BERRÜVÎ

Muhammed bin Muhammed bin Ahmed bin İsmail bin Abdullah el-Berrüvî et-Tusî Şafiî mezhebi âlimlerinden.
A- A+


Şafiî mezhebi âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Ahmed bin İsmail bin Abdullah el-Berrüvî et-Tusî'dir. Künyesi, Ebu Mansur'dur. Ebu Hamid ve Ebü'l-Muzaffer olduğu da söylenmiştir. 517 (m. 1123) senesinin Zilkade ayında, Tus şehrinde doğdu. Memleketi olan Tus'tan Bağdat'a geldi. Bütün halk ve âlimler tarafından, üstün bir kabule mazhar oldu. Nizamiye Medresesi yakınında bulunan Behaiyye Medresesi'nde ders okutması için tayini yapıldı. Yanına, müderrisler ve tanınmış kimseler gelirdi. Orada her gün birkaç ders verirdi. Nizamiye Medresesi'nde de vaaz ve nasihat ederdi. Kelam, fıkıh, usul, belagat ve münazara ilimlerinde yüksek bir âlimdir. Hılaf ve Cedel ilimlerine dair yazdığı “et-Ta'lika” kitabı meşhurdur.

Hafız İbn-i Asakir Tarih-i Dımaşk kitabında şöyle der: “Berrüvî 565'te Şam'a geldi. Sümeysatiyye Hanekahı'na yerleşip, bir müddet orada kaldı. Emali'den ders okuttu. Sonra Bağdat'a döndü. 567 (m. 1171) senesi, Ramazan ayının on altıncı Perşembe günü Bağdat'ta vefat etti. Cenaze namazını Cuma günü Cami-i Kasr'da halife Müstedi bi Emrillah kıldırdı. Aynı gün, Bab-ı İbriz Kabristanı'na, Ebu İshak-ı Şirazî'nin türbesine defnedildi.” Berrüvî, Tus şehrinde yetişen büyük âlimlerdendir. İmam-ı Gazalî'nin talebesi olan Muhammed bin Yahya'nın yetiştirdiği talebelerinin önde gelenlerindendir. Eş'arî mezhebi itikadında olup, Şafiî fakihlerinin en üstünlerindendir. Bağdat'a geldiğinde Behaiyye Medresesi'nde her gün ders vermeye başladı. Meclisinde çok kimse hazır olurdu. Cami-i Kasr'da ilmî münazaralar yapar, bu iş için yanına birçok müderrisler ve meşhur kimseler gelirdi. Nizamiye Medresesi'nde de vaaz ve nasihat ederdi. O sırada bu medresenin reisülmüderrisi Ebu Nasr Ahmed bin Abdullah eş-Şaşî idi. Kendisine çok itibar gösterirdi. Berrüvî, Muhammed bin İsmail el-Farisî ve Abdülvehhab bin Şah eş-Şazyahi'den hadis-i şerif dinleyip rivayet etti.

İbn-i Debisî onun hakkında diyor ki: “Zamanının ileri gelen âlimlerinin bir tanesiydi. Fıkıh, kelam, münazara, hüsn-i hat ve belagat ilimlerinde önde tutulurdu.” İbn-i Cevzî diyor ki: “Bağdat'ta bizim yanımıza gelmişti. Vaaz ve nasihat etmek için bir meclis kurdu. Eş'arî mezhebinin itikat bilgilerini yayarak, yeniden ortaya çıkardı. Birçok münazaralarda bulundu.” Eserleri: İki kıymetli eseri vardır. Birisi, hılaf ve cedel ilmine dair olan “Ta'lika”sı, diğeri de, yine cedel ilmine dair yazdığı, “El-Mukterah fi'l-mustalah” kitabıdır. İkinci eserin şerhini, Takıyyüddin Ebü'l-Feth Muzaffer bin Abdullah el-Mısrî yapmıştır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası