BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oyun bozabilmek!

Oyun bozabilmek!

12 Eylül İhtilal döneminin Genelkurmay Harekât Başkanı Korg. Haydar Saltık, bir gün ülkenin önemli iş adamlarından biriyle görüşürken der ki:



12 Eylül İhtilal döneminin Genelkurmay Harekât Başkanı Korg. Haydar Saltık, bir gün ülkenin önemli iş adamlarından biriyle görüşürken der ki: - Yurt dışındaki bankalarda iş adamlarının ne kadar paraları olduğunu biliyoruz. Bu paraları nasıl geri getiririz? Çünkü, hazinede para yok! İş adamı biraz düşünür ve dertleşmenin fırsatını dostça yakalamış iken başlar anlatmaya; - İş adamına bu ülkede tüyü yolunacak kaz gibi bakıldığı müddetçe, hiç kimse parasını getirmez... Neden getirsin ki? Önce bu ülkede iş adamına bakışı değiştirmek lazım! * -Nasıl? diye soran Saltık Paşaya iş adamı; - Çünkü, yıllarca çalışıp kazandıklarıyla insanlar fabrika yaptı, sağ-sol uğruna işçiler çalıştıkları ve evlerine ekmek götürdükleri fabrikaları yaktılar... Sendikalar çanak tuttular... Grevlere gittiler, aylarca fabrikasını çalıştıramayan fabrikatör neden parasını burada tutsun? Neden paralarının yanmasına müsaade etsin? Saltık Paşa bir kahve söyler... İş adamı anlatmaya devam eder; -Sermaye düşmanlığına son verilmeli. Bakış değişmeli... İş adamına, Maliye; vergi kaçıran, Emniyet; potansiyel suçlu, Belediyeler; yolunacak kaz, Bürokrat; hain gözüyle bakıyor... Bu bakış açısı değişmediği müddetçe ben soruyorum iş adamı parasını bu ülkeye neden getirsin? der... * İş adamı o döneme ait bu hatırasını anlattıktan sonra Saltık Paşaya bir teklifte bulunur; - İş adamının pasaportu yok, üzerinde döviz yakalansa hapse atılıyor... Nasıl ticaret olacak, hazine nasıl dolacak? Ve Saltık Paşa bütün bu sözleri dinler, not eder... Durumu üstleriyle paylaşacağını söyler ve düzeltileceğine dair söz verir... Nitekim, merhum Turgut Özal bunların hepsini bir gecede çözerken, ardındaki askeri desteği de unutmamak lazım... İş adamı dostum bu hatırasını anlattıktan sonra dedi ki; -Bir devlet; tüm güçlerin birlikteliği ile yürütülür ve çağı yakalar... Birbirleriyle savaşarak süper güç olan bir ülke tanımıyorum... Ata koş deniliyor ama herkes bir tarafından tutuyorsa, sonra da ‘neden koşmuyorsun?’ denilerek hesaba çekiliyorsa, ya da ‘bu at yerinden kımıldamıyor!’ diye şikâyet ediliyorsa kimsenin ağlamaya hakkı yoktur! * Ve ekledi; -İşte bugünün sorunu da budur! Herkes ‘Kaptan’ olmak istiyor. Kimse kendi görevini yapmıyor ve kimse kendine çizilen sınırlar içerisinde kalmıyor... Kendi işi yerine başkalarının işini yapıyor ve kafa yoruyor... İş adamı dostu dinledikten sonra anladım ki; ‘herkes ya bir oyun kurmak ya da oyun bozmakla’ meşgul! Oysa bütün kirli oyunları bozan ‘oyun bozucu’ güce herkes teslim olsa, hiç kimse bu durumlara düşmeyecek!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT