EBU BEKR BİN AYYAŞ

EBU BEKR BİN AYYAŞ Yedi kıraat imamından Asım'ın iki ravisinden biri ve hadis âlimi
A- A+

Yedi kıraat imamından Asım'ın iki ravisinden biri ve hadis âlimi. Meşhur olan, ismi ile künyesinin bir olduğudur. Künyesi Ebu Bekr'dir. Vasıl bin Hayyan'ın azatlısıdır. Buğday ticareti yaptığı için Hannat diye tanınır. 95 (m. 713) senesinde Süleyman bin Abdülmelik zamanında doğup, 193 (m. 808)'de Kufe'de vefat etmiştir.

Ebu Bekr bin Ayyaş, meşhur kıraat âlimi İmam-ı Asım'ın ravilerinden ve hadis ilmi âlimlerindendir. Kıraat ilmini Asım bin Behdele'den öğrenmiş ve başka hiç kimseden kıraat okumamıştır. Ayrıca Yahya Uleymî, Ebu Yusuf A'şa, Abdülhamid bin Salih Bürcümî, Hafs ed-Dürî ve Kisaî gibi âlimler ondan kıraat okumuşlardır. Babasından, Ebu İshak es-Sebiî, Ebu İshak eş-Şeybanî, Hamidü't-Tavil ve başkalarından hadis-i şerif rivayet etmiştir. Süfyan-ı Sevrî, İbn-i Mübarek, Ebu Davud et-Tayalisî, İbn-i Medinî, Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Yahya Nişaburî ve başka âlimler de ondan rivayette bulunmuşlardır.

Ebu Bekr bin Ayyaş fıkıh ilmiyle de meşgul olup, bu sahada geniş bilgiye sahiptir. O, salih, faziletli ve çok ibadet eden bir zattır. Elli sene yumuşak yatakta yatmamıştır. Ebu Bekr bin Ayyaş çok Kur'an-ı Kerim okurdu. Bir gün; “Ben, seksen seneden beri Kur'an-ı Kerim okumaktayım.” buyurmuştur. Yine bir defasında; “Hasta olduğum zaman bile hiçbir gece yoktur ki, ben o gecede Kur'an-ı Kerim okumamış olayım. Kur'an-ı Kerim okumadığım hiçbir gece geçmedi.” demiştir.

Ebu Bekr hazretlerinin oğlu şöyle anlatır: “Babamın ölümüne yakın yanında bulunuyordum. Onun durumu bana tesir edip, ağlamıştım. Ağladığımı görünce; “Niçin ağlıyorsun, evladım? Baban, bildiğin gibi, hayatı boyunca kötülüklerden ve günahlardan uzak kalmaya çalışmıştır.” dedi.” Vefatından evvel yine yanında ağlayan oğlu İbrahim'e; “Yavrucuğum. Bu kadar ömrümü hep Kur'an-ı Kerim okumakla geçirdim. Üzülme, Allahü teala benim için, böyle bir ömrü boşa çıkarmayacak, onun karşılığını verecek.” demiştir.

Heysem bin Harice şöyle anlatır: “Gece rüyamda Ebu Bekr bin Ayyaş'ı gördüm. Önünde bir hurma tabağı vardı. Ona; “Ey Ebu Bekr! Beni davet etmiyor musun? Bilirsin ben hurmayı çok severim.” dedim. Bana; “Ey Heysem! Bu Cennet ehlinin yiyeceğidir. Dünyadakiler ondan yiyemez.” deyince; “Bu mertebeye nasıl ulaştın?” dedim. O da; “Bütün hayatım boyunca, bir gecemi olsun, Kur'an-ı Kerim okumadan geçirmeyerek.” cevabını verdi.”

Bişr bin Haris anlatır: “Ebu Bekr bin Ayyaş'ın şöyle dediğini duydum: “Ey sağımda ve solumda bulunan Kiramen katibin melekleri, benim için, Allahü tealaya dua ediniz. Çünkü siz, Allahü tealaya benden daha çok ve daha iyi itaat ediyorsunuz, emirlerine uyuyorsunuz.”

Buyurdular ki: “Varlıklar dört kısımdır, birincisi ma'zur olanlardır ki bunlar hayvanlardır. Akılları olmadığı için, emir veya yasaklarla mükellef değildirler. İkincisi, imtihana tabi olanlar yani insanlardır. Bu dünyada yaptıklarından ahirette hesap verecekler, amellerinin karşılığını orada göreceklerdir. Üçüncüsü, hep ibadet ve taat (Allahü tealanın beğendiği iyi işler) üzere olanlardır ki, bunlar meleklerdir. Onlar, hiç günah işlemezler. Devamlı Allahü tealaya kulluk edip, noksansız devam ederler. Dördüncüsü İblis'tir ki o Allahü tealanın lanetine uğrayıp, helak olmuştur.”

Ebu Bekr bin Ayyaş hazretlerinin bildirdiği hadis-i şerifler:

“Sahur yemeğini yiyiniz, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.”

“Ramazan-ı şerifin ilk gecesi olduğunda, şeytanlar bağlanır. Cehennem kapıları kapatılıp Cennet kapıları açılır. Ondan hiçbir kapı kapalı kalmaz. Bir münadi (seslenici) Ey hayır ve iyilik isteyenler! Geliniz. Ey şerri (kötülüğü) isteyenler! Siz de bırakın artık o kötülükleri, Allahü teala birçok kullarını Cehennem'den azat eder. Bu azat, her gece olur, der.”

“Allahü teala refiktir. Yumuşaklığı sever. Sertlik edenlere vermediği şeyleri, başka hiçbir şeye vermediğini, yumuşak davranana ihsan eder.”

“Fakirler, zenginlerden, dünya seneleriyle beş yüz yıl, ahiret günüyle yarım gün önce Cennet'e girerler.”

Resulullah Hazreti Ali'ye; “Sen benim yanımda Hazreti Musa'ya göre, Harun gibisin.” buyurdu.

Resulullah her Ramazan ayında, on gün itikaf (bir yere kapanıp ibadetle vakit geçirme) yaparlardı. Ahirete teşrif buyurdukları senede yirmi gün itikaf yapmışlardı.

“Kisra (İran hükümdarı) gidince, ondan sonra Kisra gelmeyecek. Kayser (Bizans-Rum İmparatoru) gidince, ondan sonra da Kayser gelmeyecektir. Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü tealaya yemin ederim ki, onların hazineleri Allah yolunda harcanacaktır.”

“Kim, şirk koşmadan ölürse, Cennet'e girer.”

“Pişmanlık, tövbedir.” buyurmuştur.

Resulullah, şarap içene ve şarabı dağıtana lanet etti.

Resulullah yataklarına yattıklarında sağ avucunu, mübarek sağ yanaklarının altına koyar; “Allah'ım! Beni kullarını dirilttiğin gün, azabından koru.” buyururdu.

Ebu Bekr bin Ayyaş hazretlerinin hikmetli sözlerinden bazıları şunlardır:

“Sükutun en küçük faydası, insanı sıkıntı ve belalardan kurtarmasıdır. İyilik olarak, insana bu yeter. Fazla ve lüzumsuz konuşmanın en küçük zararı ise şöhrettir. Bela olarak da şöhret insana yeterlidir.”

“Ben genç iken, bir adam bana; “Dünyaya köle olmaktan kendini kurtar, ahirete yönel!” dedi.”

“Allah yolunda ilk ok atan Sa'd bin Ebu Vakkas'tır.”

Ebu Bekr bin Ayyaş bir gün ağlayarak; Yaşım sekseni aştı, artık neyi arzu edeyim, neyi bekleyeyim. Seneler, peşi peşine gelip geçti. Beni yıprattı ve eskitti. Kemiklerimi inceltip, gözlerimi küçülttü. Zayıflıktan eski bir elbise gibi oldum.” beytini söyledi.

Ebu Bekr bin Ayyaş, ömrünün son yılında kıraat okutmayı bırakıp bu ilmin inceliklerini araştırmış ve anlattıklarını da Yahya bin Âdem yazıya geçirmiştir. Bu çalışma Asım kıraatinin yazılı kaynaklarından biri olmuş, kendisi aynı zamanda Kur'an-ı Kerim'i cüzlere ayıran Eczau Selasin adlı bir eser de telif etmiştir. Ebu Bekr bin Ayyaş hazretlerinin rivayet ettiği, yumuşak huylu olmanın faziletinden bahseden bir hadis-i şerif.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları