BERDEÎ SULTAN

Berdei Sultan Anadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden.
A- A+

Anadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden. Dokuzuncu asrın başlarında yaşamıştır. Şehzade Süleyman zamanında Hamidili (Isparta) valisi Hızır Beyin daveti ile Horasan'dan Anadolu'ya gelmiş Eğridir'de, Eğridir Gölü'nün kenarında Mezar-ı Şerif denilen yerde yerleşmiştir. Kabri oradadır. Şeyhülislam Berdeî diye de tanınır.

Osmanlı valilerinden o zamanki adıyla Hamidili diye anılan Isparta Valisi Hızır Bey, âlimleri ve velileri çok sever, hürmet ve himaye ederdi. Bir defasında hacca gitmişti. O sene evliyanın meşhurlarından Berdeî Sultan da hac ibadetini yapmak için Mekke'ye, gitmişti. Bu zat Kâbe'yi tavaf ederken, Hızır Bey onun büyük bir veli olduğunu anlayıp kendisiyle tanıştı. Sohbet sırasında bir Osmanlı valisi olduğunu söyledi. Sonra da vali olduğu yeri tanıtıp, davet etti: “Valisi bulunduğum diyarın havası, suyu pek güzeldir. Beldeleri, köyleri bağlık, bahçelik bir memlekettir. Fakat halkına İslamiyeti anlatıp rehberlik edecek bir mürşid-i kamil, yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehber yoktur. Bu sebeple halk, nefislerine uymuş ve bozuk bir haldedir. Acaba siz lütfedip o diyarın halkını irşad için oraya hicret buyursanız olmaz mı? Büyük ve hesapsız sevaba kavuşacağınız şüphesizdir. Eğer lutfedip bu arzumuzu kabul buyurursanız, ben köleniz, sultanım için (sizin için) Eğridir kasabası civarında havası ve suyu güzel bir yerde bir dergah, makam yapıp, hayır duanızı almak istiyorum.” diyerek büyük bir arzu ve edep içinde, gayet nazik ifadelerle davet etti. Berdeî Sultan hazretleri valinin bu samimi ve halis niyetle yaptığı davet üzerine; “İstihare edelim.” buyurarak, eğer gitmelerine manen bir izin ve işaret verilirse gitmeyi kabul ettiğini açıkladı. Birkaç gün sonra tekrar bir araya geldiklerinde valiye; “Rum diyarına, Anadolu'ya yapılan daveti kabul etmem için işaret olundu. İnşaallah bu sene memleketimize dönelim. Gelecek sene Allahü tealanın izniyle Anadolu'ya gidelim!” buyurdu. Vali Hızır Bey, bu sözleri üzerine son derece sevinip memnun oldu. Sonra Şeyhülislam Berdeî ile vedalaşıp Eğridir'e döndü. O sene Eğridir'de göl kıyısında Mezar-ı Şerif denilen yerde bir dergah yaptırarak, Berde-i hazretlerinin gelmesini bekledi.

Şeyhülislam Berdeî hazretleri ise söyledikleri zaman gelince memleketi Berde'den Anadolu'ya hicret etmek üzere ailesi, on altı oğlu ve kırk talebesiyle yola çıktı. İran'ın Hoy şehrine geldikleri sırada sonradan talebelerinin en meşhuru ve damadı olan Pirî Halife Muhammed ile görüşüp tanıştı. Daha o Hoy şehrini teşrif etmeden, Pirî Halife bir gece Peygamber Efendimizi rüyasında görmüş, Resulullah Efendimiz ona rüyasında; “Benim evladımdan, benim yolumda kamil ve mükemmil bir mürşid (yetişmiş ve yetiştirebilen rehber) olan Şeyhülislam Berdeî gelmektedir. Gafil olma, onunla Rum diyarına, Anadolu'ya git.” diye emir buyurmuştur. Şeyhülislam Berdeî hazretleri onun bulunduğu şehre uğrayıp, onunla görüşüp tanıştı. Ona; “Oğlum Pir Muhammed! Emre itaat eder misin?” diyerek daha o anlatmadan gördüğü rüyayı ve Peygamber Efendimizin emrini hatırlattı ve ayrılıp gitti. Şehrin dışında bir yerde konakladı. Pirî Halife de hemen onunla birlikte gitmeyi arzuladı. Ancak annesi-babası ve akrabaları şiddetle karşı çıkıp gitmesini istemediler. Hatta onu hapsedip zincire vurdular. Fakat kilitledikleri kapıların ve vurdukları zincirlerin kırıldığını görünce, şaşırıp kaldılar. Sonra arayınca şehrin dışında Şeyhülislam Berdeî'nin yanında buldular. Geri götürmek istediler. Bunun üzerine Şeyhülislam Berdeî; “Onu Diyar-ı Rum'a (Anadolu'ya) alıp, götürmemiz, terbiye ve irşad etmemiz emrolundu.” dedi. Bu sözler üzerine annesi, babası ve akrabaları razı olup bıraktılar. Babası âlim bir zattı. Onu yanına alıp Eğridir'e gittiler. Eğridir'e varınca, gölün kenarından karşı tarafa bakıp; “Bizim toprağımız şu makamdan alınmış.” diyerek tam hazırlanan dergahın bulunduğu yeri işaret etti. Geldiklerini haber alan vali Hızır Bey onları büyük bir memnuniyetle karşılayıp yaptırdığı dergaha yerleştirdi.

Şeyhülislam Berdeî hazretleri bir işaret üzerine yanına alıp getirdiği Pirî Halife'yi altı ay kadar kısa bir zaman içinde tasavvufta yetiştirip kemal derecelerine ulaştırdı. Ayrıca kızıyla evlendirip damad edindi ve yerine halife bıraktı. Bu evlilikten evliyanın meşhurlarından olan Muhammed Çelebi Sultan doğdu. Şeyhülislam Berdeî hazretleri Eğridir'e geldikten sonra tesirli sohbetleriyle, ders ve vaazlarıyla halka doğru yolu anlattı. Ehl-i Sünnet itikadının yayılmasını ve insanların İslamiyeti öğrenmelerini ve öğrendikleri doğru din bilgilerine göre yaşamalarını sağladı. Böylece onların dünya ve ahiret saadetine kavuşmalarına vesile oldu.

Bir menkıbesi şöyle nakledilmiştir: Eğridir'de camiye giderken pek çok kimseyle karşılaştığı halde, iki-üç kişiye selam verirdi. Başkalarına selam vermezdi. Talebelerinden biri acaba neden birkaç kişiden başka kimseye selam vermiyor diye merak edip kendisine sordu. Şeyhülislam Berdeî hazretleri eliyle bu talebenin gözlerini sıvazladı. Sonra da dergahdan dışarıya gönderdi. Talebe çarşıya çıkınca, insanlardan kimini maymun suretinde, kimini hınzır, kimini tilki, kimini çakal, kimini kurt, bir kısmını da köpek suretinde gördü. Hocasının selam verdiği kimselerden başkasının her birini çeşitli hayvan suretinde gördü. Sonra hocasının yanına dönüp; “Efendim bu işin hikmetini anladım.” dedi. Hocası yine gözlerini sıvazlayarak eski haline çevirdi.

Anadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden.
Başlık ResmiAnadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden.

Anadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden.
Başlık ResmiAnadolu'yu aydınlatan meşhur velilerden.

Berdeî Sultan'ın Isparta'nın Eğridir ilçesi Mezar-ı Şerif bölgesindeki türbesi (sağda) sandukası (solda).

BENİMLE HANGİNİZ GİDER

Şeyhülislam Berdeî hazretleri bir gün talebelerini toplayıp; “Bu gece rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm! Bana; “Oğul bu dünyanın sıkıntısını çektiğin yeter. Artık bana gel.” buyurdular. Ben de, “Ya Resulallah! Sana ne ile geleyim! Sana layık armağanım yok.” deyince; “Oğullarından birkaçıyla gel. Armağan olarak bu yeter.” buyurdular. Böyle söyler söylemez talebeleri feryad edip ağlaşmaya başladı. Oğullarına; “Benimle hanginiz gider?” diye sordu. Hepsi can-u gönülden ahiret yolculuğunu istediler. O gün hepsinin tabutlarını hazırlattı. Akşama doğru kendisi ve bütün oğulları vefat etti. Kendisinden sonra meşhur talebesi, halifesi ve damadı Pirî Halife Muhammed insanlara rehberlik edip, çok kıymetli hizmetler yaptı. Bu zatın oğlu olan Muhammed Çelebi Sultan ve bunun torunu Şeyh Burhaneddin hazretleri de orada yetişen meşhur velilerdendir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası