Hadis âlimlerinden. Adı, İbrahim bin Ya'kub bin İshak es-Sa'dî el-Cüzcanî'dir. Künyesi, Ebu İshak'tır. Doğum tarihi hakkında kaynak eserlerde bilgi yoktur. Horasan yakınlarında, Belh şehrine bağlı Cüzcan köyünde doğdu. Oradan Mekke'ye geldi. Sonra Basra'ya ve daha sonra da Remle şehrine gidip, bu şehirlerin her birinde bir müddet kaldı. En sonra Dımaşk'a (Şam'a) gelip oraya yerleşti. Vefat edinceye kadar burada kaldı. 259 (m. 873) tarihinde Şam'da vefat etti.
İbrahim-i Cüzcanî, büyük bir hadis ve fıkıh âlimidir. Onun, hadis ilmine dair kaleme aldığı Kitabün fi'l-Cerh ve't-Ta'dil ve Kitabün fi'd Duafai adındaki iki eseri meşhurdur. Eş-Şecera fî ahvali'r-Rical, El-Ebatîl ve Emâretün-nübüvve adlı eserleri Zahiriyye Kütüphanesi'nde vardır. İbn-i Adî, onun “el-Mütercim” adında bir eseri daha olduğunu bildirmektedir.
O, birçok âlimin ilim meclisinde bulundu. Hüseyin bin Ali el-Ca'fî, Yezid bin Harun, Ca'fer bin Avn ve daha birçok âlimden ilim aldı ve onlardan hadis-i şerif rivayet etti. Fıkıh ilmini İmam-ı Ahmed bin Hanbel'den öğrendi. Büyük bir fakih olarak yetişti. Kendisinden de, Ebu Davud, İmam-ı Tirmizî, İmam-ı Nesaî, Ebu Zür'a, Muhammed bin Cerir et-Taberî ve daha pek çok âlim ilim aldılar ve hadis-i şerif rivayet ettiler.
İmam-ı Nesaî, onun sika (güvenilir) bir ravi olduğunu bildirdi. İbn-i Adî, onun hakkında dedi ki: “O, Şam'ya yerleşti. Camide minbere çıkıp hadis-i şerif öğretirdi. Ahmed bin Hanbel'den aldıklarını yazmış ve böylece ilmini daha çok kuvvetlendirmişti. Minbere çıktığında yazdıklarını okurdu. Anlattıklarının çoğunu Hazreti Ali'ye hamlederdi. Yani rivayetlerini ona dayandırırdı.” Dare Kutnî ise; “O, tasnif (eser) sahibi olan, sika hafızlardandı. Bu eserlerinde, Hazreti Ali'den başkasından da rivayet ettikleri vardı.” buyurmuştur.