EBU MUHAMMED BAYRAM EFENDİ

EBU MUHAMMED BAYRAM EFENDİ On ikinci asırda Anadolu'da yaşayan âlim ve velîlerden
A- A+

On ikinci asırda Anadolu'da yaşayan âlim ve velîlerden. Aydî lakabıyla meşhur olan Mustafa Efendi'nin oğludur. Ebu Muhammed künyesiyle ve Amasî nisbesiyle meşhurdur. Merzifon'da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1121 (m. 1709) senesinde Konya'ya giderken Eskişehir'de vefat etti. Orada defnedildi.

İlim ve fazilet sahibi bir aileye mensup olan Ebu Muhammed Bayram Efendi, küçük yaştan itibaren ilim tahsiline başladı. Zamanının ileri gelen âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Sivaslı Tefsirî Efendi onun ders aldığı âlimlerdendir. Tahsilini tamamlayıp ilimde yükseldikten sonra Amasya müftülüğüne ve Sultan Bayezid Medresesi müderrisliğine tayin edildi. Müslümanların müşkillerini hâlledip talebe yetiştirdi. Sonra ilmî rütbelerden Mevleviyyet ünvanına yükseltildi. Medine-i Münevvere, Trablusşam, Sofya, Konya ve Kayseri kadılığı yaptı. Bu vazifeleri sırasında ilmi ve güzel ahlakı ile insanlara örnek oldu. Onların dünyevî ve uhrevî (ahiretle ilgili) her türlü müşkillerinin hâlline çalıştı. Velîlerle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Tasavvuf yolundan nisbet aldı. İlim ve fazilet sahibi bir velî oldu.

Ebu Muhammed Bayram Efendi, güzel ahlâk sahibi bir zat idi. Tasavvufu, tasavvuf ehlini çok severdi. Fakirlere, hafızlara ve diğer ilim ehline çok ikram ve ihsanlarda bulunurdu. Anadolu'yu aydınlatmak, insanlara İslamiyetin emir ve yasaklarını anlatarak onların dünya ve ahirette saadete kavuşmalarına vesile olmak için çalışan gönül ehli dervişleri misafir eder, her türlü ihtiyaçlarını karşılardı. İlmin ve âlimlerin kıymetini takdir eder onlara iltifatlarda bulunurdu. Mevleviyyeti zamanında kendisine ait olan Sultan Bayezid Medresesi müderrisliğini oğlu Mustafa Akif Efendi'nin hocası Abdullah Çorumî'ye takdim etmişti. İnsanların; “Medreseni kendi oğluna ver.” demeleri üzerine onlara; “Onun hocası böyle bir ihsana muhtaç iken ona vermem uygun olmaz.” demişti.

İnsanlara hizmet için kendi mülkü olan arazileri kullanırdı. Fakir fukaranın ihtiyaçlarını temin için arazi satın alır, vakıflar ihdas ederdi. Vakıf ve arazilere sahip çıkar, rastgele kullanılmasına mani olurdu. Amasya kütüphanelerinde bulunan pek çok kitabı inceler, onlarla ilgili açıklamalar yapardı. Özellikle dinî ilimlerle ilgili kitapları yazmaya ve tashih etmeye azmederdi. Bu sebeple onun yazdığı kitaplar yayılmıştı. Edebiyata ve Farsçaya karşı özel merakı vardı.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları