Hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebü’l-Abbas olup ismi Ahmed bin Abdurrahman bin Ahmed bin Muhammed bin Ahmed bin Muhammed bin Kudame el-Makdisî es-Salihî’dir. İbnü’ş-Şeyh Ebu Ömer, Şeyhülislam, Kadılkudat diye de bilinir. Baba ve dedeleri âlim, kâmil, salih kimselerdi. Ahmed bin Abdurrahman el-Makdisî, 651 (m. 1253) senesi Şaban ayında doğdu. 689 (m. 1290) senesi Cemaziyelevvel ayının onikisine rastlayan Salı günü Şam’da vefat etti. Kasiyun denilen yerde, baba ve dedelerinin yanına defnedildi. Cenazesinde vali, devlet erkanı, kadılar ve halktan çok sayıda kişi hazır bulundu.
Ahmed bin Abdurrahman el-Makdisî önce babasından, daha sonra diğer âlimlerden hadis-i şerif dinledi ve fıkıh ilmini öğrendi. Babası hayatta iken, onun izniyle genç yaşında kadılık vazifesine yükseldi. El-Berzalî onun hakkında; “O, Cebel’de hatip ve Kadılkudat (Başkadı) idi. Medreselerde müderrislik yaptı. Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendi. Fazilet sahibi, hafızası kuvvetli, anlayışı yüksek, güzel ahlâk sahibi bir zattı. Cesaretiyle meşhur oldu. Otuz yaşına basmadan kadılık vazifesine yükseldi ve bu vazifeyi başarı ile yürüttü.” demektedir.
El-Yunînî de onun için; “Ahmed bin Abdurrahman, El-Camiu’l-Muzafferî’de vaaz-ü nasihat eder, Şam Camii’nde Hanbelî fukahasına ders verirdi. Vakıfları korurdu. Bulunduğu yerde yaptığı güzel işlerle methedildi. Dinimizdeki fıkıh meselelerinin inceliğini iyi bilirdi. Aynı zamanda iyi ata biner, iyi silâh kullanırdı. Gazalarda çok kahramanlıkları görüldü. Çok hac etti.” demektedir.
Başka âlimler ise onun hakkında; “Ahmed el-Makdisî, Sefh’teki el-Eşrefiye hadis külliyesinde ders verdi. Sultan el-Melikü’l-Mansur ile birlikte Trablus’un fethinde bulundu. Heybetli bir görünüşü vardı. Ahlâkı güzel, zeki, dersleri çok tatlı, hafızası son derece kuvvetli, ilimde yüksek derecelere kavuşmuş bir zattı.” dediler.