Mısır velilerinden olan bu mübarek zatın ismi Bennan, künyesi ise Ebü'l-Hasan'dır. Aslen Vasıtlı olup babasının ismi Muhammed'dir. Bütün ömrünü Mısır'da geçiren Bennan hazretleri; hakkı söyleyen, iyiliği emreden âlimlerin önderiydi. Ebu İmran-ı Kebir'in talebesi olup Cüneyd-i Bağdadî ve Ebu Hafs Nişaburî gibi büyük zatlarla sohbet etmiştir. Aynı zamanda Ebü'l-Hüseyin Nurî hazretlerinin hocasıdır. 316 (m. 928) senesinin Ramazan ayında Mısır'da vefat etmiştir.
Bennan-ı Hammal hazretleri, heybeti ve kerametiyle tanınırdı. Kendisini sevmeyen ve bir hayvan tarafından parçalanması için beddua eden Mısırlı bir kimse, ormanda onun bir kaplanın sırtını sıvazladığını ve kaplanın ona itaat ettiğini görünce derhal tövbe edip talebelerinden olmuştur. Yine dönemin sultanına yaptığı nasihatler sebebiyle yırtıcı hayvanların önüne atılmış, fakat hayvanlar ona zarar vermeyip sadece koklamakla yetinmişlerdir. Bu hadise üzerine sultan hatasını anlayıp kendisinden özür dilemiştir.
Hikmetli Sözleri ve İzahları
Bennan hazretleri, semadaki mahlukatın ibadetlerini ve tövbenin mahiyetini şöyle izah buyurmuştur:
- Semalardaki İbadetler: “Allahü teala semayı yedi kat yarattı. Birinci kat (dünya seması) sakinlerinin ibadeti korku ve ümit üzeredir. İkinci semadakilerin muhabbet ve hüzün, üçüncünün minnet ve haya, dördüncünün şevk ve heybet, beşincinin münacaat ve iclal, altıncının inabet ve tazim, yedinci semadakilerin ibadeti ise mürüvvet ve kurb (yakınlık) üzeredir.”
- Tövbe: “Tövbe iki çeşittir. Avamın tövbesi günahlardan, seçilmişlerin (havas) tövbesi ise gafletten ve ibadetlerine güvenip kendini beğenme korkusundandır.”
- Tasavvuf: “Tasavvuf ehli; Allahü tealaya güvenen, emirlerini yerine getiren, sırra riayet eden ve mahluklardan uzaklaşarak O'na yönelen kimsedir.”
- Diğer Sözleri: * “Başkalarının zarar görmesine sevinen kişi, kurtuluşa kavuşamaz.”
- “Allahü tealadan uzaklaşan kimse, batıl yollara sapar.”
- “Kötülüklerden sakınan cesaretli, hain ise korkak olur.”
Efendim, Ya Resulallah!
Bennan-ı Hammal, Mısır'dan Mekke'ye giderken yanına azık almıştı. Yolda bir kadının; “Allah'ın rızkını vereceğine güvenmeyip rızkını hamal gibi taşıyorsun” demesi üzerine azığını dağıttı ve üç gün aç kaldı. Mekke'de bir berberde kan aldırmak isterken, aklından "yemek pişene kadar kan aldırma işi biter" diye bir düşünce geçti. Bu düşünceyi ihlasa aykırı bulup o yemeği yemeyeceğine yemin etti.
Açlıktan takatsiz düşüp bayıldığı bir sırada İbrahim Havvas hazretleri yanına gelerek ona çorba ve börek ikram etti. Üç defa üst üste ikram edilenleri yedi. O gece sabah namazına kalkamadı ve rüyasında Peygamber Efendimizi gördü. Resulullah Efendimiz ona; “Bennan! Kim doyduktan sonra yemek yerse, Allahü teala onun gönül gözünü kör eder” buyurdular. Bennan hazretleri bu ikaz üzerine bir daha doyduktan sonra yemek yemeyeceğine dair yemin etti.