ABDULLAH RAZÎ

Abdullah Râzî (Ebu Muhammed) Hadis ve islam âlimi
A- A+

Evliyanın büyüklerinden. Künyesi, Ebu Muhammed olup, ismi Abdullah bin Muhammed bin Abdullah bin Abdurrahman eş-Şa’rânî’dir. Aslen Reylidir. Fakat Nişabur’da doğmuş ve orada yetişmiştir. Ebu Muhammed künyesi ile tanınmıştır. Çok zor riyazetler çekmiştir. Çok hadis-i şerif ezberlemiş olup, hadis ilminde kuvvetli bir âlimdir. 310 (m. 922)’de vefat eden Abdullah Harraz ile karıştırılmaktadır. 353 (m. 964) senesinde vefat etmiştir.

Abdullah Râzî; Nişabur’da Ebu Osman Hirî’den, Horasan’da; Muhammed bin el-Fadl el-Belhî, Yusuf bin Hüseyin er-Râzî ve Ebu Ali el-Cürcânî’den, Irak’ta; el-Cüneyd bin Muhammed, Ruveym bin Ahmed ve Semnun bin Hamza’nın derslerine devam etmiş, onlardan ilim ve edep öğrenmiştir.

Muhammed bin Hüseyin şöyle anlatır: “Abdullah Râzî, kusurlarını bilen insanlar, neden doğru yola dönmezler?” şeklindeki bir soruya şu cevabı verdi: “Çünkü onlar ilimleriyle övünüyorlar. Fakat ilimleriyle amel etmiyorlar, zahirle uğraşıyorlar. Bâtının edebleri ile meşgul olmuyorlar. Bunun için Allahü teâlâ bunların basiret gözlerini kör etti. Doğruyu göremez hâle getirdi. Böylece azaları da ibadet yapamaz oldu. Bundan dolayı yanlış yola bağlanıp kaldılar.”

Bir zat Abdullah Râzî’ye; “Bana bir dua öğret de okuyayım.” deyince, ona şu duayı okumasını söyledi: “Ey Allah’ım! Bize marifetin hakikatini ihsan et! Seninle aramızdaki hareketlerimizi, emirlerine göre düzeltmemizi sağla! Sana hüsn-i zanda bulunmamızı ve her iki âlemde bizi sana yaklaştıracak amelleri yapmamızı nasip et!”

Abdullah Râzî buyurdu ki: “Arif, ibadet ve amelinde, kulun rıza ve beğenmesini değil, yalnız Allahü teâlâ’nın rızasını düşünür.”
“Marifet, Allahü teâlâ ile kul arasındaki perdeyi kaldırır.”
“Hâlinden şikâyet ve gönüldarlığı, marifetin azlığından gelir.”
“Allahü teâlâ ile kul arasındaki perde olan şey dünyadır.”
“Kullar arzularına, ancak Allahü teâlâ’nın ihsanıyla kavuşabilirler.”
“Dünyadan yüz çeviren kimse, Allahü teâlâ’nın emrettiği işlerle meşgul olur.”
“Sabrın alameti, şikayeti terk ve kendisine gelen belaları gizlemektir.”
“Marifet, delilî ilim, bildiği ile amel ve yapmış olduğu amelin kusurlarından dolayı korkmaktır.”
“Susmasını bilmeyen kimse boş konuşur.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası