Migren nedir, migreni tetikleyen besinler nelerdir, migren atakları nasıl geçer ve migren nasıl oluşur? gibi merak ettiğiniz detaylara buradan ulaşabilirsiniz. Şiddetli baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi, odaklanma, ışıktan rahatsız olma gibi belirtilerle günlük hayatta kısıtlılık oluşturan migren, doğru tedavi uygulanmadığında olumsuz yönde ilerleyebilir ve ciddi sonuçlar doğurabilir. Konuyla ilgili uyarılarda bulunan nöroloji uzmanları, migrenin çeşidine göre tedavi uygulanması gerektiğini vurguluyor. Zaman zaman halk arasında baş ağrılarının ciddiye alınmaması da bu hastalığa dair farkındalığın oluşmamasına sebep oluyor. Migrenle ilgili bilinmesi gerekenleri sizler için derledik.

MİGREN NEDİR?

Migren, kişilerin günlük yaşamanı olumsuz yönde etkileyebilen ve gün içerisinde gerçekleştirdiği aktivitelerde kısıtlılık oluşturabilen bir baş ağrısı tipidir. Genellikle ense, şakak veya göz çevresinde başlar ve ağrının çeşidine göre zaman geçtikçe ve hareket ettikçe kötüleşebilir. Ağrıya çoğu zaman ışığa ve sese hassasiyet, bulantı, kusma gibi durumlar eşlik edebilir.

Migren ağrısına sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik veya çevresel faktörlerin neden olduğu bilinmektedir. Atakların ortaya çıkmasında, serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir. Migren atakları sırasında beyin zarlarında (meninks) ağrıyı ortaya çıkaran bazı kimyasallar salgılanır ve bu da migren ağrısının ortaya çıkamasına neden olur. Kalsitonin gen-ilişkili peptid (CGRP), migren ağrısında rol oynayan önemli kimyasal ileticilerden birisidir.

MİGREN BELİRTİLERİ VE EVRELERİ

Acıbadem Sağlık Grubu Migren Tedavi Merkezinin aktardığına göre migren atakları genellikle 20 ila 30 yaş arasında başlar, fakat baş ağrısı atakları çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanabilir. Migren atağı dört aşamalı olabilir; prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom dönemleri. Her migren atağında tüm aşamalarla karşılaşılmayabilir.

Prodrom:

Baş ağrısı başlamadan bir veya iki gün önce, hastalar yaklaşan migren atağı için uyarıcı küçük değişiklikleri fark edebilebilirler: Kabızlık, ruh hali değişiklikleri, karamsarlık, huzursuzluk, yeme isteği, boyun tutulması, artan susuzluk ve idrara çıkma, sık esneme, aura.

Hastaların büyük kısmı aurasız ataklar yaşar. Auralı hastalarda ağrı öncesinde veya sonrasında nörolojik bozukluklar yaşanabilir. Auralı ataklarda hastalar; dokunma hislerinde güçsüzlük (duyusal), konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, uyuşma veya karıncalanma gibi sorunlarla karşılaşabilirler.

Atak:

Tedavi edilmeyen migren atakları kişiden kişiye değişiklik göstermesi ile birlikte, 4 ila 72 saat arasında sürebilir. Ataklar nadir olabildiği gibi ayda veya haftada birkaç defa da olabilir. Hasta migren atağı sırasınra; kalp atışı şeklinde zonklama, mide bulantısı-kusma, ışık-ses ve hatta dokunmaya karşı aşırı hissiyat, bulanık görme, baş dönmesi ve bazı durumlarda baygınlık yaşayabilir.

Postdrome (atak sonrası):

Postdrome sonrasında (atak sonrası), hasta kendini bitkin, tükenmiş ve az da olsa rahatlamış hisseder. Hasta 24 saat içerisinde; güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk , ışık ve sese karşı hassasiyet yaşayabilir.

MİGRENİN TÜRLERİ

Hastaların ışık almayan bir oda da uyumak istemeleri veya kusma hissi migren atağını hafifletmeye veya sonlanmasına destek olur. Bu ataklar kişilerde farklılık gösterebilir örneğin; aralıklarla yaşanan migren atakları "episodik migren" olarak adlandırılır. Ataklar son üç aylık süre içinde ayda on beş gün ve üzerinde oluyorsa buna "kronik migren" denir. Kronik migrene genellikle kaygı bozuklukları, depresyon ve uyku sorunları eşlik edebilir. Kronik migren tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Birçok migren atağı "aurasız migren" türü olarak görülür. Aurasız migren hastalarının baş ağrısına eşlik eden diğer durumlar; bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir. Auralı migren hastaları ise baş ağrısı atakları başlamadan önce 5 dakika ile 60 dakika arasında değişen "aura" atakları yaşayabilir. Aura atakları geçici olarak yaşanan nörolojik bir bozukluk olarak bilinir. Geçici olarak yaşanan nörolojik bozuklukta hastalar hem görsel, hem duyusal (kelimeleri bulamama, uyuşma veya karıncalanma gibi) olarak etkilenir. Bunların arasında en sık yaşanan görsel auradır. Görsel aurada hastalar atak öncesinde parlak ışık çakmaları veya görme alanında sorunlarla karşılaşabilir.

Migren ve baş ağrısı ataklarını önlemede ilaç tedavileri yardımcı olabilir. Yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve doğru ilaç tedavisi ile sonuç başarılı olacaktır.

BU DURUMLARI YAŞIYORSANIZ, ACİLEN BİR UZMANA BAŞVURUN

Hastalar nöroloji bölümüne baş vurmayıp, baş ağrısını ağrı kesici ilaçlarla kendileri kontrol etmeye çalıştıkları için, migren hastalığı yeteri kadar bilinmemekte ve bu sebeple tedavisi yapılmamaktadır. Eğer düzenli olarak migren atakları ve belirtileri yaşıyorsanız bunları kayıt etmekte fayda vardır. Baş ağrılarınızın ataklarının ve şiddetinin değiştiğini düşünüyorsanız mutlaka en kısa sürede nöroloji uzmanına görünmelisiniz.

Eğer aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız acil olarak bir doktora görünmelisiniz;

- Gök gürültüsü gibi ani, şiddetli baş ağrısı 
- Ateş, ense sertliği, kafa karışıklığı, çift görme, uyuşukluk ya da konuşma bozukluğu
- Özellikle bir kafa travması sonrası gelişen baş ağrısında kötüleşme
- Öksürük, efor, ıkınma veya ani bir hareketten sonra gelişen bir baş ağrısı
- 50 yaş üstünde yeni başlayan baş ağrısı

MİGRENİ TETİKLEYEN BESİNLER

Migren ağrısını tetiklediği ifade edilen besinler şöyle sıralanıyor;

- Olgunlaşmış peynirler (çedar, camembert)
- Alkollü içecekler 
- Sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, işkembe)
- Sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon gibi şarküteri ürünleri
- Hazır et ve tavuk suyu tabletleri
- Deniz ürünleri (kalamar, karides, midye)
- Konserveler
- Turunçgiller (portakal, mandalina, greyfurt, limon)
- Yağlı ve baharatlı yiyecekler
- Kafeinli içecekler (çay, kahve, asitli içecekler)
- İncir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik
- Çikolata ve kakao
- Sardalye, hamsi, ringa balığı
- Bakla
- Maya
- Ekşi krema
- Fıstık ezmesi
- Marine veya salamura veya fermente edilmiş besinler
- Kuru meyve içeren ekmekler
- Bazı baklagiller özelikle kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri

GAZLI BEBEKLER İLERİDE MİGREN OLABİLİR

Yanı sıra daha çok yetişkinlerde görülen migrenin, okul öncesi ve okul çağı çocukların da problemi olabileceğini söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Banu Taşçı Fresko, "Migrenli çocukların ilk aylarda çok gazlı bebekler olduğu (kolik bebek) saptanmıştır. Bu çocuklarda merkez sinir sistemi-bağırsak ekseni etkileşimi ile hem beyinde hem de bağırsaklarda iltihabi bir rahatsızlık yaşadığı düşünülmektedir" ifadelerini kullandı.

MİGRENİN NEDEN OLABİLECEĞİ İSTENMEYEN SONUÇLAR

Yine Acıbadem Migren Tedavi Merkezinin aktardığına göre, migren ağrısını kontrol etmeye çalışmak farklı sorunların oluşmasına neden olabilir.

Mide ve bağırsak hastalıkları: Bazı yüksek doz veya uzun bir süre alınan ağrı kesiciler, özellikle karın ağrısı, kanama, gastrit, ülser gibi mide ya da bağırsak hastalıklarına sebep olabilir.

Aşırı ilaç kullanımı sonucunda baş ağrısı: Son üç ay içerisinde ayda on günden fazla yüksek doz reçeteli veya reçetesiz ilaç almak ciddi, hiç geçmeyen, sürekli olabilen ilaç aşırı kullanım baş ağrısına neden olabilir. Aşırı ilaç kullanımı baş ağrısı, ilaçların ağrı giderici özelliklerini kaybetmesi ve kendileri baş ağrısına neden olmaya başladıklarında ortaya çıkar. Bu kısır döngü daha fazla ağrı kesici kullanmayı gerektirebilir. Ancak bu da ağrıyı gidermemekle birlikte sadece baş ağrısının daha da kronik hale gelmesine sebep olacaktır.

Serotonin sendromu: Serotonin sendromu nadir fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden vücudun aşırı serotonine maruz kalmasıdır. Serotonin sendromu açısından dikkatli olunmalı ve ilaçlar doctor kontrolünde kullanılmalıdır.

Kronik migren: Migren atakları süreğen hale gelebilir. Son üç ayda içerisinde ayda 15 gün veya daha fazla ağrılı gün sayısı olan kişilerin kronik migren açısından nöroloji uzmanı ile görüşmeleri önerilir.

Migren statusu: Migren atağı tedavi edilmezse veya yetersiz tedavi edildiği durumda 4 ila 72 saat sürebilir. Üç günden uzun süren şiddetli migren atakları “migren statusu” denilir.

İnfarkt (damar tıkanıklığı) olmadan inatçı aura: Genellikle aura denilen geçici nörolojik bozukluklar baş ağrısı başladıktan sonra geçer. Ancak bazen aura ağrı düzeldikten sonra da devam eder ve bir haftadan fazla sürebilir. İnatçı aura durumunda beyin mutlaka radyolojik olarak MR ile görüntülenmelidir ve beyinde doku hasarı veya başka herhangi bir sorun olmadığı teyid edilmelidir.

Migrenöz infarkt (beyin damar tıkanıklığı): Bir saatten daha uzun süren aura olduğu durumda olası beyin damar tıkanıklığı açısından bir nöroloji uzmanı ile görüşülmesi önerilir. Doktorunuz olası beyin damar tıkanıklığı ya da kanamasını dışlamak için için beyin görüntülemesi isteyebilir.

HARVARD: MİGRENİ OLAN KADININ KALBİ DAHA ZAYIF

Öte yandan Harvard Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, migren hastası kadınların kalp-damar hastalıklarına yakalanma, inme veya kalp krizi geçirme riskleri daha yüksek.

Araştırmanın sonuçları ile ilgili bilgi veren Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Bölümü Direktörü Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, "Bilim insanları migrenlilerde kalp damar sistemi hastalıklarının daha sık görülmesini, bu kişilerin pıhtılaşmaya ve enfeksiyona daha yatkın olmalarına bağlıyor.  Harvard Üniversitesinde yapılan çalışmaya göre migreni olan kadınların kalp damar hastalıklarına yakalanma risklerinin, diğer kadınlara göre %50 oranında daha yüksek olduğu tespit edildi. Daha da önemlisi migren hastası kadınlarda kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin 1,4 kat daha fazla." değerlendirmesinde bulunmuştu.

MİGREN AŞISI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Son olarak Türkiye gazetesinden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göre, migren tedavisinde kullanılacak aşıya ilişkin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 13 ülkede eş zamanlı yürütülen klinik çalışmalarda olumlu sonuç alındı. Aşının Türkiye’deki çalışmalarını yürüten İstanbul Üniversitesi Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Uludüz "Migreni ortadan kaldırmak için aşı geliştirilme çalışmalarının ön sonuçları ABD’de açıklandı. Buna göre, aşı tedavisinden olumlu sonuçlar elde edildi." dedi.

İlaç, cerrahi ve botoks uygulamaları ile tedavi edilmeye çalışılan migren tedavisinde kalıcı ve yan etkisi en az olan uygulamalar üzerine çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Uludüz "Bu çalışmaların sonucunda migren ağrısı çeken hastalara enjeksiyonla CGRP maddesi verildiğinde ağrılarının geçtiği tespit edildi. Migren aşısı, seyrek atak yaşayanlarda atak sırasında, tekrarlayan ve sık görülen ağrısı olanlarda ise aylık olarak hastaya uygulanabilecek bir tedavi şeklinde olacak. Şu anda yapılan araştırmalara göre, aşı ayda bir yapılacak. Aşının, üç-altı ay ya da bir yıl etkili olabilmesi için çalışmalar devam ediyor" dedi. 

Aşının yakın zamanda kullanıma girmesi bekleniyor.