Simav velilerinden. Aslen Boluludur. Bolu'da doğmuştur. Doğum tarihi ve ailesi hakkında bilgi yoktur. Çeşitli yerlerde ilim tahsil ettikten sonra Simav'a Rufaî tekkesine gelmiştir. Geliş hikayesi şöyle anlatılmaktadır:
Yemenici Esnafından Hacı Ali Manisa'da çalışırken orada Rufaî tarikatına girer. Rufaî dergahı şeyhi memleketlerinde şeyh bulunup bulunmadığını sorar. Hacı Ali, memleketlerinde bir Rufaî dergahının bulunduğunu ancak şu anda tekkede şeyh bulunmadığını söyler. Bunun üzerine Rufaî Şeyhi, Manisa'da askerliğini yeni bitirmiş olan Bolulu Hacı Mustafa Efendiyi Simav'a Rufaî tekkesine vazifelendirir. Hacı Mustafa Efendi "daha gencim, bu vazifeyi layıkı ile yapamam" derse de hocası; “Oğlum, Simav'a git orayı ihya et. Sana lazım olan yardım yapılır” der. Bunun üzerine Hacı Mustafa efendi Simav'a gelir ve Tekke camisinin yanındaki Rufaî dergahında irşada, halka hakkı hakikati anlatmaya başlar.
Hacı Mustafa Efendi Simav'a yerleşti. Burada evlenip hacca gidip geldi. 1307 (m. 1889) tarihinde burada vefat etti. Vefat anında talebeleri; “Efendim siz vefat ettiğiniz zaman yerinize kimi bırakacaksınız, bu vazifeyi kim yapacak?” diye sordular. Hacı Mustafa Efendi, “Biz yıkanırken kimin yüzüne bakarsam bizim yerimize o oturacak” dedi. Hacı Emin Efendi, Mustafa Efendinin cenazesini yıkarken, ileri gelen talebeleri teneşirin etrafına toplanmışlardı. Bu toplananlar arasında Meresin Ahmed Efendi de vardı. Hacı Mustafa Efendi yıkanırken birden başını kaldırıp Meresin Ahmed Efendiye bakar. Böylece Meresin Ahmed Efendi yerine irşada başlar. Cenazesi de Ulu Ahmed'in yanına defnedilir.
Bolulu Hacı Mustafa Efendi'nin vazife yaptığı günümüze ulaşamayan Simav'daki Rufai tekkesi.
Bolulu Hacı Mustafa Efendi'nin Simav'daki kabri.
Cenazesini yıkayan Hacı Emin efendi ilk zamanlar Hacı Mustafa Efendiyi beğenmez imiş. Bir gün Hacı Mustafa Efendi hastalanmış. Emin Efendinin hanımı, “Hacı Mustafa Efendi hastalanmış, komşumuzdur bir ziyaret et!” demiş. Hacı Emin Efendi gönülsüz olarak gitmeye niyetlenir sonra vazgeçermiş. Sonunda ziyarete gitmiş. Hacı Mustafa Efendi o daha gelmeden geleceğini haber vererek, hizmette kusur edilmemesini istemiş. Sohbet esnasında Hacı Emin Efendinin aklından salatalık geçmiş. Mevsim de kış imiş. Hacı Mustafa Efendi oğluna; "evladım, şu yastığın altında salatalık olacak. Alıver de hocan soyuversin, hep birlikte yiyelim" der. Oğlu yastığın altından salatalık çıkarır. Emin Efendi, Hacı Mustafa Efendinin keramet sahibi bir velî olduğuna inanır. Hacı Mustafa Efendi de kendisini onun yıkamasını vasiyet eder.
Hacı Mustafa Efendi talebelerinin ihtiyaçlarını karşılardı. Paraya ihtiyacı olan gelir halini arz eder, Şeyh efendi de "yastığın altında para olacak oradan al" derdi. Elini yastığın altına atan istediği parayı bulurdu. Parayı geri getirene de "yastığın altına koy" derdi. Bir defasında bir talebesi geri getiririm diye para aldı. Getirmeden ikisini beraber getiririm diye tekrar istedi. Yine "yastığın altından al" dedi. Yine aldı. Üçüncü defa geldi borcunu getirmeden tekrar istedi. Şeyh efendi yine "yastığın altından al" dedi. Talebe yastığın altına elini attığında; "efendim, para yok" dedi. Şeyh Efendi de; "evladım koymamışsın ki para olsun" diye karşılık verdi.