MAHMUT ÖZAY

Koronavirüs sonrası 'Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' sözünden eğitim de nasibini aldı. Virüs tedbirleri çerçevesinde erken kapanan okulların ve eğitim hayatımızın imdadına teknoloji yetişti. Aslında temelde okullar kapanmadı ve eğitim bütün hızı ile devam ediyor. Sadece “taşınmadan taşımalı” eğitime geçtik. Başka bir yaklaşımla uzaktan ve online eğitim kavramını hayatımıza dâhil ettik. Peki, çocuklarımıza günlük tablet, telefon, televizyon saatlerini kısıtlarken ne oldu da kendimizi bir anda teknolojinin ortasında bulduk? Bu aletler ile dersler takip eder, öğretmenlerle veli toplantıları yapar, çocuklar arkadaşları ve öğretmenleriyle online ortamlarda iletişime geçer olduk. Technopc Kurucu Ortağı Murat Yücel “Yeni teknolojiler ve internet, öğrencilerin eğitim süreçlerinde daha kolay ve daha hızlı yol almalarına imkân sağlıyor" görüşünde...
Yapılan bazı çalışmalarda birçok eğitimcinin; dijital içeriklerin ve teknolojik gelişmelerin 2030’lu yıllara kadar bilinen ders kitaplarının ve okul süreçlerinin yerini alacağına inandığını ortaya koyuyor. Eğitimde yapay zekâ pazarının önceki verilere göre 2025 yılına kadar 6 milyar dolara ulaşması bekleniyordu ama son gelişmelerle ve teknolojik atılımlarla çok daha farklı noktalara ulaşabilir.

SİSTEMLER GÜNCELLENİYOR
Araştırmalar, video ile öğrenmenin başarıyı yüzde 82, öğrenci memnuniyetini ise yüzde 91 artırdığını gösteriyor. Bu sebeple eğitimciler, videoyu giderek daha fazla alanda kullanmaya başlayacak gibi görünüyor. Okula gitmek çok önemli olsa da eğitim araçları olarak teknolojinin faydaları inkâr edilemez. Teknoloji, hayatımızın neredeyse her yönünü değiştirdi ve şimdi de dünyadaki bilinen eğitim sistemlerinde güncellemeler yapılmasına ön ayak oluyor. Eğitim teknolojileri ilerleyen yıllarda; öğrenmeyi iyileştirme ve herkesin uygun, kaliteli bir eğitim alabilmesini sağlamak için yüksek önceliğe sahip olmaya devam edecek.