukuk ve arazi meselelerinde mühim kaynaktır. İmam-ı Ebu Yusuf'un Kitabü'l-Harac'ın bir nevi tahrici sayılır. Kitabü'z-zevâl, Kitabü'l-ferâiz adlı fıkha dair iki kitabı ve Ahkâmü'l-Kur'an adlı tefsire dair kitabı eserlerinden bazılarıdır.