Tefsir, hadis, nahiv ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olan bu zatın ismi Muhammed bin Muhammed bin Abdurrahman bin Ömer bin Rislan bin Nusayr Kenanî'dir. Aslen Mısır'daki Bülkine kasabasından ve meşhur bir ailedendir. Künyesi Ebü's-Se'ade, lakabı Bedreddin'dir. 819 veya 821 (m. 1418) senesinde doğdu. 890 (m. 1485)'te Mısır'da vefat etti. Cenaze namazı Hakim Camii'nde Celaleddin Bekrî tarafından kıldırıldı ve medresesinin avlusunda dedelerinin yanına defnedildi.
Doğduğu zaman babası, büyük biraderi Alaeddin ile beraber Mina'da idiler. Alaeddin, burada bir erkek kardeşi olduğunu rüyada gördü ve bunu hayra yorumladı. Dedesi çocuğun doğumunu tebrik etmeye gelince torununu sevdi ve hayır duada bulundu. Anne ve babasının yanında büyüdü. 825 (m. 1422) senesinde daha çocuk iken annesi ve babası hacca gittiler ve çocuklarını da götürdüler. Yedi günlük tavaftan sonra Siraceddin Hüsbanî tarafından orada sünnet edildi. Annesi, bir erkek çocuğu olursa Mescid-i Nebevî'ye gümüş bir kandil vereceğini adamıştı; burada adağını yerine getirdi.
Mısır'a döndüklerinde önce Kur'an-ı Kerim'i ezberledi. Bu ezberiyle daha 8-10 yaşında iken hatimle namaz kılardı ki o zaman bu yaygın bir âdet idi. Daha sonra Umde kitabını ezberledi; Minhac, Elfiyetü'n-nahv ve Muhtasar-ı İbn-i Hacib kitaplarını okudu. Zeyneddin Buticî, Kayatî, Venaî ve Alaeddin Kalkaşendî'den bazı kitapları okudu. Bisatî, Kayatî, Şerefeddin Sübkî, Mahallî ve Şirvanî'den usul dersleri aldı. Kafiyeci'den kelam ilmini öğrendi. İbn-i Mecdî'den feraiz ve matematik ilimlerini öğrendi. İzzeddin Abdüsselam Bağdadî'den sarf, nahiv, me'ani, beyan ve mantık ilimlerini okudu. Bu ara bazı âlimlerden tasavvuf dersleri de aldı. Fakih İbn-i Esed'den kıraat ilimlerini öğrendi; Ebu Amr, Nafi ve İbn-i Kesir kıraatlerini okudu. İbn-i Hacer, Zeyneddin Zerkeşî ve Ebü'l-Kasım Nevirî'den hadis-i şerif öğrendi ve bazı kitapları okudu. Sahih-i Buharî'nin tamamını hatmetti. 836 (m. 1432)'de bazı âlimler ona icazet verdiler.
Uzun müddet ilimle meşgul oldu. Fıkıh, usul, feraiz ve diğer ilimlerde büyük âlim oldu. Babasının amcası ve Şerefeddin Sübkî, fetva verme ve ders okutma hususunda Bülkinî'ye icazet verdiler. İlim tahsil ettiği, icazet aldığı hocaları ve diğer âlimler onu pek methederlerdi. Tulun Camii'ndeki derslerine Sa'deddin bin Deyrî, Bisatî, Muhibbüddin bin Nasrullah gibi büyük âlimler gelir, dinlerlerdi. Bir ara Eşrefiye'de hadis müderrisliği yaptı. Salihiyye'de 841 (m. 1437) senesinde babasının amcası yerine kadılık vekâletinde bulundu. Yine Ebyar, Tanteda ve Bilbis'te de kadılık yaptı. Sonra da kazasker oldu. Bazı devlet kademelerinde vazife yaptı. Mansuriyye Medresesi'nde fıkıh dersleri okuttu.
Her ilimde âlimdi; fıkıh, nahiv, usul, münazara ve diğer ilimleri iyi bilirdi. Çok güzel ve tesirli konuşurdu. Çok zeki olup salih kimseleri çok severdi. Salihlerden hayatta olanları ve vefat etmiş olanların da kabirlerini ziyaret ederdi. İnsanlık icabı bir hata işlerse hemen hatasından dönerdi. Önceleri Ezher Camii'nde ders verirdi, daha başka yerlerde de ders verdiği oldu. Pek çok kimse ondan tefsir, hadis, fıkıh, feraiz, usul, Arapça, me'ani, beyan, mantık ve diğer ilimleri öğrendiler. Derslerinde defalarca Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim kitapları okundu.
Bülkinî'nin ders verdiği Mısır'daki İbn-i Tolun camii
Bülkinî'nin Risaletü'l-kebair ve's-sagair isimli eserinden bir sayfa.
Eserleri: Bülkinî'nin yazdığı kıymetli eserlerden bazıları şunlardır:
1- Haşiyetün alâ tefsiri'l-Beydavî, 2- Şerhu Mukaddimeti'l-Hanavî, 3- Haşiyetün alâ habaya'z-zevaya li'z-Zerkeşî: Şafiî fıkhına ait bir eserdir. 4- El-Muhakemat.