ZİYNETİ KOCABIYIK

Gözün kırma kusurlarının tedavisinde yaklaşık 40 yıldır önemli gelişmeler yaşanıyor.  Birinci nesil lazerlerin ilk defa kullanıldığı 1983 yılından bu yana iyileşen uygulamalar, neredeyse mükemmele ulaştı. Bu konudaki en son gelişmelerden biri de 10 numaraya kadar miyopilerin düzeltilebildiği SMILE Lazer teknolojisi.

ENFEKSİYON RİSKİ DÜŞÜK
Bıçaksız lazer tedavilerinde bir devrim niteliğini taşıyan SMILE Lazer tekniğinin hastayı en güvenli ve en kısa sürede gözlükten kurtardığını söyleyen Türkiye Hastanesi Göz Sağlığı Merkezinden Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hanefi Çakır “Diğer lazer ameliyatı tekniklerinden farklı olarak gözde daha az kesi yapılarak uygulanan işlem, enfeksiyon riski çok düşük olduğu için son derece güvenlidir. Ayrıca flep kırışıklığı denen ve görme kalitesini düşüren durum SMILE lazerde yaşanmıyor. Özellikle yüksek miyoplarda oldukça iyi sonuçlar veren SMILE Lazer tekniğinde, bütün cerrahi basamaklar tek lazerle ve bıçaksız olarak uygulanıyor” dedi.

DAHA AZ YANMA, BATMA
SMILE Lazer tekniğinin üçüncü jenerasyon lazerin en gelişmiş yöntemi olduğunu anlatan Doç. Dr. Çakır “Önceki lazer uygulamalarında gözde 320 derecelik bir kesi yapılıyor ve korneanın içinden görmeyi bozan doku excimer lazer ile buharlaştırılıp yok ediliyordu. Yeni teknikle sadece 40-50 derecelik bir kesi yapılıyor ve aradan küçük bir parça çekilip çıkarılıyor. Böylece kornea yüzeyinde ve dış katlarında kesi olmadığı için kornea yapısı korunuyor. Bu özellik, SMILE Lazer tekniğinin oldukça güvenilir ve emniyetli olmasını sağlıyor. Bu sayede işlem sonrasında hastalarda daha az batma, yanma ve daha hızlı iyileşme yaşanıyor. Kapakçık açılmadığı için, kapakçığın kayma veya yer değiştirme riski bulunmuyor” diye anlattı.

NASIL UYGULANIYOR?
Çok yeni bir teknoloji olan SMILE Lazer cihazının Türkiye Hastanesi Göz Bölümü dışında İstanbul’da iki klinikte daha bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Çakır uygulamayı şöyle anlattı: Ameliyat öncesi detaylı bir göz muayenesi ve tetkikleri sonucu öncelikli olarak kişinin göz yapısının SMILE cerrahisine uygun olup olmadığı değerlendirilir. Kişinin gözlerini oynatmasını engelleyen bir vakum halkası yerleştirilmesi sonrası ortalama 22 saniye süren lazer uygulanır ve kornea içinde oluşturulan parçanın 2-4 milimetre olan bir kesiden dışarı çıkarılması ile birlikte işlem sonlandırılır.

KİMLER ADAY?
SMILE Lazer’in hamilelik ve emzirme döneminde olan kadınlar, 18 yaşın altındakiler, kollajen doku hastalığı olan ve göz numarası son bir sene zarfında değişen kişilere yapılamayacağını söyleyen Doç. Dr. Çakır, SMILE Lazer adaylarını şöyle sıraladı:
¥ 18 yaş ve üzeri kişiler,
¥ Son bir yıl içinde göz numarasında artış olmayan kişiler,
¥ Miyopi değerleri -1.00-8.00 dereceler arasında olan kişiler,
¥ Astigmatizma değerleri -5.00 derecenin altında olan kişiler,
¥ Genel göz ve kornea sağlık durumu uygun olan kişiler SMILE Lazer tekniği için uygun adaylar olarak değerlendirilmektedir.

150 BİN OPERASYONA İMZA ATTILAR
Türkiye’nin ilk tam teşekküllü göz merkezi olan Türkiye Hastanesi Göz Bölümü, aynı zamanda lazer ameliyatlarının da ilk defa yapıldığı merkez. Bugüne kadar yaklaşık 150 bin operasyonun yapıldığı merkezde teşhis ve tedavide son teknoloji ürünü cihazlar kullanılıyor. Merkezde katarakt cerrahisinden, gözün kırma kusurlarına, şaşılıktan retina hastalıklarına kadar birçok alanda tedavi yapılıyor.  Doç. Dr. Hanefi Çakır, Opr. Dr. M. Kadir Egemenoğlu, Opr. Dr. Emre Güler, Opr. Dr.Çolpan Ovalı, Opr. Dr. Erdinç Ceylan’dan oluşan güçlü ekip hastaların gözle ilgili bütün problemlerine yönelik tedavi veriyorlar.

LAZER TEDAVİSİ KALICI MI?
Lazer uygulaması yaptıranların üzerinde düşündüğü konulardan biri de göz bozukluğunun geri gelip gelmeyeceği. Miyop, astigmat ve hipermetropun genetik kusur olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hanefi Çakır “Göze ait bu genetik kusurlar 20 yaşına kadar artar; 20 yaşından sonra durur. Ama bu kural değildir. Travma, ameliyat ya da doğum gibi bazı durumlar, göz kusurlarını geri getirebilir. Lazerin etkisi de ömür boyu gitmeyebilir. Çünkü lazer genetiği değiştirmez. Eski jenerasyon lazerlerle numaranın geri gelme ihtimali yüzde 10 civarındadır. SMILE Lazer’de bu risk daha düşüktür” dedi.  

GÖZ DOKTORLARI NİÇİN GÖZLÜK TAKAR?
Lazer operasyon yaptırmak isteyen hastaların cevabını en çok merak ettiği soru “Göz doktorları niçin gözlük takıyor?” Bu soruyu Doç. Dr. Hanefi Çakır’a sorduk. Gözde kırma kusuru ile gelen hastalara ilk alternatif olarak lazer ameliyatı tavsiye etmediklerini söyleyen Doç. Dr. Çakır “Lazer ameliyatı bir seçenektir. Numarası çok yüksekse mesleği gözlük takmaya uygun değilse, kontakt lens kullanamıyorsa, canı gözlük takmak istemiyorsa kişi lazer ameliyat olabilir. Bunun dışında iki göz arasında çok büyük görme kusuru farkı varsa ona da lazer tavsiye ediyoruz. Ama normal şartlarda rahat gözlük takıyorsa onun cerrahi yaptırmasına gerek yoktur. Göz doktorları genellikle yaşa bağlı bozulmalardan dolayı gözlük takıyorlar. Zaten yakın kusurunda lazeri çok tavsiye etmiyoruz” dedi.

KATARAKT AMELİYATI İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER
Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi sonucunda görmenin bozulması durumu olan katarakt yenidoğan bir bebekten 80 yaşına kadar görülebiliyor. Yaşla birlikte görülme sıklığı artıyor. En çok yapılan göz ameliyatlarından biri olan katarakt ameliyatının bir aylık çocuktan 100 yaşına kadar herkese yapılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Çakır, kataraktla ilgili merak edilen konulara açıklık getirdi:

BELİRTİLER NELER?
¥ Yavaş yavaş azalan görme duyusu,
¥ Bakılan eşyalarda görüntünün kayması ve çift görme oluşması,
¥ Karanlıktan aydınlığa geçişte gözlerin kamaşması, aşırı ışıkta rahatsızlık duymak,
¥ Gazete okurken zorlanma,
¥  Renkleri tam olarak seçememek, renklerin solması ve sararması.

AMELİYAT NE ZAMAN YAPILMALI?
Ameliyata, hastanın gözündeki şeffaflığın bozulma oranına göre karar veririz. Genel yaklaşım, hastanın görmesinin yüzde 50’nin altına düşmesidir. Ama kataraktın tipine ve hastanın ihtiyaçlarına göre ameliyat zamanını ayarlamak gerekir. Mesela, öyle bir hasta grubu var ki, yüzde 70-80 görüyor ama ameliyat etmek gerekiyor. Çünkü normal ışıkta yüzde 80 olan görmesi, fazla ışıkta yüzde 40’ın altına düşüyor. O zaman ‘Ameliyat ol’ diyebiliyoruz.

İKİ GÖZ AYNI ANDA AMELİYAT EDİLEBİLİR Mİ?
İkisini birlikte yapmak doğru değil ama zaruret olduğu zaman yapılıyor. Mesela hasta çok yaşlı ise ve yeniden ameliyata girmesi riskliyse aynı anda yapılıyor. Ya da çocuksa yapılabiliyor. Ancak onun dışında eğer derecesi birbirine yakın kataraktsa araya en az bir hafta süre konmalıdır. Bunun dışında gözün biri 90 diğeri 30 ise yüksek numaraya yapıyoruz diğeri için bekliyoruz.  

KATARAKT TEKRARLAR MI?
Herkes öyle biliyor ve buna ikincil katarakt diyor. Ancak kataraktın yeniden ortaya çıkması mümkün değil. Çünkü biz o dokuyu alıyoruz. Bazı durumlarda ikinci bir müdahale gerekebiliyor. Bunun sebebi, ameliyatta merceği üzerine oturtabilmek için bıraktığımız zarın şeffaflığını kaybetmesi. Bu durumda yeni bir ameliyat yapmıyoruz; lazerle temizliyoruz.

EN SON METOT HANGİSİ?
Kataraktın tedavisi cerrahidir. Lazerle katarakt ameliyatında geleneksel olarak FAKO metodu kullanılır. Bu konudaki en önemli gelişme FAKO’ya femtosecond lazerin eklenmesidir. Femtosecond lazer kapsüldeki kesiyi yapıyor ve gözün içindeki merceği parçalıyor. Biz de onu ultrasonla kolay şekilde alıyoruz. Suni lens, göze yerleştirilmeden önce, tabii lensin göz içerisinde parçalanması gerekir. Bu parçalama işlemi de en rahat biçimde femtosecond lazer ile yapılabilir. Femtosecond lazer sayesinde doğal merceğin parçalanması esnasında çevre dokuya zarar verilmez.