Horasan ve Maveraünnehr'de yetişen fıkıh, tefsir, hadis ve edebiyat âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Hasan bin İsmail Zuzenî el-Bahhas'tır. Künyesi Ebu Ca'fer'dir. Hakim-i Nişaburî, Tarih-i Nişaburî adındaki eserinde, onun isminin, Muhammed bin Ali bin Abdullah olduğunu bildirmektedir. Zehebî ise, Muhammed bin Hasan demektedir. Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerden olup, Horasan ve Maveraünnehr'e kadı (hâkim) olarak tayin edilmişti. Yetimetü'd-dehr adındaki eserde onun ismi, Muhammed bin Hüseyin olarak zikredilmektedir. 370 (m. 980) senesinde Buhara'da vefat etti.
Şafiî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden olan Muhammed bin Hüseyin, yüksek ilim sahibiydi. O, ilmin direklerinden biri kabul edilmişti. Tefsir, hadis, fıkıh ve edebiyat ilimlerinde, asrının âlimleri arasında yüksek bir mevkiye sahipti. Zamanının büyük bir âlimi olan Udenî'nin akranı sayılıyordu. Onunla yaptığı ilmî münazaraları meşhurdur. Tefsir, hadis, fıkıh ve edebiyat ilimlerine ait yüzden fazla eser kaleme almıştır. Onun bu ilimlerdeki yüksekliğini, Sahib bin Abbad da kabul etmekte ve onun birçok üstünlüklerini bildirmektedir.
İlim ve makam sahibi olduğu hâlde, dünyaya düşkün değildi. Dinini kayırması çoktu. Onun zamanında, Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat itikadına muhalif olan Mu'tezile fikirleri çok yayılmış, birçok ilim sahibi tarafından müdafaası yapılıyordu. Bilhassa, devletin resmî vazifelisi olan din adamları arasında yaygın hâldeydi. Kendisine bu bozuk mezhebi kabul etmesi şartıyla kadılık vazifesi verileceği teklif edildiğinde dedi ki: “Ben, dinimi dünyalık karşılığında satıp yemem!”
Edip bir zat olan Zuzenî'nin edebî değeri üstün olan şiirleri de çoktur. Baharzî diyor ki: “Ondan işittiğim şeylerin en beliği şu mealdeki şiiriydi: Sultanlar için hazineler, birikmiş mallardır. Senin için birikmiş mallar, kalbdeki sevgilerdir. Sen zaman gibisin! Razı olursan, herkes sevinir. Kızdığın zaman, kimse memnun olmaz. Eğer razı olursan, her şey fayda verir. Gazaplandığın zaman, her şey zarar verir.”