DAVUDÎ

Abdurrahman bin Muhammed bin Muzaffer bin Muhammed bin Davud bin Ahmed bin Muaz bin Sehl bin Hakem bin Şiraz Hadis ve fıkıh âlimlerinden
A- A+

Hadis ve fıkıh âlimlerinden. İsmi, Abdurrahman bin Muhammed bin Muzaffer bin Muhammed bin Davud bin Ahmed bin Muaz bin Sehl bin Hakem bin Şiraz'dır. Künyesi, Ebü'l-Hasan bin Ebu Talha ed-Davudî idi. “Cemalü'l-İslam, İslamiyetin yüz akı” ve “Şeyh-i Horasan” lakapları ile meşhur oldu. 374 (m. 984) senesi Rebiulevvel ayında doğdu. İlim ve fazilet sahibi bir zat olup dinî gayreti çoktu. Fıkıh ve hadis ilmini birçok âlimden öğrendi. İmam-ı Serahsî'den Sahih-i Buharî'yi okuyup rivayet etti. 467 (m. 1075) senesi Şevval ayında Buşenc'de vefat etti.

Hadis ilmini, Ebu Muhammed bin Hamaveyh'ten aldı. Ondan çok hadis-i şerif rivayet etti. Bu zattan en son hadis-i şerif alan kimse, Abdurrahman-ı Davudî oldu. Bağdat'a gelip, fıkıh ilmini Kaffal-ı Mervezî'den, Ebü't-Tayyib es-Su'lukî'den ve Ebu Hamid-i İsferainî'den öğrendi. Ebu Ali ed-Dekkak'ın ve Ebu Abdurrahman es-Sülemî'nin sohbetlerinde bulundu. Onlardan çok istifade etti. Bir ara Bağdat'a geldi Sonra Buşenc'e yerleşti. İnsanlara ders verdi, vaaz ve nasihattabulundu. Herkesin dinî suallerine fetva verirdi. Ölünceye kadar bu hizmetlerine devam etti. Bu arada birçok eserler yazdı. Horasan âlimlerinin gözdesi oldu.

40 sene bu şehirde kaldı ve hiç et yemedi. Çünkü, o şehrin halkından bazısı, hırsızlık yapıp, hayvanları kesip satıyorlardı. Bunun için, hep balık yiyordu. Bir gün kendisine anlatıldı ki; bazı emirler nehrin kenarına gelip, burada avlanan balıkları yiyorlar ve fazlasını da nehre atıyorlardı. Bundan sonra balık da yemedi.

Davudî, Nizamülmülk'ü ziyaret eder ve ona nasihat ederdi. Bir defasında buyurdu ki: “Allahü teala seni kulları üzerine hakim kıldı. Kıyamet günü sana onlar hakkında sorulacak şeylere nasıl cevap vereceğini her an düşünmelisin!”

Şafiî mezhebinde büyük bir âlim olan Abdurrahman-ı Davudî, mezhebin fıkhî meselelerini bilmekte, içtihat ve edebiyat ilimlerinde ve hadis ilminde âli isnadı tercih etmede âlimlerin üstadı sayılıyordu. Eserleri olduğu zikredilmekteyse de isimleri bilinmemektedir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları