Hakkındaki ‘sahte senet düzenleme, vergi kaçırma’ gibi suçlamalar sebebiyle zor günler geçiren CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, önceki gün iddiaları yalanlamış “Asıl mağdur benim” demişti. Hem davanın savcısını hem de AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki’yi suçlayan Yavaş, davacının rakibiyle ilişkisinin olduğunu söylemişti. Yavaş’a Özhaseki’den cevap gecikmedi. Mehmet Özhaseki şunları söyledi:

Hayretle baktım ‘ne diyor’ diye. Beni suçluyor, el insaf ya! O kızdığı, ağır ithamlarla suçladığı adamı ben tanımıyorum ki... Senedi düzenleyen sizsiniz. Hakkında Yargıtay kararı olan sensin. Madem bu kadar kötü bir adam şimdiye kadar bununla niye iş yaptın? Dürüstçe çıkıp anlat, bu senedi sen mi düzenledin? Suçladığın adamla neden iş birliği yaptın? Eğer o adamı biz göndermişsek, konuşturmuşsak, benimle ilgili bir şey varsa çıksınlar söylesinler Türkiye’yi terk ederim. Sahte bir senet var ve CHP’nin adayı bu sahte senetle adamı sıkıştırıyor, tehdit ediyor ve para almaya çalışıyor. Ya bundan büyük ayıp olabilir mi? Bunu sordukları zaman da ‘rakibim var ya’ diyor. El insaf, bu kadar bir insafsızlık olur mu, bu yalan olabilir mi, bu kadar ahlaksızca bir saldırı olabilir mi? Ben ömrümde adamı ne gördüm, ne ilişkisini bilirim, ne bir çay içtim ve ne bir merhabam var? Nasıl oluyor da birdenbire olayı bana getiriyorsun ya? Doğrusunu söyle. İnsanlardan kaçırma. Hiçbir soruya cevap vermiyor. Eline bir bülten tutuşturmuşlar okuyor, oradan kaçıyor. Doğrusu Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayıyım diyen birisine bu yakışmıyor.

Mansur Yavaş’ın mağdur edebiyatı yaptığını söyleyen Özhaseki “Geçtiğimiz seçimde bir algı operasyonu yaptılar. Hakkım yendi dediler. Şimdi de ‘Benim üstüme geliyor’ diyor. Böyle bir şey AK Partili bir adayın başına gelse mahvederler, ayaklarından asarlar” diye konuştu.

SENETTEKİ İMZAYA SAHTE RAPORU
Adli Tıp raporu: Senetteki o imza Kesgin’e ait değil

CHP’li aday Mansur Yavaş’ın, ceza almasına sebep olan sahte senetteki imzanın iş adamı Necmettin Kesgin’e ait olduğu iddiasının Adli Tıp Kurumu raporuyla çürütüldüğü belirtildi. 

Davanın duruşma zabıtlarındaki beyanlarında Yavaş, imzaların kendi yanında atıldığını öne sür-müştü. Yapılan incelemede senetteki imzanın Kesgin’e ait olmadığı tespit edildi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, Yavaş’ı 329 bin 736 TL ‘kötü niyet’ tazminatı ve 164 bin 768 TL para cezası ödemeye mahkûm etti. Mahkemenin kararı, Yargıtay tarafından da onandı. Necmettin Kesgin ayrıca 6’ncı Ticaret Mahkemesinde, Mansur Yavaş’a borçlu olmadığı iddiasıyla ‘menfi tespit’ davası açtı. Yavaş da bunun karşılığında 11’inci Asli Ticaret Mahkemesinde eş zamanlı olarak ‘hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak’ davası açtı. Bu iki dava 6’ncı Ticaret Mahkemesinde birleştirilirken, mahkeme, 1’inci İcra Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay tarafından da onanan ‘kötü niyet’ tazminatının tahsilini durdurdu. Mahkeme, sahte senedi yeniden incelenmesi için Adli Tıp Kurumu’na gönderirken, Adli Tıp Kurumu’nca da senette yer alan imzaların ve yazıların Kesgin’e ait olmadığının raporlandığı kaydedildi.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÇELİK:
Yavaş lafı dolandırıp örtbas etmeye çalışıyor

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın önceki günkü açıklamalarını yeterli bulmadıklarını söyledi. Çelik  “Bu yaptığı basın toplantısını neden üç ay önce yapmadı. Bu haberler yeni değil. Kendisinin ihtilaflı olduğu bu kişiyle ilgili olarak benim saygıdeğer bir iş adamı gibi bir ifadem olmamıştır” dedi.

Çelik, Yavaş’ın kendilerinin değil CHP’nin meselesi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: Böyle bir adayı devam ettirip ettirmemek CHP’nin sindirme kapasitesiyle alakalı bir durum. Sahte bir senetle alacak takibi yapmış, Yargıtay’da bu kesinleşmiş. Bizim sorduğumuz sorunun haklı olduğu ortadadır, kendisi de yalanlayamamıştır, dolayısıyla ortada iftira ya da uydurmadan bahsedilecek bir durum yoktur. Ne karşılığında 600 bin doları hak ettiğini sormak herkesin hakkıdır. Uzun uzun lafı dolandırmaya gerek yok. Lafı dolandırıp da bu soruya cevap vermeden başka konuların etrafında dolanmanın bir örtbas etme faaliyeti olduğunu herkes görecek kadar Ankara’da tecrübeli.