Son devrin kıraat âlimi. 1327 (m. 1909) yılında Hendek’te doğdu. 7 yaşında hafız olan Gürses hoca, hafızlığını İmam-hatip olan ve “beni zorlamasaydı hafız olamazdım.” dediği babasının yanında tamamlamıştır. Daha sonra Hendek’te Abdurrauf hocadan tâlim dersleri aldı. 1353 (m. 1934)’te İstanbul’a gelip Üsküdar’da Selimiye hatibi ve hafız Fehmi Efendi’den kıraat dersi aldı. 1938’de Edirnekapı Mihrimah Camii’ne imam olarak atandı.
40 yıl cami imamlığı ve Kur’an-ı Kerim muallimliği, emekli olduktan sonra da Haseki Eğitim Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim kıraati muallimliği yaptı. Kur’an-ı Kerim ve mihrap hizmetinde geçen 40 yılı “geldi geçti bir gün gibi.” diye anlatırdı. 1974 yılında İstanbul’da düzenlenen İslam Konferansı Örgütü’nün Dışişleri Bakanları Toplantısında tüm meşhur kıraatlardan örnekler sergileyerek okuduğu aşr-ı şerif ile katılanları büyüleyen ve unutulmaz bir Kur’an-ı Kerim ziyafeti veren Hoca Efendi, kıraat ilminde bir mertebe olan “Aşere Takrip Tayyibe”de dünyanın en gözde hocaları arasında yer alıyordu.
İmam-hatiplik yaptığı camilerde aynı zamanda Kur’an-ı Kerim dersleri de veren ve binlerce talebeyi okutan Gürses hoca “Kur’an-ı Kerim gaflet ile okunmayacak. Okuyan kimse uyanık olacak, dinleyen de öyle olacak. O zaman tesiri başkadır.” derdi. Tayyibetü’n-Neşr adlı manzum eseri her yönüyle okutarak talebe yetiştirmiş ve ömrünü Kur’an-ı Kerim hizmetlerine, talebelerine vakfetmişti. Mihrapta, minberde, kıraat ilminde bu vazifeyi vakarıyla temsil etmişti. Kendi örnek kişiliği, ahlâkı, fazileti ve vakarıyla imamet mesleğinin zirvesine ulaşmış bir zattı.
Yetiştirdiği öğrencilerin işinin ehli olmasına azami dikkat gösterir, Kur’an-ı Kerim’in izzetine ve mihrabın şerefine itina gösterirdi. Nitekim bir toplantıda “Buradan sesimi bütün Türkiye’ye duyurmak ve şöyle söylemek isterim: Ey imam ve hatipler! Ehil olmadan o makama geçmeyin.” diyerek bu hassasiyetini ifade etmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1976 yılında açılan Haseki Eğitim Merkezi’nde aşere-takrip dersleri vermeye başladı. Kıraat ilminin yayılması için kıraat âlimlerini aramış, bulmuş ve bu insanları bir araya getirmek suretiyle bu ilmin devam etmesini sağlamıştır.
Abdurrahman Gürses hocanın en önemli özelliklerinden biri onun dünyaya rağbet etmeyen, insanların elindekilere bakmayan ve önce Kur’an-ı Kerim’in izzetini düşünen biri olmasıdır. Önünde ders okuyacak olan öğrencilerinin heyecanlandığını görünce; “Daha başlarken şaşıracağınızı düşünmeyin; okuyacağım diye başlayın, çekinmeyin.” diyerek onlara moral ve güven telkin ederdi. 1420 (m. 10.08.1999) tarihinde Hakk’ın rahmetine kavuştu. 40 yıl imamlığını yaptığı Bayezid Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra caminin bahçesinde toprağa verildi.