Şâfiî mezhebinde meşhur fıkıh âlimlerindendir. Asıl ismi Abdullah bin Muhammed Harezmî, el-Bâfî, el-Buhârî olup; künyesi Ebû Muhammed Buhârî, eş-Şâfiî’dir. Aslen Hârezm’in bir köyü olan Bâf’tandır. Bağdat’ta yaşamıştır. 398 (m. 1007) senesinde Bağdat’ta vefat etti.
Fıkıh ilminde zamanının en meşhur âlimi idi. Fıkıh ilmini Ebû Ali bin Ebû Hüreyre ve Ebû İshak el-Mervezî’den öğrendi. Kendisinden ise Kadı Ebü’t-Tayyib Mâverdî ve pek çok âlim kimse fıkıh ilmini tahsil etti. Bâfî, fıkıh ilminden başka nahiv ve edebiyatta da üstün derecede idi. Fasih ve beliğ konuşan, hoş sohbet bir âlimdi. Ayrıca şair olup, şiirleri meşhurdur.
Şiirlerinden bazı beyitler şunlardır:
“Şaşıyorum kendini beğenene,
Dün bir nutfe iken bugün hâline!
Yarın bu güzellik bir son bulacak,
Kabrinde kokuşup bir leş olacak.
Öyle gururlanıp nasıl yaşıyor,
İki gün arası pislik taşıyor.”