AMİDÎ, Ebü'l-Feth

Abdülvahid bin Muhammed el-Âmidî Fıkıh âlimi
A- A+

Fıkıh âlimi. Künyesi, Ebü’l-Feth olup; ismi, Abdülvahid bin Muhammed el-Mahfuz bin Abdülvahid et-Temimî el-Amidî’dir. Lakabı ise Taceddin’dir. Abdülvahid el-Amidî, 550 (m. 1155) yılında Amid’de (Diyarbakır’da) vefat etti. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Abdülvahid el-Amidî, babası Kadı Ebu Nasr Muhammed, Şeyh Ahmed Gazalî ve başka birçok âlimden ilim öğrendi. Çeşitli yerlerde ve Amid’de (Diyarbakır’da) kadılık yaptı.

Abdülvahid bin Muhammed’in Gurerü’l-Hikem ve Dürerü’l-kelim min kelami Ali bin Ebu Talib ve Cevahirü’l-kelam fî şerhi’lhükmi ve’l-ahkâm min kıssati Seyyidi’l-En’am aleyhissalatü vesselam isimli eserleri vardır.

Gurerü’l-Hikem ve Dürerü’l-kelim min kelami Ali bin Ebu Talib adlı eserinde, Hazreti Ali’nin buyurdukları veciz sözleri toplamıştır. Bu eserden bazı bölümler:

Hazreti Ali buyuruyor ki: “Doğruluk vesiledir, affetmek fazilettir. Cömertlik iyi huydur, şeref meziyettir. Kararlı olmak metadır (Sahip olunan maldır), kararsız olmak ise zayi olmaktır. Vefakârlık fazilet, sevgi rahmettir. İsmet, nimet, ihsan ise fazilettir. Akıl ziynet, ahmaklık çirkindir. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İnsaf rahatlık, şer küstahlıktır. Cömertlik riyaset, mülk siyasettir. Emanet imandandır, güleryüzlülük ihsandır. Fikir gerçeği gösterir. Doğruluk kurtarır, yalan felakete sürükler. Kanaat insanı zengin yapar, zenginlik azdırır. Fakirlik unutturur. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaktır. Haset yıpratır, nefret çökertir.”

“Yakîn ibadet, iyilik efendilik, şükür ziyadelik, fikir ibadet, aza kanaat züht sahibi olmak, işler tecrübe ile olur. İlim anlamakla, anlamak zeka ile, fetanet basiretle, düşünce rey ile (görüşle), görüş fikirle, muvaffakiyet azimkârlıkla, azimkârlık tecrübe ile, fazilet güçlüklerle, sevap meşakkat ile olur.”

“Kendini beğenmek helak olmak, riyakârlık şirk koşmak, cehalet ölüm, tembellik ziyandır. Şehvetler afet, lezzetler ifsattır.”

“Akıllı kimse, günahlarını tövbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.”

“İlim; güzel bir miras, umumî bir nimettir, insaf, ihtilafı giderir, ülfeti getirir.”

“Adalet; imanın başıdır, ihsanın birleştiği noktadır ve imanın en yüksek mertebesidir.”

“Âlim; sözü, işine uygun olandır. Âlim ilme doymaz.”

“Takva sahibi kimse, nefsi nezih, ahlâkı yüce olandır. Züht sahibi olmak, takva sahibi olan kişilerin ziynetidir, gece ibadeti yapanların tabiatıdır. Takva sahibi olmak ise, dinin meyvesi, yakînen inanmanın alametidir.”

“Hikmet; akılların bahçesi, ermişlerin mesiresidir (gezinti yeridir).”

“Akıllı; şehvetten uzaklaşan, ahireti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyacı kadar ve hüccetle konuşur, sadece ahiretinin ıslahı için çalışır. Akıllı, günahlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik günahları siler, kalblere sevgi eker.”

“Cahil; dayakla uslanmaz, nasihatlardan payını almaz.”

“İlim; insanı akla götürür, kim ilim öğrenirse akıllanır. İlim; nefsi, ruhu ihya eder (diriltir). Aklı aydınlatır, cehaleti öldürür.”

“Zulüm; ayakların kaymasına, nimetin zevaline, milletlerin helakine sebep olur.”

“Allahü tealadan başka her şeyden uzaklaşmak, ermişlerin ibadetidir.”

“Müminin gerçek sevgisi, buğzu, bir şeyi alması, yapması ve terki, Allahü teala için olur.”

“Kâmil Mümin gizli şükreder, belaya karşı sabreder, ümit hâlinde iken bile korkar.”

“Güzellik sevap güzelliğidir, elbise güzelliği değil.”

“Akıllı kimse, Rabbine ibadetle, nefsin arzusuna karşı gelendir. Cahil kimse, mâsiyet (günah) işleyerek nefsin arzusuna uyandır.”

“Allahü tealaya vuslat (erişmek), insanlardan uzak durmakla olur.”

“İlim, hikmet semeresidir (meyvesidir).”

“İhtiraslı kimse, bütünüyle dünyaya malik olsa dahi fakirdir.”

“Doğruluk, İslam’ın direği, imanın desteğidir.”

“Allahü teala için cömertlik, mukarrebînin (ermişlerin) ibadetidir.”

“Allahü tealanın azabından korkmak, müttekîlerin nişanıdır.”

“Günahlardan sakınmak, tövbekârların ibadetidir.”

“Dinin esası, emaneti yerine vermek, sözünde durmaktır.”

“Haset eden daima hastadır, cimri insan, daima fakirdir.”

“Cennet en hayırlı mal, Cehennem ise en kötü barınaktır.”

“Fazla başa kakma, nefret ateşini körükler.”

“Kanaatkâr olmak, boyun eğme zilletinden daha hayırlıdır.”

“İyilik, zincirden bir bağ olup, onu ancak teşekkür veya mükâfatlar çözebilir.”

“Mümin, nimetle hata arasında olup, nimete yalnız şükür ve istiğfarla erişilir.”

“Öfke anındaki yumuşaklık (hilm), zalimlerin gazabından korur.”

“Olgunluk üç şeyde gereklidir: Musibetlere sabır, isteklerde iktisat ve isteyene yermektir.”

“Yumuşaklık, durulmayı çabuk sağlar ve zor olan şeyleri kolaylaştırır.”

“Âlim, cahili hemen tanır, çünkü daha önce o da cahildi. Cahil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.”

“Muvaffakiyet ve başarısızlık, nefis ile mücadele etmektedirler. Hangisi galip gelirse, ona hâkim olur (tesiri altına alır).”

“Mümin, daima günahlardan kaçınır, beladan korkar ve Rabbinin rahmetini talep eder.”

“Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.”

“İman ve hayâ, biri diğerinden kopmayan bir bütündür.”

“İman ve ilim, ikiz kardeş ve birbirinden ayrılmayan arkadaş gibidir.”

“İman bir ağaç gibi olup; kökü yakîn, dalı takva, nuru hayâ, meyvesi cömertliktir.”

“Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.”

“Arif; kendini bilen, nefsini Allahü tealadan uzaklaştıracak her şeyden temizleyendir.”

“Şehvet, bukağılı sağlam demir zincirdir, bunun en iyi ilacı sabırlı olmaktır.”

“Ahmaklık, dermanı bulunmayan bir dert, şifası olmayan bir hastalıktır.”

“Allahü teala için kardeş olanların sevgisi, sebebi daim olduğu için devam eder. Dünya için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için kısa sürer, bir an gelir son bulur.”

“Akıllı kimse; bu günü, dünkü gününden hayırlı olandır. Şakî; hâline aldanan, emellerinin aldatmasına kanandır. Leim (alçak); değerinin üzerine çıkınca, eski hâlini inkâr edendir.”

“Allahü tealaya yaklaşmak, O’ndan istemekle, ahirete yaklaşmak dünyayı terk etmekle, dünyanın fani olduğunu, sen onunla kalsan bile, onun sana kalmayacağını bilmekle olur.”

“Dünya, itaat göstermeye değmeyecek kadar küçük ve hakirdir.”

“Doğruluk, sevimli olanlarda ziynet, üzüntülü olanlarda metadır.”

“Büyük ihsan, dostunun hatasını doğruya çevirir, düşmanın doğruluğunu da hataya çevirir.”

“Cahil kusurunu anlamaz, yapılan nasihati kabul etmez.”

“Mahrum ettikten sonra vermek, verdikten sonra mahrum etmekten daha güzeldir.”

“Zaman, bedenleri yıpratır, emelleri yeniler, eceli yakınlaştırır, dilekleri uzaklaştırır.”

“Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikreder, baktığı vakit de ibret alır. Kendisi amel etmeksizin Allahü tealanın yoluna çağıran kişi, oksuz yaya benzer.”

“Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır.”

“Zenginliklerin en hayırlısı, Allahü teala ile iktifa etmektir. Allahü tealadan başkasıyla yetinmek, en büyük fakirlik ve şakîliktir.”

“İlmin sonu yoktur. Her ilimden, güzel olanını alınız.”

“Cömertlik ve cesaret, şerefli maksatlar olup, Allahü teala hazretleri bunları sevdiği ve denediği kişilere ihsan eder.”

“Sıkıntıya karşı sabretmek, bolluk anındaki afiyetten daha efdaldir.”

“Akıl, nimetlerin en büyüğü, dünya ve ahirette şereflerin en yücesidir.”

“Şerefli insan, azarlandığı vakit kızar, yumuşak davranıldığı vakit yumuşar. Şerefsiz insan ise yumuşak davranışa sert çıkar ve sert davranana karşı da yumuşar.”

“Sükut, sana vakar kazandırır ve seni özür dileme zahmetinden kurtarır.”

“İhtiras, gafillerin kalbinde şeytanların sultanıdır.”

“Hikmet, her Müminin kaybettiğidir, onu münafıkların ağzında olsa dahi alınız.”

“İnsandaki cahillik, vücudu yiyen haşereden daha tehlikelidir (zararlıdır).”

“Sa’id kimse, azaptan korkarak inanır ve sevap niyaz eder.”

“Hasetçilerin en ehveni, haset ettiği kişinin elindeki nimetlerin yok olmasını ister.”

“İlim, insanı Allahü tealanın emrettiği şeylere götürür, züht ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.”

“Mal, dünyada sahibine ikramda bulunan bir dost gibi olsa da, Allahü tealanın huzurunda ona ihanet eder.”

“Korkaklık, ihtiras ve cimrilik, Allahü tealaya karşı kötü zannın bir araya getirdiği kötü arkadaşlardır.”

“Mal, harcandığı kadar sahibine ikramda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihanet eder.”

“Fakih öyle biridir ki, insanları Allahü tealanın rahmetinden ümitsizliğe düşürmez ve onları Allahü tealanın rahmetinden yüz çevirtmez.”

“Âlim, öyle biridir ki, insanları Allahü tealanın rahmetinden dolayı ümit kapısından menetmez ve Allahü tealanın mekrinden emin olmamalarını sağlar.”

“Mal ve çocuklar, dünya hayatının ziynetidirler. Salih amel de, dünyadan ahirete götürülen mahsuldür.”

“Cömertlik, güzel methiyeyi, mal sevgisi üzerine tercih etmektir.”

“Allahü tealanın rızası için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha merhametlidir.”

“Amel eden cahil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona, ihtiyacından uzaklaşmaktan başka bir şey kazandırmaz.”

“İnsan, sözü ile tartılır veya işi ile değerlendirilir. Seni ziynet yönünden ağır getirecek şeyi söyle ve kıymetini arttıracak işi yap.”

“Yalancı, sözünde suçludur, isterse delili kuvvetli ve ağzı laf yapan biri olsun.”

“İnsanlar dünyanın çocuklarıdır, çocukta, yaratılış itibarı ile ana sevgisi vardır.”

“Mümin; yakındır, hazırdır, yakîn ve takva sahibidir. Münafık ise; küstahtır, yaltaktır, aptaldır ve şakîdir.”

“Kötü iki arkadaş arasındaki konuşma, ya çoktur veya azdır. Çoğu, zaman öldürücü azı ise yorucudur.”

“İstişare sana rahatlık, başkasına yorgunluktur.”

“Zikir; aklın yoldaşı, kalbin kandili, rahmetin inmesine vesiledir.”

“Halim olanın ilk mükâfatı, bütün insanların ona düşmanına karşı yardımcı olmalarıdır.”

“Dünya Müminin hapishanesi, ölüm hediyesi, Cennet de varacağı yerdir.”

“Dünya kâfirin Cennet’i, ölüm korkulu rüyası, Cehennem de varacağı son duraktır.”

“Allahü tealaya taatle uğraşmak en kârlı iş, doğru konuşan dil ise, en güzelidir.”

“Gaddarlık, herkes için kötü bir şeydir. Şan, şeref sahibi ve büyük zatlar için daha çirkindir.”

“Vefakârlık, emanetin ikiz kardeşidir ve kardeşliğin süsüdür.”

“Takva, dini ıslah, nefsi muhafaza eder ve mürüvveti süsler.”

“Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet’i a’lâya göz dikendir.”

“Sabır en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır.”

“Kalblerin gafletine, gözlerin uyanık olması fayda vermez.”

“Müttekî, günahlardan uzak durandır.”

“Sıkıntıya düşmeden önce emniyet tedbirini alan kimse, ayağını sağlam yere basmış olur.”

“İtaat halkın Cennet’i, adalet devletin Cennet’idir.”

“Sabır, insanın başına gelene katlanması demektir. Onu kızdırana karşı da kendisine hâkim olmaktır.”

“Korku kaderi değiştirmez, yalnız sevabın yok olmasına sebep olur.”

“İhtiras, rızkı arttırmaz.”

“Kârlı olan, dünyayı ahiretle değiştirendir.”

“İnsanlar, bir sayfadaki resimler gibidir, her katlamada biri ortaya çıkar.”

“Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz, bütün malını mirasçılara vermeye razı olur.”

“Mal, sahibini dünyada yükseltir, ahirette alçaltır.”

“Şehvet (nefsin istekleri), öldürücü afettir, bunun en iyi ilacı, sabırlı olmaktır.”

“Haset, bir dert ve hastalık olup, haset eden veya olunan helak olmadıkça çaresi bulunmaz.”

“Günahlar birer dert olup, devası istiğfardır.”

“Hadis-i şerifte de buyurulduğu üzere ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, haset de iyilikleri yok eder.”

“Sabır iki kısımdır: Sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek.”

“Sabır, en güzel iman kisvesi ve insanların en şerefli ahlâkıdır.”

“Şek (şüphe), yakîni bozar, imanı yok eder.”

“Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir.”

“Tul-i emel, serap gibidir, bunu gören aldanır.”

“İyiliği tamamlamak, yeniden başlamaktan daha hayırlıdır.”

“Kendi nefsinden razı olan, aldanmıştır. Ona güvenen, mağrur ve yolunu şaşırmıştır.”

“Gerçek dost, ayıbını görüp nasihat eden, gıyabında seni koruyan ve seni kendisine tercih edendir.”

“Ahmaklık; her şeyi fuzuliymiş gibi hiçe saymak ve cahil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.”

“Allahü teala için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve ibadetlerinde yardımcı olandır.”

“İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.”

“Fazilet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemaliyet ve hayırlı işlerle olur.”

“Takva sahibi kişilerin nefisleri tok, şehvetleri ölü olup, güler yüzlü, hazin kalblidirler.”

“İslamiyet, teslimiyettir. Teslimiyet, yakîndir. Yakîn, tasdiktir. Tasdik, ikrardır. İkrar, edadır (yerine getirmektir). Eda ise ameldir.”

“Fazilet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel ziynettir. İlim, en şerefli meziyettir.”

“Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin süsü ve güzelliğidir.”

“Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, Mümin; kalbini şek ve şüpheden temizleyenendir.”

“İyilikle emretmek, insanların en faziletli amelleridir.”

“İffet; nefsin koruyucusu ve kirlerden temizleyicidir.”

“Zikir; akılların nuru, nefislerin hayatı, kalblerin kurtuluşudur.”

“Sabır iki kısımdır; belaya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, haramlara karşı sabırdır.”

“Haramlardan sakınmak, akıllıların şanı, şereflilerin tabiatındandır.”

“Allahü tealanın korkusundan dolayı gözyaşı dökmek, kalbi nurlandırır. Tekrar günah işlemekten insanı korur.”

“Yaptığı günah bir işle övünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.”

“Arifin, yüzü nur ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur.”

“Dünya; güzel, aldatıcı ve geçici bir serap, çabuk yıkılan bir dayanaktır.”

“Sevgi, kalblerin birbirine yakınlaşması ve ruhların ünsiyetidir.”

“Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise öfke ateşini körükler.”

“Mümin, baktığında ibret alır. Bir şey verilirse, şükreder. Musibet ve belaya uğrayacak olursa, sabır eder. Konuşacak olursa, Allahü tealayı hatırlatır.”

“Cahil, suyu fışkırmayan kaya, dalı yeşermeyen ağaç, ot bitmeyen yer gibidir.”

“Emanet ve vefakârlık; işlerin doğruluğu, yalan ve iftira da; sözlerin cinayetidir.”

“Akıl, Müminin dostu; ilim, veziri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır.”

“İman ile amel, ikiz kardeş olup, birbirinden ayrılmazlar.”

“Haset edenin sevgisi sözlerinde görülür. Kinini işlerinde gizler. Adı dost, fiili düşmancadır.”

“Yumuşak başlı olanlar; en sabırlı, derhal affedici ve en güzel huylu olan kimselerdir.”

“Allahü tealadan hayâ etmek, insanı Cehennem azabından korur.”

“Gaflet, insana gurur getirir, helake yaklaştırır.”

“Mümin, dünyaya ibret gözü ile bakar. İhtiyacı için karnını doyurur. Ondan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkit kulağı ile dinler.”

“Hâlis bir ibadet; insanın Rabbinden başkasını istememesi, günahından başka şeyden korkmamasıdır.”

“Fazilet, gücü yettiğinde affetmektir.”

“Hayâ ve cömertlik, ahlâkların en efdalidir.”

“Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez. Çünkü o, herkesi kendisi gibi bilir.”

“Kâmil olan kimse, aklı arzu ve isteklerine galip gelendir.”

“Söz ilaç gibidir. Azı faydalı, çoğu zararlıdır.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası