Ali Demirbaş

Geçtiğimiz yıl Almanya’da PKK tarafından Türklere 43 saldırı gerçekleştirdiğini belirten TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Mustafa Yeneroğlu “Gerekli mercilere bildiride bulunmamıza rağmen provokasyon ve saldırılar devam etti” dedi. Türkiye-Almanya ilişkilerini konuştuğumuz Mustafa Yeneroğlu, Batı Avrupa ülkelerinde Fransa hariç sosyalist partilerin tamamının PKK ile açık ittifak içinde olduklarını kaydetti.

PKK’nın Türklere yaptığı saldırılara Almanya’nın tepkisi ne oluyor?

90’lı yıllarda Alman siyaseti PKK konusunda çok daha duyarlıydı. PKK otobanları işgal etme, polislere fiili saldırma gibi eylemlerde bulunuyordu. Bu da Alman devletini PKK ile mücadeleye sevk etti. Anlaşılan Alman güvenlik güçleri, belli bir dönemden sonra Alman kamu düzenine doğrudan provokasyonları artırmaması ve şiddete fazla meyletmemesi durumunda PKK’ya çok da müdahale etmeyeceği sonucuna gelmiş olmalı. Nitekim sonraki yıllarda örgüt Almanya’nın her yerinde istediği gibi propaganda yapma, militan ve haraç toplama eylemlerini artırmaya başladı. Netice itibarıyla Almanya, kendi güvenliği için bir tehdit olarak görmediği için terör örgütünün serpilmesini görmezden geliyor. 

Bu, “Bana zararı olmayan terör örgütü beni ilgilendirmez” yaklaşımı birçok açıdan tehlikeli. Şiddet eylemlerinde bulunan bir örgüt, nerede olursa olsun kendisinden her an her şeyin beklenebileceği ciddi bir tehdittir. Diğer tarafta terörün bu şekilde görecelileştirilmesi, Almanya’nın kendi iddialarıyla çelişen bir durumdur. Bunun ötesinde Türk-Alman ilişkileri onarılamaz bir şekilde tahrip olmaktadır. Ayrıca Türkiye’deki terör kurbanlarını aşağılamakta olduğu gibi Türkiye kamuoyunda Almanya’ya olan sempati bozulmakta ve Almanya’da yaşayan Türk toplumunda da olumsuz duyguları beslemektedir.  

PKK Almanya’da Türkiye ile savaşması için militan topluyor mu?

Evet, PKK Almanya’da Türkiye’deki terör eylemleri için militan topluyor. Alman devleti bunu bilmesine ve hatta istihbarat raporlarında geçmesine rağmen fiilen oralı olmuyor.

Almanya’da PKK’nın 14 bin üyesi var, peki 23 yıllık zaman diliminde kaç kişi yargılandı?

Açılan 4.500 soruşturmaya rağmen yargılanıp hüküm giyen kişi sayısı 10’u geçmez. Maalesef rakamlar çok komik…

Almanya PKK’ya terör örgütü olarak tanımlıyor ancak yürüyüş ve mitinglerine izin veriyor…

22 Kasım 1993’te çıkan kararda PKK etkinliklerinin ve elebaşı Apo’nun posterlerinin yasak olduğuna dair açık hüküm var. Ancak bu karar uygulanmıyor. Sebebi ise öncelikle Alman siyasetinin “Eğer biz PKK’nın üstüne gidersek provoke etmiş oluruz ve eylemleri ile karşı karşıya kalırız.” şeklinde faydacı bir tutuma sahip olması. Ayrıca yapılan başarılı kara propaganda neticesinde Alman toplumunun ciddi bir bölümü PKK’yı sözde ‘mazlum Kürtlerin hakkını savunan bir örgüt’ olarak görüyor. Basın mensuplarının bir bölümünde de bu tutum yaygın. Ne yazık ki, Avrupa’daki Yeşiller partisi PKK’nın siyasi uzantıları üzerinden gerçekleştirdikleri iletişimi meşru görüyorlar. HDP de kendisini barış güvercini olarak sunuyor.

PKK’nın Almanya’da propagandasını bu kadar rahat yapabilmesindeki sebepler nelerdir?

PKK ve PKK yanlısı görüşler Avrupa medyasında ciddi bir etkiye sahip. Bunun temel sebebi Türkiye’nin Avrupa kamuoyunda medya ve siyasi çalışmalarıyla yeterince etkin olamamasıdır. Bu eksiklik nedeniyle gelişen Türkiye’nin yeni dinamiklerini, PKK terörünün sadece Türkiye için değil, diğer ülkeler için de teşkil ettiği tehlikeyi bugüne dek yeterince anlatabilmiş değiliz. PKK bir yandan Türkiye karşıtı zemini iyi kullanarak diğer yandan da kamuoyunu manipüle etme de rahat bir alan bularak etkin yönlendirme imkânına sahip olmuştur. Bu şartlarda Türkiye’nin tepkilerinin kısa vadede çok güçlü bir etki yapması zordur. Bunlar, üzerinde daha yoğun bir biçimde durmamız gereken hususlardır.  

Almanya’nın bu şekilde müsamaha gösterdiği başka terör örgütleri var mı?

İşte tam bu noktada çok ciddi bir çifte standart var. Terör örgütlerine müsamaha gösterilmeyeceği herkesin mutabık olduğu bir konudur. Ancak Almanya’da bir terör örgütüne karşı bunun gereği yapılırken diğer terör örgütüne karşı deyim yerindeyse ilgisiz bir tutum sergilenmektedir. Somut ifade etmek gerekirse, DEAŞ kendileri için düşman görülürken PKK’yı açık tehdit olarak ele almıyorlar.  PKK’nın Almanya Federal Meclis veya Avrupa Parlamentosu önünde çadır kurup propaganda yaptığı bir ortamda Batı Avrupa’daki siyasilere şunu soruyorum: Benzer bir şekilde teröristbaşı El Bağdadi’nin propagandasına izin verir misiniz? Sonuç olarak terör konusunda inanılmaz bir çelişki var. Hatta daha da açık söylemek gerekirse gayri ahlaki bir durumla karşı karşıyayız. 

Bu tavır Türkiye’deki insanların Avrupa’ya bakışını etkiliyor mu?

Tabiki. Avrupa ülkelerinin bu hasmane yaklaşımları sebebiyle toplumumuzun Avrupa ile ilgili bakış açısı olumsuz yöne evriliyor. AB ülkelerinde Türkiye hakkında sürekli olumsuz söylemlerin gündemde olması insanlarımızı rencide ediyor. Bundan 8-10 yıl önce çok olumlu bir yaklaşım varken şu an tam tersi bir hava söz konusu. 

Almanya’nın PKK’yı terör listesinden çıkartma gibi bir amacı olduğunu düşünüyor musunuz?

Almanya içerisinde PKK’nın terör örgütü listesinden çıkartılması için mücadele eden çok etkin siyasi oluşumlar var. Şimdilik terör listesinden çıkartılmayacağını düşünüyorum. Ama ilerde nasıl şekillenir onu bilemeyiz. Zaten çokta fazla anlam ifade etmiyor. Zira bugün PKK Almanya ve komşu ülkelerde kamu yararına çalışan bir hayır kurumu gibi her türlü faaliyeti yapıyor. Örgütün siyasi uzantıları her düzeyde, her platformda saygın kişiler olarak kabul edilebiliyor.

‘Özgür Politika’ isimli gazetenin çıkmasının hükûmet olarak rahatsızlık verdiğini Alman yetkililere ilettiniz mi?

Tabi ki bildiriliyor. Özgür Politika gazetesi günlük yayın yapan, PKK’nın açık propaganda aracıdır. Dolayısıyla yasağın gereği uygulansa yayın yapması zaten mümkün olamaz. DEAŞ’ın bir yayın organı Avrupa ülkelerinde yok ve olması da mümkün değil. İdeolojik ayırım gözetilmeksizin terör örgütlerinin hepsiyle aynı kararlılıkla mücadele edilmelidir. Türkiye devamlı bir biçimde bu hassasiyeti dile getirmektedir. Almanya’daki muhataplar ise bu meseleleri not edip gereğinin yapılacağını söylemekte ancak gerekli adımı atmamaktadırlar.

Almanya’da Suriyeli mülteci çocukların kayıp olduğuna dair haberler vardı. PKK bu çocukları kaçırmış olabilir mi?

Böyle bir veriye sahip değilim. Ama PYD’nin çocuk kaçırma gibi eylemleri Suriye’de yaptığını zaten biliyoruz. Almanya’da da bundan 1 ay önce sokakta 15 yaşındaki Suriyeli bir genç dövülerek PKK’lılar tarafından öldürüldü. Alman medyası nedense bu konunun üstüne gitmedi. Sanki PKK ile ilgili olumsuz kanaatin oluşması istenmiyor gibi…

Türkiye’nin terörist listesinde olan kişilerin iadesi konusunda Almanya yardımcı oluyor mu?

Maalesef olmuyorlar. Bırakın iadeyi, son yıllarda PKK militanları ile ilgili başta ifade ettiğim gibi Almanya’da 4500 üzerinde soruşturma yapılmış, bu soruşturmaların neticesinde sadece  10-15 kişi hüküm giymiştir.  

Twitter üzerinden ölüm tehdidi almıştınız. Suç duyurusunda bulunduğunuzu belirttiniz...

Alman büyükelçiği nezaket gösterdi ve İçişleri Bakanı yanımızda olduklarını ifade ettiler ama pratikte somut bir karşılığı olmadı. Şahsıma yönelik tehdidin ötesinde Avrupa’daki Türkiye kökenli insanlarımız devamlı bu tehdit altında. Avrupa ülkelerinde samimiyet olsa PKK’nın vatandaşlarımızı baskı altında tutabilecek, tehdit edebilecek bir noktada olması zaten mümkün olmazdı. Batı Avrupa ülkelerinde PKK’nın hakimiyetinde mescitlerin olduğu gerçeğini dikkate aldığımızda bu örgütün kendi çıkarları için araçsallaştırmadığı hiçbir değerin olmadığını görüyoruz. Öte yandan Avrupa’daki camilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza da saldırılar arttı. Böyle bir ortamda bizimle ilgili şu veya bu tutumda bulunulmuş bir anlam ifade etmiyor.

Cemil Bayık’ın Alman medyasında röportaj vermesine ne diyorsunuz?

Bir iki yıl önce Almanya’da yaygın bir gazetede iki tam sayfa Cemil Bayık röportajı çıkmıştı. Bu röportaj aslında “Biz hoş sorular soralım; sen de bunu fırsat olarak değerlendir ve propagandanı yap” edasıyla yapılan bir söyleşiydi. Alman medyasında PKK’nın barbarlıklarını ortaya koyan yayınlar ise binde bir olur. Çoğu zaman PKK propagandası yapılır…

Türkiye-Almanya ilişkilerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Mevcut durumun çok fazla değişebileceğini şimdilik görmüyorum. Şu bir gerçek, Almanya’da 3 milyondan fazla vatandaşımız yaşıyor. Her yıl milyonlarca turist Türkiye’ye geliyor. Almanya bizim en büyük ticari ortağımız, iki ülke üniversiteleri arasında 1000’in üzerinde iş birliği söz konusu, kültürel işbirliğimiz başka ülkelerle kıyaslanamayacak derecede yoğun. Bu derin temasımızın daha iyi siyasi zemine yol açması için iki tarafın da daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor. Bunun önündeki en önemli engellerin başında da Türkiye’de terör eylemleri sonucu insanlarımız öldürülürken Almanya’nın özde dayanışmayı sergilememesi geliyor. Bu tutumun değişmesi gerek.

PKK’ya verilen desteğin bir gün kendilerine de sıçrayacağını düşünüyor musunuz? 

Alman toplumuna saldırılar yapması durumunda hava tabii ki değişir. Siz terör örgütünü şımartıp beslerseniz gün gelir size yönelik eylemler de yapar. Terör örgütünün iletişim aracı şiddet ve insan katletmektir. Her fırsatta bunları dile getiriyoruz.