ZİYNETİ KOCABIYIK

Türkiye’de her beş kişiden birini etkileyen KOAH, Covid-19 enfeksiyonun daha ağır geçmesine sebep oluyor.  Akciğerlerde bronş adı verilen hava yollarının tıkanmasına ve solunum güçlüğü, öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetlere yol açan kronik bir hastalık olan KOAH’ın koronavirüs enfeksiyonuna yakalanma riskini artırmadığını ancak yakalananlarda hastalığın daha ağır geçtiğini ve ölüm riskinin arttığını söyleyen TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, “Pozitif vaka sayısının arttığı şu günlerde KOAH hastaları ve yakınları, koronavirüs enfeksiyonundan korunmak için her zamankinden daha fazla dikkat etmeli. KOAH hastaları bu dönemde mümkünse hiç dışarı çıkmamalı, birlikte yaşadığı kişiler de KOAH’lı ise mesafe ve hijyen kurallarına çok dikkat etmeli”dedi.

ŞEHİRLİ DE KÖYLÜ DE RİSK ALTINDA

Çağımızın en önemli hastalıklarından biri olan KOAH’ın gelişiminde sigara kadar hava kirliliğinin de bu hastalığa davetiye çıkardığını dile getiren Prof. Dr. Arzu Mirici, bu hastalığın ortaya çıkmasının solunan havanın kirlilik miktarı ve süresi ile ilişkili olduğunu belirtti. Kirli havadan sadece büyük şehirlerde değil, köylerde yaşayan kişilerin de etkilendiğini ifade eden Prof. Dr. Mirici “Sigara en önemli faktör. Büyük şehirde fabrika ve işyeri bacalarından çıkan gazlar, egzoz gazları, kırsalda ise yemek pişirme ve ısınma amaçlı tezek yakılması KOAH’a sebep oluyor” diye açıkladı. 

KIRK YAŞ ALTINDA DA GÖRÜLÜYOR

KOAH’ın daha çok 40 yaş sonrası hastalığı olarak algılansa da erken yaşlarla da görülebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mirici, “Bu hastalığın ortaya çıkmasında solunan havanın kirlilik miktarı ve süresi ile ilişkisi var. Kirli bir havayı uzun süre soluma hâlinde hastalığın daha genç yaşlarda görülmesi beklenebilir. Ayrıca kişisel duyarlılık da önemlidir. Bazı kişiler daha erken hastalığa yakalanabilir” diye konuştu.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİN

KOAH’ın en basit açıklamasıyla bozulan hava kalitesine bağışıklık sisteminin verdiği cevap olduğunu belirten Prof. Dr. Mirci “Sadece akciğerlerin değil vücudun bütün organlarının etkilendiği sürekli bir hastalıktır. O yüzden bir taraftan daha temiz hava solumaya çalışırken bağışıklık sistemimizi de güçlü tutmamız gerekir. Bunun için yeterli ve dengeli beslenme, sağlıklı bir uyku süreci, yaşa ve bedene uygun egzersiz ile stresle başa çıkmayı öğrenmek gerekir” dedi. 

UZAKTAN TEDAVİ
Tele-Medicine uygulamaları devreye girmeli

Pandemi yüzünden daha önce kış aylarında çok nadir görülen yoğunlukta akciğer enfeksiyonu ile karşı karşıya kalındığını söyleyen Prof. Dr. Arzu Mirici, “Bütün sağlık çalışanları, bütün sistem bu hastalık için organize edildi ve en iyi şekilde sonuç almaya çalıştık. Bazı sağlık kuruluşlarının sadece pandemi hastalarını izlemesi sebebiyle; özellikle kanser ve KOAH gibi bazı akciğer hastalarının takiplerinde aksama olabileceği endişesini yaşadık. Bu süreçte KOAH hastalarını ilaçlarını ve tedavilerini aksatmamaları gerektiği konusunda uyarmak istiyoruz.  Bunlarla ilgili çalışmalar yapmak ve uzaktan sağlık (tele-medicine) uygulamalarını hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz” dedi.