Kanunî Sultan Süleyman döneminde yaşamış önemli Osmanlı âlimlerinden ve şairlerinden biri olan Abdullah Niyazî Efendi, aslen İranlıdır. Şiirlerinde kullandığı Niyazî mahlasıyla tanınır. 936 (m. 1530) yılında İstanbul'da vefat etmiştir.
İran'da Arap dili ve aklî ilimler (mantık, felsefe vb.) üzerine derinleşen Abdullah Niyazî Efendi, tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'a gelmiştir. Yavuz Sultan Selim döneminde kendisine devlet bünyesinde görevler verilmiş, Kanunî döneminde de itibarını sürdürmüştür.
Abdullah Niyazî Efendi'nin en meşhur yönlerinden biri, edebî mahareti ve ebcet hesabı ile tarih düşürme sanatındaki ustalığıdır.
Eşsiz Kaside: Rodos Adası'nın fethinden (1523) sonra Kanunî Sultan Süleyman'a sunduğu 60 beyitlik kaside büyük takdir toplamıştır.
Sanatın İnceliği: Bu kasidenin her beytinde; bir mısra Sultan Süleyman'ın tahta geçişine, diğer mısra ise Rodos'un fethine tarih düşecek şekilde kurgulanmıştır.
Abdullah Niyazî Efendi; uzun boylu, güzel yüzlü, ağırbaşlı ve vakar sahibi bir kimse olarak tavsif edilir. Sohbetlerindeki tatlı dili ve nezaketiyle çevresinde sevilmiştir. Şiir söylemedeki kabiliyetinin yanı sıra, kapalı ve zor anlaşılan söz sanatı olan "Muamma" üzerine de uzmandı. Yazdığı muamma risalesinde her kaideyi "Selim" ismini örnek vererek açıklamıştır.
Âlim ve müellif kimliğiyle şu eserleri kaleme almıştır:
Metali Şerhi Haşiyesi: Seyyid Şerif Cürcanî'nin eserine yazdığı ilmî şerh.
Risale-i Muamma: Bilmece ve kapalı ifadeler sanatına dair rehber eser.
Kafiye Şerhi: Nahiv (gramer) ilmi üzerine hazırladığı çalışma.
Abdullah Niyazî Efendi'nin bizzat kendi el yazısıyla kaleme aldığı Rodos Kasidesi'nin orijinal nüshası, tarihçi Mecdî Efendi tarafından da bizzat görülüp onaylanmıştır.