Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İdlib’i görüşmek için bir araya geldi. Görüşmenin olduğu saatlerde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul Dolmabahçe’de Uluslararası İdlib Konferansı düzenlendi. Konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Gülnur Aybet, Suriye’de yaşanan süreci özetledi.

BATI NE YAPIYOR?
Türkiye’nin bölgede çok önemli bir görev üstlendiğini ve uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Gülnur Aybet şunları söyledi: Türkiye Rusya’yı hem caydırmaya çalışıyor hem de diyaloğu devam ettiriyor. Batı ne yapıyor, Rusya ile diyalog açısından pek iyi gitmediğini hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla Batılı müttefiklerimiz bizi hep eleştirirken, siz bu ortamda onları caydırmak için siz ne yapıyorsunuz? Batı güneyde hiçbir şey yapmıyor. Sadece coğrafyaya baksanız bile bizim Rusya ile ilişkimiz olmaması söz konusu değil. Türkiye’nin güvenlik endişelerini yok saymak, biz bu işin en ön planındayız. Müttefiklere ihtiyacımız yok anlamında demiyorum, tabii ki biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz diyoruz ama işbirliği içinde hareket etmek zorundayız. Umarım çok çabuk bir şekilde netice görürüz. AB gerçekten bu krizle nasıl baş edeceğini bilemedi, bilemiyor. Bir yandan sorunu Türkiye’de tutmaya çalışalım, fon verelim diye bakmaya çalışıyor. Bu da düşündükleri gibi olmadı. AB’nin Yunanistan sınırında yaşananlara tepkisi ‘fon verelim.’ Bu konuda da AB biraz günü kurtarma politikası güdüyor. Tabii ki bir kriz olduğunda anlık tepki verilir ama bunun arkasından kapsamlı bir yaklaşım gelmesi beklenir. Fakat bu olmuyor, biz çeşitli ülkelerle bu konuları bu tür kürsülerde çok konuştuk. Maalesef gördüğümüz kelimeler, konuşmalar, fiiliyat görmüyoruz. Siyasi irade olması gerekiyor. Kısa vadeli değil uzun vadeli çözüm bulan siyasi irade gerekiyor.

SİYASİ ÇÖZÜM ŞART
Bölgede çözümün kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Suriye Ulusal Koalisyonu Başkan Yardımcısı Dima Moussa şöyle konuştu: Şu anda uluslararası aktörlerin çıkarlarını bir araya getirmesi ve siyasi çözüme destek olmaları lazım. Siyasi çözüm şart. Bugün bize gereken şu; insani yardıma ilave olarak başta hayat kurtaracak tedbirler gerekiyor. Bu zulmü nasıl durdurabileceğimizi düşünmemiz lazım.