CİHANGİRLİ HASAN EFENDİ

Cihangirli Hasan Burhaneddin Efendi İstanbul velilerinden.
A- A+

&Nbsp;

İstanbul velilerinden. İsmi Hasan Burhaneddin'dir. Babası tüccar Hüseyin Efendi'dir. En son ikamet yeri Cihangir olduğu için Cihangirli adıyla tanındı. Tasavvufta Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 970 (m. 1562) senesi Harput şehrinin Perçih köyünde doğdu. Bazı kaynaklarda ise 1000 (m. 1592)'de doğduğu rivayet edilir. Son araştırmacılar bu ikinci tarihi tercih etmektedirler. 1074 (m. 1663) senesi Rebiulevvel ayı yirmi üçüncü gecesi İstanbul Cihangir'de vefat etti. Cihangir Camii yakınına defnedildi.

Hasan Efendi tahsilini ilim ve veliler yurdu olan Harput'ta yaptı. Din ve fen ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı. Celalî isyanları sebebiyle Bursa'ya hicret etti. Orada evliyanın büyüklerinden Halvetî şeyhi Ya'kub Fanî hazretlerine talebe oldu. Ya'kub Fanî hazretleri İstanbul'daki evliyadan Ramazan Efendi'nin önde gelen talebelerinden Mevlana Şerbetçi Şeyh Mehmed Efendi'nin talebelerinden idi. Sonradan Bursa'ya gitmiş, orada Karaağaç mahallesindeki dergahında irşat, insanlara doğru yolu bildirme hizmeti yapıyordu. Hasan Efendi Bursa'da Ya'kub Efendi'nin tekkesinin inşaatında çalışıyor, böylece geçimini de temin ediyordu. Bu günlerde Ya'kub Efendi ile aralarında ünsiyet ve muhabbet meydana geldi. Böylece Hasan Efendi o ilim güneşinin manevî feyzlerinden istifade edip tasavvuf ilminde yüksek makamlar elde etti. Yedi sene hocasına hizmet ederek icazet (diploma) alıp insanlara ilim ve edep öğretmeye başladı. Celalî isyanlarının Bursa'yı da tehdit etmesi üzerine hocası ile birlikte İstanbul'a gelip Eyüp Sultan hazretlerinin medfun bulunduğu Eyüp semtindeki Baba Haydar Nakşibendî Dergahı'na yerleşti. Bu esnada Ya'kub Efendi'nin şeyhi Şerbetçi Mehmed Efendi ve Ramazan Efendi hayatta idiler ve Cihangirli Hasan Efendi onlardan da istifade etti.

Baba Haydar Tekkesi'nde dört sene kadar ibadet ve taatla, Allahü tealanın beğendiği işlerle meşgul oldu. Sonra 1020 (m. 1611) senesinde bizzat Ramazan Efendi tarafından hilafete layık görülerek hırka giydirilmiş ve Tophane semtinde Cihangir Camii'nin meşihatine tayin edilmiştir. Şerbetçi Mehmed Efendi ile Ya'kub Efendi de ayrıca hırka giydirmişlerdir.

Hasan Burhaneddin Efendi bugün Beyoğlu Fındıklı Yokuşu'nun Pürtelaş Mahallesinde Boğaz'a, Haliç'e ve Marmara'ya hakim bir tepenin üzerindeki Cihangir Camii'nde ders ve vaaz vermeye başladı. Pek çok kimse onun nasihatlarından istifade edip talebesi oldu.

Hasan Efendi sonraları cami civarında bir dergah inşa edip hak yoldaki hizmetlerine devam etti. Vefatında geriye Halvetiyye yolunun edeplerini sonraki nesillere öğretecek, onları hak yola çağıracak seksen kadar halife; vekil ve icazetli talebe bıraktı. Yoluna Cihangirî yolu denilmiş ve kendisinden sonra yerine damadı ve halifesi Fethullah Efendi geçmiştir. Talebesi Seyyid Mustafa Nehcî el-Mısrî bin Himmet Efendi hocasının menkıbelerini tertip etmiştir.

Cihangirli Hasan Efendi'nin vaaz ve irşat faaliyetlerinde bulunduğu İstanbul Cihangir'deki Cihangir Camii.

Hasan Cihangirî Efendi şeriatin zahir ve batın ilimlerinde derinleşmiş, rüya tabiri ilminde güvenilirliği teslim edilmiş bir âlim ve veliydi. Halvetî yolunun edepleri hususunda yazdığı eserleri vardır. Aziz Mahmud Hüdayî ile sohbet arkadaşlığı da yapmıştır.

Cihangirli Hasan Efendi'nin türbesinin sokaktan görünüşü (sağda) ve Türbenin, Taş Hazne ve kitabesinin yandan görünüşü (solda).

Cihangirli Hasan Efendi'nin türbesi ile Cihangir Camii'nin birlikte görünüşü.

Birçok kerameti vardır. Bazıları şunlardır:

Cihangirli Hasan Efendi, talebesi Mustafa Nehcî'ye 1065 (m. 1655) tarihinde hırka ve taç giydirerek memleketleri olan Besni'ye gitmesini emretti. Bir sene burada mücahede ile kalmasını ve bir seneden sonra geldiğinde siyah sarık saracağını söyledi. Asasını Mustafa Nehcî'ye ihsan buyurup yolda yeniçerilerden sakın ayrılmayın diye tembih etti. Mustafa Nehcî oğlu Seyyid Muhyiddin ve Cihangirli Hasan Efendi'nin talebelerinden Tokatlı Şeyhzade Abdülkadir ile yola çıktılar. İlk önce yeniçerilerle beraber Tokat'a vardılar ve burada birkaç gün misafir olunca yeniçerileri kaçırdılar. Bir hafta sonra kendi başlarına yola çıktılar. Fakat etrafta eşkıyaların olması sebebiyle çok zahmet çektiler. Rehbersiz bir şekilde sarp yerlerde dolaşmaya, dağlardan dağa kaçmaya başladılar. Hocalarının tembihlerini dinlemedikleri için çok pişman oldular. Hocalarının himmet ve kerametiyle yolda bunlara genç bir yiğit yetişti. Hasan Efendi'nin akrabalarından olan bu kişi yolu dahi biliyordu. Yola çıktıklarında eşkıyalar ile karşılaştılar. Eşkıyalar bunların yolunu kesti fakat Cihangirli Hasan Efendi'nin asasını görünce kalblerine bir korku düştü ve kaçtılar. Mustafa Nehcî ve yanındakiler Hasan Efendi'nin himmet ve kerametiyle selâmetle Harput'a vardılar.

Cihangirli Hasan Efendi'nin sandukası.

İbrahim Çelebi Hasan Efendi'nin halifelerindendir. İstanbul'da doğmuştur. Halvet, erbein ve mücahedelerden sonra hırka ve taç giyerek hilafete kavuşmuştu. İstanbul Davudpaşa'daki Ebdal Ya'kub zaviyesinde tarikat hizmetlerini sürdürmüştür. Bu zat Hasan Efendi'nin sohbet-i şeriflerine giderken fukara şeklindeki birisi suret-i Hak'tan görünüp aldatıp 1500 akçeye yakın parasını dolandırmıştır. O da hocası Hasan Efendi'ye meclis-i şeriflerinde bu durumu arz etti. Hocası İstanbul'da Yenikapı Mevlevihanesi'nin bir mukabelesi günü tayin buyurup yarın filan kapının iç tarafında öğle vaktinden önce hazır olun der. Ve o şahsın öğle ezanı okunduğu vakit o kapıdan geçeceğini ve o zaman tutup parasını almalarını tembih etti. İbrahim Çelebi de Hasan Efendi'nin tembih buyurdukları gibi amel etti. Hasan Efendi'nin himmet ve kerametiyle adamı yakalayıp parasını geri aldı. Bu hadiseye diğer müritler de şahit oldu.

Cihangirli Hasan Efendi bir gün Mustafa Nehcî'yi yanına çağırarak Bursevî Mehmed hazretlerinin bu yakınlarda şeyhülislam olacağını ve bu haberi ona müjdelemesini söyledi. Az bir zaman sonra Hasan Efendi'nin dediği gibi oldu. Bolevî Mustafa Efendi azledilerek Şeyhülislamlık makamına Bursevî Mehmed Efendi tayin edildi.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları