Cevdet Fırat Aydoğmuş ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Paris İklim Anlaşması’nı, atılacak yapıcı adımlara uygun şekilde ve ulusal katkı beyanımız çerçevesinde önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunmayı planlıyoruz” açıklamasının ardından, uzun süredir tartışılan Paris İklim Anlaşması’nın neler getireceği yeniden gündeme geldi. İklim krizinin önüne geçmek için küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı 2 derece ile sınırlandırmayı, mümkünse 1,5 derecenin altında tutmayı amaçlayan anlaşmada Türkiye, iki konunun önemine dikkat çekti ve bunların çözümüne odaklandı.

100 MİLYAR $’LIK İKLİM FONU

Paris İklim Anlaşması’na taraf olmasıyla Türkiye’nin, 100 milyar dolarlık İklim Fonu’ndan pay almasının önü açılacak. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde ‘gelişmiş ülke’ statüsünde yer alan ancak çevreci fonlardan daha fazla yararlanmak için ‘gelişmekte olan ülke’ kategorisine geçmek isteyen Türkiye’nin, konuya ilişkin verdiği nota tekrar gündeme gelecek. Kasım ayında İskoçya’da gerçekleşecek 26. BM İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) Türkiye’nin Ek-1 listesinden çıkması konusu yeniden görüşülecek.

Taraf olan ülkelerin, müzakerelere devam ettiğini hatırlatan İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Baran Bozoğlu “Türkiye’nin, burada Paris Anlaşması’na taraf olmaması demek, ‘o masada yer alamıyor olması’ anlamına geliyordu. Bu nedenle o müzakere masasında yer almamız için düzenlemenin Meclis’ten geçmesi önemli” diye konuştu. Türkiye’nin kendini gelişmekte olan ülke olarak ifade ettiğini belirten Bozoğlu, “Bu, OECD raporlarında da Dünya Bankası raporlarında da bu şekilde ama BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde hâlâ gelişmiş ülke olarak görünüyor. Türkiye, BM’ye bununla ilgili nota da verdi. 100 milyar dolarlık İklim Fonu’ndan daha fazla yararlanabilmek için ‘gelişmekte olan ülke’ statüsüne geçmek gerekiyor. Türkiye, taraf olsun ya da olmasın, kendi içerisinde sera gazı emisyonlarının azaltılması ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda ilerleyebilir ama taraf olması uluslararası alanda destek görmesini sağlayacaktır” dedi.

SEKTÖRLERİN DÖNÜŞMESİ LÂZIM

Türkiye’nin iklim değişikliğine uyum çalışmaları çerçevesinde neler yapması gerektiğini de anlatan Bozoğlu şunları söyledi: “Türkiye mutlaka idari yapısını şekillendirmeli. Sera gazı emisyonunu azaltmak için sanayinin, ulaşımın, enerjinin yani bütün sektörlerin dönüşmesi lazım. Bütün bunları yaparken Bakanlıkların, kamu yönetiminin tekrar şekillendirilmesi lazım. Bir ‘İklim Bakanlığı’ da kurulabilir.”

İklim krizine 'en beyaz' boya çözümü İklim krizine 'en beyaz' boya çözümü Küresel iklim krizine yönelik çalışma yapan ABD'li bilim adamları, klimadan daha etkili biçimde serinletebileceği ortaya çıkan beyaz bir boya keşfetti. Söz konusu boya, "dünyanın en beyaz boyası" olarak ifade ediliyor.

İklim değişikliği sel olasılığını artırıyor İklim değişikliği sel olasılığını artırıyor Bilim insanları, iklim değişikliğinin selleri tetikleyen aşırı yağış olasılığını artırdığını ve emisyonların azaltılmaması durumunda bu tür yağışların daha yaygın hale geleceğini ortaya koydu.

2,4 trilyon dolarlık iklim faturası 2,4 trilyon dolarlık iklim faturası Yangın ve sellerle ilgili yüzlerce hasar ihbarı geldi. Başvuruların teminat tutarı 100 milyar TL’ye yaklaştı. Sigortacılar “2030’a kadar dünyada 1,5 derecelik bir küresel sıcaklık artışı ve 2,4 trilyon dolarlık ekonomik kayıp bekleniyor. Sektör yeni risklere odaklanmak zorunda” diyor.

BM'den iklim değişikliği uyarısı: Sıcak hava dalgaları artacak BM'den iklim değişikliği uyarısı: Sıcak hava dalgaları artacak BM bünyesindeki Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), açıkladığı yeni raporda iklim değişikliğinin "yaygınlaştığı, hızlandığı ve yoğunlaştığı" uyarısında bulundu.