DARİMÎ

Osman bin Sa'id bin Halid Büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir
A- A+

Büyük hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İsmi Osman bin Sa'id bin Halid; künyesi Ebu Sa'id'dir. Sicistanlı olup Temim kabilesinin Darim koluna mensuptur. 200 (m. 815)'te Herat'ta doğup, 280 (m. 894) senesinde yine burada vefat etti. İlk tahsilini Sicistan'da yaptı. Herat'ta zamanının en büyük hadis-i şerif âlimi idi. Humus'ta, Hayve bin Şüreyh, Ebu Yeman el-Humsî'den, Mısır'da, Sa'id bin Ebu Meryem, Nuaym bin Hammad ve başkalarından, Irak'ta, Süleyman bin Harb, Musa bin İsmail'den, Şam'da, Hişam bin Ammar ve başka âlimleri dinleyip, rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Ebu Amr, Ahmed bin Muhammed bin Hirî, Ahmed bin Muhammed el-Ezher, Ebü'n-Nadr Muhammed bin Muhammed et-Tusî rivayette bulunmuştur. Hadis ilmindeki hocaları; Ahmed bin Hanbel, Ali bin Medinî, İshak bin Raheveyh, Yahya bin Main, fıkıhtaki hocası, Büveytî'dir. Arap dili ve edebiyatı hususunda ise İbnü'l-Arabî'den istifade etmiştir.

Osman bin Sa'id, ilim elde etmek, büyük âlimlerin verdiği dersleri dinlemek için çok memleket dolaşmış, zamanının meşhur âlimlerinin ilim meclislerinde bulunup, onlardan istifade etmiştir. O; “Kim, Şu'be bin Haccac, Süfyan-ı Sevrî, Malik bin Enes, Hammad bin Zeyd, Süfyan bin Uyeyne'nin bildirdikleri hadis-i şerifi alıp, toplamamamışsa, hadis-i şerif hususunda iflas etmiştir. (Yani hadis ilminde hafızlar derecesine ulaşamaz).” demektedir. Büyük âlim Zehebî de; “İsmi geçen bu âlimlerin ilmini ve rivayet ettikleri bilgileri elde eden kimse, Sünnet-i seniyye ve diğer din bilgilerinin üçte birini kazanmış olur.” buyurdu.

Osman Darimî tahsilini tamamladıktan sonra Herat'a yerleşti. Bir yıl Cürcan'da kaldı. Sonra tekrar Herat'a döndü. Osman Darimî, Nişabur bölgesinde Ehl-i Sünnet'in ileri gelenlerinden idi. Hayatı boyunca Cehmiyye ve Kerramiyye bozuk fırkasının mensupları ile mücadele etti. Muhammed bin Kerram'ın Herat'tan sürgün edilmesini sağladı. Osman Darimî, allame, müçtehit, hafız ve Herat'ın muhaddisi gibi ünvanlarla anıldı. Fıkıh, tefsir, hadis ve kelam ilimlerinde mütehassıs olduğu halde daha çok hadis ve kelam ilimlerindeki üstünlüğü ile tanınır. Ebu Davud onu hadis öğretenler arasında sayar. Rivayet ettiği hadis-i şerifleri Müsned adlı eserinde toplamıştır. Ancak bu eseri günümüze ulaşmamıştır.

Hadisle ilgili açıklamalarını Cehmiyye'ye reddiye olarak yazdığı Reddü'l-İmam adlı eserinden şöyle özetleyebiliriz:“Hadis-i şerifler Kur'an-ı Kerim'den sonra İslamiyetin ana kaynağıdır. Peygamber Efendimiz ve dört halife döneminde tedvin edilmeyişini ileri sürerek hadislere güvenilmeyeceğini söylemek doğru değildir. Zira Peygamber Efendimiz ve dört halife devrinde bazı hadis sayfalarının yazıldığı bilindiği gibi, İmam-ı Malik, Süfyan-ı Sevrî, Süfyan bin Uyeyne, Hammad bin Zeyd, Hammad bin Seleme, İbn-i Mübarek gibi dinî ilimlere vakıf olan âlimlerin rivayet ettiği hadislerin sıhhatinden şüphe edilemez. Hadislerin reddedilmesinin temelinde, ortada bazı asılsız rivayetlerin bulunmasıdır. Bunları da Cehmiyye, Muattila gibi bozuk fırka mensupları uydurmuştur. Ancak bu uydurmalar sahih hadislerin varlığını ortadan kaldırmaz. Abdullah bin Amr bin As'ın Yermuk Savaşı'nda ehl-i kitaba ait birçok kitabı ele geçirip, buradaki sözleri hadis diye uydurdu veya Ebu Hüreyre uydurdu demek bu iki mübarek Sahabiye iftiradır. Zira Abdullah bin Amr âlim bir Sahabidir. Hadisle başka sözü birbirinden ayıracak kabiliyettedir. Ebu Hüreyre ise Hazreti Ömer tarafından doğruluğu tescil edilmiştir. Ve vali olarak tayin edilmiştir.”

Osman bin Sa'id bin Halid ed-Darimî'nin büyük bir Müsned'i, ayrıca, bozuk bir itikada sahip olan Cehmiyye'ye karşı reddiye olarak yazdığı eserleri vardır. Onlardan birisi, En-Nakd alâ Bişr el-Müreysî'dir. Bu kitap Reddü'l-İmam ed-Dârimî Osman bin Sa'id alâ Bişr el-Müreysî el-Anîd diye neşredilmiştir.

Bişr el-Müreysî'ye karşı yazdığı reddiye kitabında bildirdiği bazı hadis-i şerifler: “Eshabım adil uzatmaktan sakınınız.” “Kim Eshabım adil uzatırsa, Allahütealanın laneti onun üzerine olsun.” “Eshabım hakkında Allahüteala'dan korkun.” “İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.” “Melekler, talep ettiği şeyden hoşnut olduklarından, ilim öğrenmek isteyen kimse için kanatlarını gererler.” “İlim öğrenmek için yola çıkan kimseye, Allahüteala Cennet'e giden yolu kolaylaştırır.” “İlim öğrenmek isteyen kimse için, denizdeki balığa kadar, her şey istiğfar eder. Yani Allahüteala'dan onun af ve mağfiretini dilerler.” “Çalım satarak elbisesini sürükleyen kimseye, Allahüteala kıyamet gününde rahmet nazarı ile bakmaz.”

Ebu Hüreyre rivayet etti: Resulullah Efendimiz buyurdular ki: “Hava sıcak olduğu zaman, Allahüteala yerde ve göktekileri dinler. Bir kişi; 'Lailaheillallah. Bugün ne kadar da sıcak! Allah'ım! Beni Cehennem'in hararetinden muhafaza buyur.' der. Bunun üzerine Allahüteala Cehennem'e: 'Kullarımdan birisi, benim, onu senin hararetinden muhafaza etmemi istiyor. Şahit ol, ben okulumu senin hararetinden muhafaza ettim.' buyurur. Hava soğuk olduğu zaman, Allahüteala, kullarını dinler. Birisi; 'Lailaheillallah! Bugün hava ne kadar soğuk. Allah'ım! Beni Cehennem'in zemheririnden muhafaza eyle.' dediği zaman, Allahüteala Cehennem'e: 'Kullarımdan birisi zemheririnden kurtarmamı istiyor. Şahit ol, ben onu kurtaracağım.' buyurur.”“Cehennem'in zemheriri nedir ya Resulallah?” diye sordular. Resulullah; “Orası, Allahütealanın kafirleri attığı soğuk bir yerdir.” buyurdu. “Siz, kıyamet günü Rabbinizi, güneşi ve dolunay halinde ayı gördüğünüz gibi görürsünüz.”

Aynı kitabında geçen bazı âlimlerin sözleri: İbn-i Mübarek; “Biz ilim talep ettik. Ondan bir şeyler öğrendik. Fakat, edep öğrenmek istediğimiz zaman, ehlinin kalmamış olduğunu gördük.” Şa'bî; “İlmin süsü, ilim ehlinin hilmi, yani yumuşaklığıdır.” Hasan-ı Basrî; “Gerçek âlim, dünyaya düşkün olmayıp, ahirete ise çok ehemmiyet verir.”

Osman bin Sa'id ed-Darimî der ki: “Salih ve takva sahibi âlimler, âlimlerde bulunması gereken vera, çok ibadet ve edeb gibi hususlara çok dikkat etmişler, bu hasletlerin kendilerinde bulunmamasından çok korkmuşlardır. Onlar ilimde Allahütealanın rızasını gözetmişlerdir.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları