Samandıra'ya yaptığı ziyarette basın mensuplarıyla sohbet eden Yıldırım, her cümlesi ayrı bir manşet oluşturacak açıklamalarda bulundu. Söze derbiden başlayan Yıldırım, "Bizi Galatasaray yenmedi, kendimiz mağlup olduk" derken, "Geçen sene de maç kaybettik. İkinci devrenin başında 10 puandan 4 puana inmişti fark. Ondan sonra ayağa kalktık" dedi. "Oyuncumuz kendini attırınca Galatasaray açıldı" ifadesiyle Alves'e olan sinirinin geçmediğini gözler önüne seren Yıldırım, "Galatasaray ve Konya maçındaki kırmızı kartlar haklı. Ama hakemlerin hataları oluyor. Galatasaray maçının ilk yarısında 3 tane sarı kart pozisyonu var. Hakem görmedi" diye konuştu. Galatasaray'ın başkan adayı Alp Yalman'ın kendisi hakkında yaptığı açıklamalara teşekkür eden Aziz Yıldırım, "Her zaman Galatasaray camiasından dostlarımız olmuştur. Seçim sona ersin ondan sonra konuşuruz. Kulüpleri birbirleriyle kavga ettirmeyi bırakın. Zaten ülkede sıkıntılar var. Bunlara destek olmamız lazım. Hepimizin aklı selim düşünmemiz lazım. Kavga etmeye gerek yok" dedi.

Gereksiz konuştu

Teknik direktör değişikliği bekleyenlerin hayal kurduğunu dile getiren Yıldırım, "Hiç arada antrenör göndermedim. Hep sene sonunu bekledim. İsmail hoca benim çocuğum. Sonuna kadar burada kalacak. Gereksiz şeyleri konuşuyor. Onunla telefonda görüştüm. Konuşmasına özen gösterecek. Haddini bilmek açıklaması talihsiz oldu" vurgusunu yaptı. Yıldırım medyaya da "Spor basınındaki baronlar bıraksınlar artık bu işi. Bizim de bırakmamız gerekirse biz de bırakırız. O baronlar kahvelerde oturup haber üretmesinler" göndermesinde bulundu. Alves'e verilen para cezasının 50 bin değil 30 bin avro olduğunu da söyleyen Aziz Yıldırım, "Toplantıda bu rakamları telaffuz ettik ama hukukçulara danıştık. Talimat gereği Alves'e 30 bin, Bekir'e 20 bin avro ceza verdik" dedi.

Beşiktaş'a gönderme

Aziz Yıldırım, "Konya maçında Kuyt'a yapılan bir hareket var o da kırmızı karttı ama hakem vermedi. Galatasaray maçında Emenike'nin pozisyonu da net penaltıydı. Bilmiyorum nasıl olacak. Susarak bekliyoruz" derken "Elle atılan goller var" ifadesiyle Beşiktaş'a da göndermede bulunmaktan geri kalmadı. Voleybol maçındaki tezahüratların kendisini ilgilendirmediğini belirten Başkan Yıldırım, "Söyler söyler dururlar. Artık stada giremiyorlar" derken takımın performansından kendisinin de memnun olmadığını itiraf etti. Yıldırım, "Takım beklenenin altında kaldı. Ben memnun değilim. Ama geçen sene de memnun değildim" diye konuşurken, "Bu kadro çalışınca rayına oturur. Yavaş yavaş oturacak. Yine biz şampiyon olacağız. Rahat olun" ifadesini kullandı.

Orman samimi değil

Beşiktaş'la yaşadıkları stat krizini değerlendiren Aziz Yıldırım, "Ben hapisten çıkınca Fikret Orman'la konuştuk. Galatasaray da veriyor dedi. Ben de Galatasaray'la anlaşın biz de aynı anlaşmaya imza atalım dedim. Şimdi ikide bir de çıkıp kimse stadını vermiyor diyorlar. Bu sene de kabul edemeyeceğimizi söyledik. Şimdi bizi suçluyorlar. Sen en baştan Olimpiyat Stadı'nda oynayacağım dedin. Oradaki şartları bilmeliydin" dedi.

Kiğılı'ya kırgınım

Yönetimden ayrılan Abdullah Kiğılı'yla her hangi bir tartışma yaşamadıklarını belirten Aziz Yıldırım, "Ben müdürü görevden aldım. Çünkü görevini yapmıyordu. Formalar çıktığı zaman o işinin başında olmalıydı. Benim bu kulüpte imza yetkim yok ama Abdullah Bey'in 100 milyon liralık imza yetkisi var tek başına. Yanında çalışan biri için benim kalbimi kırdı. Bunu burada konuşamam ama Abdullah Beye kırgınım" diyerek sözlerini bitirdi.

Başkan sahaya indi 

Başkan Aziz Yıldırım, Gençlerbirliği maçı hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe'nin dünkü idmanı öncesi teknik heyet ve futbolcularla bir araya geldi. Yıldırım gerçekleştirdiği sohbet toplantısında "Futbola odaklanın, kazanmaya bakın. İyi futbol oynuyorsunuz ama önemli olan gol atmanız, skor elde etmeniz, size güveniyorum" ifadelerini kullandı. Kurmayları Mahmut Uslu, İsfendiyar Zülfikari, Selim Kosif ve Yalçın Haker'le birlikte idmanı izleyen Yıldırım, çalışma sonunda ise İsmail Kartal'la konuştu ve tecrübeli hocaya moral verdi. Aziz Yıldırım, Hasan Ali'yle de kısa bir sohbet yaptı.
 M. Emin ULUÇ