Ziyneti Kocabıyık - Yıldız ve Kaya Daşdemir çiftinin üçüncü çocuğu Esin Nergis, dünyaya geldiğinde her şey normal görünüyordu. Annesi problemsiz bir hamilelik geçirmiş ve hamilelik takiplerinde de hiçbir olumsuzluğa rastlanmamıştı. 

ANNEANNESİNİN DİKKATİ HAYATINI KURTARDI
Ancak doğduğu gün anneanne Songül Çakır, bebekte bir anormallik olduğunu söyledi. Ağlarken sesi az çıkıyor, dudakları morarıyordu. Tüm doktor ve hemşireler aileye evham yaptıklarını, Esin’in gayet sağlıklı bir bebek olduğunu söylese de Songül Hanım ikna olmadı. Onun ısrarı sonucu taburcu olmalarına bir saat kala bir yenidoğan uzmanı daha bebeği muayene etti. Gerçek ancak o zaman ortaya çıktı: Minik kızın kalbinin sağ ve sol kulakçığı arasında büyük bir delik, kapakta boydan boya bir yırtık ve her iki kalp kapağında yetmezlik vardı. Esin bebek, acilen yoğun bakıma alındı ve beş gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Doktorlar yaşı ve kilosu uygun olduğunda ameliyat yapmak üzere Esin bebeği taburcu ettiler.

BEŞ SENE RAHAT UYKU UYUYAMADILAR
Esin, bebekliğinden itibaren patlamaya hazır bir bomba gibiydi. Kalbindeki yapısal bozukluklar sebebiyle her an nefesi kesilebilirdi.  Bu arada rutin kontrolleri yapılıyordu ama ailesi ona bir şey olacak korkusuyla diken üstünde yaşıyordu. Diğer çocuklar gibi sokağa çıkıp hiç oynayamadı. Kardeşleri de ona bir şey olacağı endişesiyle Esin bebeğe, çok itinayla yaklaşıyordu. Esin her gün tansiyon ilacı alıyordu. 

KALP NAKLİNDEN KURTULDU

Nihayet beklenen gün geldi. Esin ameliyat olabilecek kiloya ulaştı. Yavrularını emanet edebilecekleri iyi bir cerrah arayışına giren Daşdemir ailesi, sonunda İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümünden Robotik Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Bakır’a ulaştı. üçük kızın kalbini kendi dokusuyla tamir eden Prof. Dr. Bakır, ameliyat sırasında bilinen delik ve yırtıktan farklı olarak bir delik daha tesbit ettiklerini söyleyerek “Anneannesi Songül Hanım’ın dikkati olmasa Esin’in durumu büyük ihtimalle gözden kaçacaktı ve ileride hem tamir şansını kaybedecek hem de belki kalp nakli gerekecekti. Bazen bu vakalar gözden kaçırılıp zamanında ameliyat edilemediğinde hastanın kalp nakli şansı dahi kalmıyor. Ben bu sebeple her çocuğun okul öncesi mutlaka basit bir kalp taramasından geçmesini ısrarla söylüyorum” diye anlattı.

Doğan her bebeğe eko yapılmalı
Doğuştan gelen kalp hastalıkları da artık kanser gibi ele alındığını belirten Prof. Dr. İhsan Bakır “Ne kadar erken teşhis edilirse o kadar iyi! Bu sebeple her bebeğe doğar doğmaz mutlaka bir EKO yapılmalı. Çünkü anne karnındaki kontrollerde gözden kaçabiliyor. Doğduktan sonra EKO yapılmadıysa, çocuk okula başlamadan hemen önce basit bir kalp taramasından geçirilmeli. Atlandığında çok sinsi ilerliyor ve olay kalp nakline kadar varabiliyor. Hatta bazen hastanın nakil şansı bile kalmayabiliyor”  dedi.

İLAÇ KULLANMASINA GEREK YOK
Doğuştan kalp bozukluklarında yaş ilerledikçe cerrahi şansının giderek azaldığını söyleyen Prof. Dr. İhsan Bakır  “Çünkü zaman geçtikçe kalp yoruluyor ve hem kalp hem akciğer çok hasar görüyor. Kalbi kendi dokusuyla tamir şansınız kalmıyor. Suni kapak kullanmak zorunda kalıyorsunuz, o da ömür boyu belli aralıklarla kapak değişimi ameliyatı anlamına geliyor. Ayrıca yabancı bir cisim olduğu için hastanın ömür boyu kan sulandırıcı kullanması gerekiyor” dedi.