Göç İdaresi Genel Müdürü Savaş Ünlü, "Dünya İnsan Ticareti ile Mücadele Günü" dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

"Modern kölelik" olarak ifade edilebilen ve en önemli insan hakları ihlallerinden biri olan insan ticareti suçunun, hem mağdurların profili hem de sayısı bakımından giderek genişlediğini belirten Ünlü, bu suçun, organize suç örgütlerine ciddi bir ekonomik kaynak sağlayan önemli bir sorun haline geldiğini söyledi.

Ünlü, bu suçla etkin mücadelede mağdurların korunması ve suçun önlenmesine yönelik çalışmaların Genel Müdürlük bünyesindeki İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanlığınca yürütüldüğünü ifade etti.

İnsan kaçakçılığı ile göçmen kaçakçılığı arasında en önemli fark "rıza"
İnsan ticareti suçunun, insan kaçakçılığı veya göçmen kaçakçılığı suçundan farklı bir suç olduğuna işaret eden Ünlü, insan ticareti suçu ile göçmen kaçakçılığı suçunu birbirinden ayıran en önemli hususun rıza unsuru olduğunu bildirdi.

Ünlü, göçmen kaçakçılığı suçunun sınıraşan bir özelliği olmasına rağmen insan ticareti suçunda böyle bir özellik bulunmadığını, aynı zamanda göçmen kaçakçısı ile düzensiz göçmen arasındaki ilişkinin kişinin gitmek istediği ülkeye ulaştığı anda biterken insan ticareti suçunda bir süreklilik olduğunu kaydetti.

"Temel hak ve hürriyetlerinden yoksun kalmasına neden olmakta"
Terör örgütü PKK/YPG'nin, ailelerinden kopararak örgüt saflarına katmaya zorladığı ve istismar ettiği çocukların durumuna da değinen Savaş Ünlü, şu ifadeleri kullandı:

"Terör örgütü PKK/YPG tarafından çocukların insan kaynağı olarak silahlı faaliyetlerde kullanılması 1994'ten itibaren devam etmekte. Hatta örgüt bünyesinde çocuklardan oluşan birliklerin kurulduğu bilinmektedir. Bu çocuklar, örgüt içerisinde yalnızca silahlı çatışmalarda değil uyuşturucu kuryeliği ve canlı kalkan gibi insanlık dışı suç faaliyetlerinde de kullanılmaktadır. Kaçırılan bu çocuklar, örgüt elebaşları tarafından da taciz ve tecavüze maruz kalmaktadır. Terör örgütü PKK/YPG'nin çocukları kaçırarak istismar ettiği hususu, Amerika Birleşik Devletleri tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan İnsan Ticareti Raporu'nda da kendine yer bulmuştur.

Çocukların suç işleme aracı olarak kullanılması onların başta yaşama hakkı olmak üzere eğitim ve sağlık gibi temel hak ve hürriyetlerinden yoksun kalmasına neden olmaktadır. Bu durum uluslararası insan hakları hukukunun tüm normlarına aykırılık teşkil etmekle birlikte terör örgütünün faili olduğu suçların listesine insan ticareti suçunu da eklemektedir."

Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün bu alana ilişkin çalışmaları
Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün insan ticaretiyle mücadele konusundaki çalışmalarını anlatan Ünlü, "İnsan ticaretiyle mücadele, 4 ana alan üzerinden yürütülmektedir. Bunlar, önleme, koruma, kovuşturma ve iş birliğidir. Genel Müdürlüğümüzün asli sorumluluk alanı koruma olmakla birlikte özellikle önleme ve iş birliği alanlarına yönelik de ciddi faaliyetlerimiz bulunmaktadır." diye konuştu.

Ünlü, Türkiye'de 2019'da suçu önlemeye yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunulduğunu belirterek, 2019'da 3 bin 87'si kamu görevlisi, 297'si sivil toplum, özel sektör çalışanları ve öğrenciler olmak üzere 3 bin 384 kişinin katıldığı eğitim ve farkındalık artırıcı faaliyetler gerçekleştirildiğini bildirdi.

Vatandaşları ihbar mekanizmasına dahil etmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla 2 kamu spotu ve bir belgesel hazırlandığını ifade eden Ünlü, yine bu alana ilişkin 10 binden fazla broşür, afiş ve bilgilendirme kitapçığının dağıtıldığını söyledi.

"İnsan ticareti mağduru ikamet izninde hiçbir harç bulunmuyor"
Savaş Ünlü, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Yabancı mağdurlardan ülkemizde yasal kalış hakkı bulunmayanlara insan ticareti mağduru ikamet izni düzenlenmektedir. Bu ikamet izni, hiçbir harca tabi olmayıp diğer ikamet izinlerinde aranan şartların hiçbiri aranmaz. Tanımlanan yabancı mağdurlarının, talep etmeleri halinde ülkelerine gönüllü ve güvenli geri dönüşleri sağlanmaktadır. Kişi, Türkiye'de kalarak destek programına katılmak isterse insan ticareti mağduru sığınmaevlerine sevki sağlanmaktadır. Burada her mağdur için ayrı bir bireysel eylem planı oluşturularak farklı destek hizmetleri sunulmaktadır."

ABD'nin 2020 İnsan Ticareti Raporu
ABD'nin İnsan Ticareti Raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ünlü, şunları kaydetti:

"Raporun, Türkiye ile ilgili olan bölümünün geneline baktığımızda gerek ciddi hataların gerekse ön yargılı yaklaşımların hakim olduğunu görmek mümkün. Raporda, Genel Müdürlüğümüz tarafından paylaşılan istatistiklerin dahi doğru işlenemediği gözlemlenmiştir. Mesela 2019'da tanımlanan mağdur sayısı 215 iken rapora 193 olarak, bazı sorulara ise 'bilgi/kayıt bulunmadığına dair' cevap verilmesine rağmen bu durum, rapora 'Türkiye bilgi paylaşmadı' olarak yazılmıştır.

Raporda geçen yıl da olduğu gibi PKK tarafından kaçırılan çocuklara yer verilmiştir. Ancak bu durumun, bölge halkı tarafından kaçırma değil gönüllü bir eylem olduğunun ifade edildiği iddia edilerek terör örgütü PKK, masum gösterilmeye çalışılmıştır. Oysa hem uluslararası sözleşmelerde hem de Türk Ceza Kanunu'nun 80'inci maddesine göre insan ticareti suçunun oluşması için çocuklarda rıza unsuru aranmamaktadır. Son olarak şunu da vurgulamakta fayda var ki raporun ABD'nin ülkelerle olan ikili ilişkileri çerçevesinde şekillendiği ve oldukça siyasi nitelikte olduğu yaygın bir görüştür."

"Hepimiz mücadeleye ortak olalım, insan ticareti mağdurlarına ses olalım"
En büyük temennilerinin suçla etkin şekilde mücadele edebilmek olduğunu vurgulayan Ünlü, insan ticareti suçunun, toplumun tüm alanlarına kolaylıkla sirayet edebilen bir suç olduğunu ve bu noktada vatandaşların şüphelendikleri durumları kolluk kuvvetlerine bildirmelerinin, suçla mücadelenin en önemli ayağı olduğunu söyledi.

Ünlü, "Hepimiz mücadeleye ortak olalım, insan ticareti mağdurlarına ses olalım." mesajını verdi.