Basra'da yetişen hadis âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Amr el-Bezzar el-İtkî, künyesi Ebu Bekr'dir. Tohum satıcı demek olan Bezzar lakabını hangi sebeple aldığına dair bir bilgi yoktur. Hadis hafızı olup, Hüdbe bin Halid, Abdüla'la bin Hammad ve Bündar gibi âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de İbn-i Kanî, Ebü'l-Kasım Tabaranî ve Ebü'ş-Şeyh gibi âlimler ilim öğrendi. Ömrünün sonlarına doğru İsfehan, Bağdat, Irak ve Şam'da hadis ve hadis usulü ilmi hakkında dersler verdi. 292 (m. 905)'de Rebiülevvel ayında Filistin'in Remle kasabasında 80 yaşlarında vefat etti. Hadis ilminde sika (güvenilir) zatlardandır. Rivayet ettiği hadislerdeki illetleri de talebelerine öğretirdi. Hafızası çok güçlü idi.
Eserleri: 1- El-Müsned: El-Müsnedü'l-Kebir veya el-Bahrü'z-Zehhar adlarıyla da bilinir. Eser, Aşere-i Mübeşşere yani Cennet'le müjdelenenlerin müsnedleri ile başlar. Eserin birinci cildi Murad Molla Kütüphanesi'nde (No: 572), iki ve üçüncü ciltleri Ezher Kütüphanesi'nde, dördüncü cildi de Köprülü Kütüphanesi'nde (No: 426) bulunmaktadır. 2- Kitabü's-Salat ale'n-Nebî: Peygamber Efendimize salat ve selam getirmekle ilgili olan eserin nüshası Bursa Hüseyin Çelebi Kütüphanesi'nde (No: 1181/1) bulunmaktadır. 3- Müsnedü's-Sagir: Rabat Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.
Bezzar'ın rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır: Peygamber Efendimiz buyurdular ki: “Üç şey insanı helak eder. Cimrilik, tamamen nefsinin arzularına uymak ve kişinin kendini beğenmesi.” “Sararmış dişlerle huzuruma gelmeyiniz. Misvak kullanınız.” “Kırk sene beklemek, namaz kılanın önünden geçmekten hayırlıdır.” “Helalden kazandığı malını infak edene (Allah yolunda harcayana) müjdeler olsun.” “Din kardeşinin arzu ettiği yemeği kendisine yediren kimsenin günahları bağışlanır. Din kardeşini sevindiren Allahü tealayı sevindirmiş olur.” “Kişinin yediğinin en helali, el emeği ve meşru olan alışverişten temin ettiği kazancıdır.” “İki Müslüman karşılaştıklarında, birbirlerine selam verip müsafeha ederlerse, aralarına yüz rahmet iner. Bunlardan, doksanı, önce selam verip müsafeha edene, kalanı da diğer şahsadır.”
“Üç türlü komşuluk vardır. Birincisinin bir hakkı, ikincisinin iki hakkı ve üçüncüsünün üç hakkı vardır. Üç hakkı olan komşu, Müslüman olan ve akraba olan komşudur. Bunun; komşuluk, İslamiyet ve akrabalık olmak üzere üç hakkı vardır. Akraba olmayan Müslüman komşunun, İslamiyet ve komşuluk hakkı olmak üzere iki hakkı vardır. (Kafir komşunun ise bir hakkı vardır.)” “Allah için tevazu edeni Allahü teala yükseltir.” “Siz, insanlara, mallarınızla yardımı yetiştiremezsiniz. Yardıma mallarınız yetmez. Hiç olmazsa, onları güler yüz ve güzel huy ile hoşnut etmeye gayret ediniz.” “Müslümanın Müslümanı, korkutması helal değildir.” “Müjdeler olsun o kimseye ki, kendi kusurları, başka insanların kusurlarını araştırmaktan kendisini alıkoymuştur.” “Bir kimse kızarsa, kendini Cehennem'e doğru sürüklemiş olur.” “Üç şey insanı korur. Birincisi, gizli ve açıkta Allahü tealadan korkmak, ikincisi, varlıkta ve darlıkta iktisada riayet. Üçüncüsü, hiddetli ve hiddetsiz zamanlarda adalettir.”
Bir gün Peygamber Efendimiz, mübarek ellerine üç tane odun aldılar. Birini önlerine, birini yan taraflarına, diğerini de uzaklara attılar. Sonra da buyurdular ki: “Bu odunlardan biri insan, diğeri ecelidir. Uzakta bulunan odun ise, bu insanın emelleridir. O, emellerinin peşinde koşar, fakat ecel onu yakalar emeline kavuşamaz.” “Cennet ehli Cennet'te yerleştikten sonra, artık dünyadaki dost ve kardeşler birbirini görüp, görüşmek arzu ederler. Bu sırada, her ikisinin de üzerine oturdukları taht harekete geçer. Birisi gider ve diğeri gelirken yolda buluşur, sohbet ederler. “Falan gün, falan yerde yaptıklarınızı hatırlar mısınız?” şeklinde konuşurlar; “Orada dua ettik de, Allahü teala bizi mağfiret etti.” derler.”