Çavuşoğlu ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'ndeki görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.

Stoltenberg'in ziyaretinin daha önce planlandığına, Türkiye'nin güvenliğini sağlamak amacıyla Barış Pınarı Harekatı'nın başlatıldığı kritik bir dönemde gerçekleştiğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Söz konusu harekat, NATO'nun güney doğu sınırlarını teşkil eden ulusal sınırlarımızın ötesinden kaynaklanan terör tehdidine son verilmesi amacını taşıyor ve bu bakımdan ittifak topraklarının güvenliği açısından da son derece önemlidir. Bugünkü görüşmemizde Sayın Genel Sekretere Barış Pınarı Harekatı hakkında bilgi verdik. İttifakımızın ve müttefiklerimizin ülkemizle güçlü dayanışma sergilemeleri beklentimizi bir kez daha vurguladık."

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin gerek ulusal düzeyde gerek NATO'nun aralarında bulunduğu uluslararası platformlarda, terörizme karşı ayrım gözetmeden, kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini söylediğini ve söylemeye devam edeceğini belirterek, "Türkiye olarak da bugüne kadar terör örgütleriyle ayrım gözetmeksizin, hepsiyle, ideolojisi ne olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın mücadele ettik, mücadele etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

"Son derece ağır bir külfet üstlendiğimiz çok iyi biliniyor"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Londra'da yapılacak NATO Liderler Toplantısı'nın da terörle mücadele mesajının verilmesi bakımından önem taşıdığını dile getirerek, Stoltenberg ile toplantıya 2 aydan az bir zaman kala gündemdeki konuları da ele aldıklarını anlattı.

Toplantının NATO'yu 2020'li yıllara hazırlamak bakımından önemli bir dönemeç olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, NATO devlet ve hükümet başkanlarının ittifaka ilişkin atılması gereken adımlar ve uygulamalar hakkında kararlar alacağını, ayrıca farklı sınamalara karşı ittifakın hazır bulunması için alınması gereken ilave tedbirleri görüşeceğini aktardı.  

Çavuşoğlu, Türkiye'nin ittifakın güneydoğusunda istikrarın sürdürülmesi bakımından kritik roller üstlendiğini ve bu rolünü devam ettireceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Yaptığımız katkılarla müttefikler arasında son derece ağır bir külfet üstlendiğimiz çok iyi biliniyor. Sayın Genel Sekreterin ülkemizi ziyareti de esasen bu farkındalığın bir ifadesidir. Biz tabiatıyla katkılarımızı ve fedakarlıklarımızı önce ülkemizin ve halkımızın, milletimizin sonra da müttefiklerimizin güvenliği için yapmayı sürdüreceğiz. Ancak güvenliğin bölünmezliği ilkesi çerçevesinde müttefiklerimizin de bizimle dayanışma sergilemesi en doğal ve en meşru beklentimizdir. 'Türkiye'nin meşru endişelerini anlıyoruz.' demek yetmez, bu dayanışmayı açık, net şekilde görmek istiyoruz."

Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öğleden sonra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabul edeceğini ve gündeme dair değerlendirmeleri paylaşacağını aktardı. 

"Türkiye, zor bir bölgenin sınırlarında bulunuyor"

Stoltenberg, NATO'nun, Türkiye'nin deniz ve hava kuvvetlerine destek verdiğini belirterek, ittifakın Türkiye'deki askeri tesislere 5 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını aktardı.

Bunların arasında radar ve deniz kuvvetlerine ait üsler bulunduğunu vurgulayan Stoltenberg, bunun, NATO'nun Türkiye ile nasıl bir dayanışma içerisinde olduğunu gösterdiğini söyledi.

"Hiçbir üye, Türkiye kadar etkilenmedi"

Stoltenberg, "Türkiye, zor bir bölgenin sınırlarında bulunuyor. NATO ittifakından hiçbir üye, Türkiye kadar Orta Doğu'dan şiddet ve istikrarsızlığa maruz kalmadı, Türkiye kadar Suriye'den gelen mülteciye ev sahipliği yapmak zorunda da kalmadı." diye konuştu.

Suriye'nin kuzeyinde devam eden Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin Çavuşoğlu ile değerlendirmede bulunduklarını aktaran Stoltenberg, "Harekatla ilgili kendi endişelerimi de paylaştım. Gerilimin artırılmaması, daha fazla istikrarsızlığa sebep olunmaması ve insanların daha fazla acı çekmemesi gerektiğini hatırlattım." ifadesini kullandı.

Stoltenberg, Türkiye ile ortak düşmanlarının, DEAŞ olduğuna vurgu yaparak, Türkiye ile dayanışma içerisinde Suriye ve Irak'ta birkaç sene öncesine kadar varlık gösteren bu terör örgütünü bölgeden temizlediklerini anımsattı.

DEAŞ teröristlerinin tekrar kaçmasına müsaade etmemek gerektiğini belirten Stoltenberg, halen tutuklu bulunan DEAŞ'lıların orada tutulmaya devam edilmelerini sağlamak için bir çözüm bulmak zorunda olduklarını dile getirdi.

Stoltenberg, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımına ilişkin, "Türkiye'nin bu konuyla ilgili bazı nedenleri olabilir ancak koordinasyon ve müttefiklerin uçakları açısından sorun teşkil edebilecek bir uyumsuzluk da doğabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin büyük bir güç olduğuna dikkati çeken Stoltenberg, bunun da büyük bir sorumluluğu beraberinde getirdiğini kaydetti.

"Türkiye'nin ne kadar büyük bir müttefik olduğunun farkındayız"

Stoltenberg, "NATO, Türkiye'nin ne kadar büyük bir müttefik olduğunun farkındadır ve her zaman ortak güvenliğimiz için yapılan iş birliği çalışmalarıyla da bizi daha güvenli kılıyorsunuz." dedi.

Bütün sınamalara karşı birlikte savaşmak zorunda olduklarını kaydeden Stoltenberg, NATO'nun, Türkiye ile daha güçlü olduğuna dikkati çekti.

Stoltenberg, NATO'nun PKK/YPG'yi bir terör tehdidi olarak görüp görmediği konusunda, BM ve AB'nin aksine NATO'nun kamuya açık bir terör örgütleri listesi bulunmadığını dile getirdi.

Terörün her şeklinin eşit olduğunu belirten Stoltenberg, NATO'nun, DEAŞ karşıtı koalisyonda yer aldığını hatırlattı.

NATO'nun, Afganistan ve Irak gibi ülkelerde terörle mücadeleye devam ettiğini vurgulayan Stoltenberg, bunun için yerel güçleri eğittiklerini, Türkiye'nin de Afganistan'da bu konuda lider ülkelerden olduğunu söyledi.

"Müttefiklerimiz arasında YPG konusunda fikir birliği yok"

Stoltenberg, "Suriye'nin kuzeyi ve YPG konusunda ise bilinen bir gerçek var. Müttefiklerimiz arasında bu konuda bir fikir birliği oluşmadı." dedi.

DEAŞ karşıtı koalisyonun bir parçası olarak NATO'nun terörle mücadeleye devam edeceğini belirten Stoltenberg, "Ancak biz, Suriye'nin kuzeyinde yer almıyoruz. Orada NATO bulunmuyor." ifadesini kullandı.

Stoltenberg, Türkiye'nin terörizmle mücadelede oynadığı kritik role işaret ederek, "DEAŞ ile yapılan mücadelede elde edilen ilerleme, büyük ölçüde Türkiye'nin katkılarıyla sağlandı." diye konuştu.

Türkiye'nin güçlü askeri altyapısı ve üsleriyle ittifakın önemli bir üyesi olarak terörizmle mücadelede sunduğu değerli katkılara vurgu yapan Stoltenberg, şunları kaydetti:
"Bu yıl Türkiye'ye ikinci ziyaretim. NATO Genel Sekreteri sıfatımla, Türkiye'nin ittifak içindeki önemini defalarca vurguladım. Bu nedenle Türkiye'nin katkılarını önemsiyorum ve takdir ediyorum. NATO, kendi askeri varlığını Türkiye'de son yıllarda arttırmıştır. Türkiye'nin güney sınırlarını korumaktadır. Türkiye'nin savunmasını güçlendirmek için farklı radar sistemlerini kapsayan 5 milyar dolarlık yatırım yaptık.

Orta Doğu'da bu şiddet ve istikrarsızlık, sadece Türkiye'yi değil, tüm müttefikleri ilgilendiriyor. Biz sadece Türkiye'yi korumak için değil, kendimizi de korumak için burada bulunuyoruz. DEAŞ'a karşı yapılan savaş da bunun en iyi örneği. Türkiye, herkesten çok etkilendi. Türkiye'nin meşru gerekçeleri var. Türkiye, ek hava savunma füzelerini almaya çalışıyor. Fransa ve İtalya ile devam eden bir diyalog var. Aynı zamanda ABD ile de Patriotlar için müzakereler olduğunu biliyoruz."