İhracatta Avrupa Birliği (AB) bölgesinde ciddi bir büyüme ve talep artışının yaşandığını belirten Emanet “Türk Bisiklet Endüstrisi 2020’yi tüm segmentlerde 90 milyon doların üzerinde bir ihracat ile kapatmıştır. İhracatımızda 41 milyon dolar değerindeki elektrikli bisiklet payı gelişmiş teknoloji ile desteklenen çevreci ulaşım araçlarının AB’de değer kazanmaya devam ettiğine işaret ediyor” dedi.

Türkiye’nin gelecek 10 yıl içerisinde elektrikli bisiklet pazarından kazanacağı ciddi fayda bulunduğuna vurgu yapan Emanet “Pazar büyüklüğü 2030’lu yıllarda 20 milyon adedi geçecek” diye konuştu. Sektörün ara malların tedariki bakımından ithalata dayalı bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Emanet, şunlara dikkati çekti: Yerli bisiklet sanayicimiz ve Avrupalı çözüm ortakları belli ara ürünlerde Uzak Doğu ile çalışmak zorundadır ancak pandemi sürecinde bu bağımlılığın sektörü olumsuz etkilediği net olarak görülmüştür. Ara ürün üretiminin ülkemizde desteklenmesi bu bağımlılığı doğal olarak azaltacaktır. Avrupalı ortaklarımız uzun süreli teslim ve çok pahalı navlun fiyatları karşısında tedarik zincirlerine yeni çözümler aramaktadırlar. Ülkemiz, lojistik imkânları ile bu talebe penetre edebilecek konumda olup, oluşan ara mamul talebinden çok daha fazla pay alabilir. Sürecin iyi yönetilmesi ile yan sanayide yeni istihdam imkânlarının oluşturulması mümkündür. Bu durum elbette yerli sanayimize de olumlu yansıyacaktır.

Yerli motor geliştirmek istiyoruz
Esat Emanet “Yerli pilimizin yanına yerli elektrikli motorumuzu yerleştirmek istiyoruz. Yazılım gibi teknik konularda ülkemizin yetişmiş beyin gücü düşünüldüğünde bizler istenirse bu işin yüzde 70’ini yerli ve millî kabiliyetlerimiz ile gerçekleştirebiliriz” dedi.