ÖMER TEMÜR

Türkiye kurumsal giyim pazarının lideri Tekstar Avrupa ülkelerinin tercihi hâline geldi. Sürdürülebilir ekolojik ürünleriyle dikkat çeken firma Avusturya’da postaneyi, Almanya’da polisi, İsviçre’de belediyeleri giydiriyor. Tekstar Yönetim Kurulu Başkanı Tekstil Mühendisi Aykut Tarakçıoğlu, İSO 500 listesindeki sanayi kuruluşlarının ilk 150’sini giydirdiklerini belirterek “İstanbul ve Sinop Durağan’da hazır giyim kalitesinde üretim yapıyoruz. Tasarımdan AR-GE’ye, üretimden lojistiğe kadar bütün aşamaları kendimiz gerçekleştiriyoruz. Firmaların kıyafette çözüm ortağıyız. Bir yılda toplam 450 bin çalışanı giydiriyoruz. Bir çalışan için ortalama 6-7 parça üretim yapıyoruz. Bu da yılık 4-5 milyon adetlik bir üretim anlamına geliyor” dedi.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA
Üretimin yaklaşık yüzde 10’unu yurt dışına ihraç ettiklerini dile getiren Tarakçıoğlu “Yurt dışında Avusturya postanesinde, Almanya’da polis teşkilatındayız. Kumaşı, AR-GE’si her şeyi bize ait. Almanya’ya 6 bin adet gönderdik. İsviçre’de bir belediyeye giydiriyoruz. Fransa’da Louvre Müzesini giydirmek için anlaşma yaptık. 600’ün üzerinden personele özel üretim yapacağız. Orada Fransız bir şirket birlikte çalışıyoruz. Nefes alan, terlemez, yıkamaya dayanıklı ürünler. Saha testleri yapıldı. Ürünü beğenince işi bize verdiler. Bütün ürünlerimizde ‘Made in Turkey’ etiketi bulunuyor” ifadesini kullandı.

HEDEF GERİ DÖNÜŞÜMDE YÜZDE 30
Tekstar firması sürdürülebilir alanda da önemli çalışmalara imza atmış. Petrolün ardından dünyayı en çok kirleten ikinci ürün tekstil olduğunu ifade eden Tarakçıoğlu şunları kaydetti: Giysilerde yüzde 20 tarladan gelirken yüzde 80’i kimyasal ürünlerden oluşuyor. Sürdürülebilir dünya için ekolojik ürünler çok önemli. Biz de BM’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalar yapıyoruz. Ürünün yüzde 20’si geri dönüştürülebilir malzemeden olursa birçok ülke onu geri dönüşüm kabul ediyor. Üst standart ise yüzde 30. Bizim hedefimiz de yüzde 30’a ulaşmak. Şu an imalatımızın yüzde 5’inde geri dönüşmüş malzeme kullanıyoruz. Pet şişeden iplik yapıyoruz. WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) verilerine göre plastikler, Akdeniz sahillerinde bulunan deniz atıklarının yüzde 95’ini temsil ediyor. Avrupa’da her yıl denize 150 ila 500 bin ton plastik dökülüyor. Geri dönüştürülmüş polyesterin benimsenmesini teşvik etmek çevreye salınan atık miktarını azaltmış oluyor. Doğada çözünebilir ürünlerden paketler yapıyoruz.  Elektriğimizi rüzgâr enerjisinden alıyoruz. Boyar maddede ekolojik sertifika şartı arıyoruz. Ürünlerimizde “Better Cotton” sertifikalı kumaşlar kullanıyoruz.
Ayrıca ikinci el iş kıyafetlerini dönüştürmek için proje hazırladıklarını dile getiren eden Tarakçıoğlu, ürünleri bakım ve kurum temizlemeden geçirdikten sonra ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını söyledi.

CEZAEVİNDE ÜRETİM YAPACAK
Sinop’ta üretimin kadınlar tarafından gerçekleştiğine değinen Aykut Tarakçıoğlu “Durağan’da çalışanların yüzde 94’ü kadın. İstanbul’da ise yaklaşık yarısını kadınlar oluşturuyor” dedi. Yeni yatırımlarla kapasiteyi artıracaklarını belirten Tarakçıoğlu “Pandemide herkes üretimi durdururken biz yatırım yaptık. Durağan’daki tesisimizi devreye aldık. İlk senemiz doluyor.  Yatırımlarımızı kademe kademe artıracağız.  Eski cezaevi var. Orada üretim planlıyoruz” diye konuştu.