Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin meşhurlarından. İsmi, Ahmed bin Muhammed İsferainî'dir. Künyesi, Ebu Hamid'dir. 344 (m. 955) senesinde doğdu. 406 (m. 1016)'da vefat etti. Genç yaşta Bağdat'a gidip, hadis âlimlerinden hadis-i şerif dinledi ve fıkıh ilmi öğrendi. Fıkıh ilmini, Ebü'l-Hasan Merzuban ve Ebu Kasım Darekî'den öğrendi. Fıkıh ilminde iyice yetişinceye kadar Bağdat'ta kaldı. Bu ilimde öyle yetişti ki, zamanının meşhur fıkıh âlimi oldu. Hükümdar, devlet adamları ve halk tarafından çok sevilip, hürmet gösterilirdi.
Ebu Hamid İsferainî hazretlerinin ravi zincirinde bulunup, rivayet ettiği iki hadis-i şerif şunlardır:
“Helal meydandadır. Haram meydandadır. Şüpheliler ikisi arasındadır. Şüpheli bir takım şeyler vardır ki, insanların çoğu onları bilmez. Şüphelilerden sakınan, dinini ve ırzını korur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa, koru etrafında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi, çok sürmez içeriye dalabilir. Haberiniz olsun, her padişahın bir korusu olur. Dikkat edin, haber veriyorum! Allah'ın yeryüzündeki korusu, haram ettiği şeylerdir.” ve “Bedende bir et parçası vardır. O iyi olursa, bütün ceset iyi olur, bozuk olursa, bütün ceset bozulur. İşte o (et parçası), kalbdir.”
Hadis ilminde ise; Abdullah bin Adî, Ebu Bekr İsmailî, Ebü'l-Hasan Darekutnî, İbrahim bin Muhammed bin Abdek İsferainî ve diğer âlimlerden hadis-i şerif rivayet etmiştir. Sika olup kendisinden; Hasan bin Muhammed Hilal, Abdülaziz bin Ali Ezcî, Muhammed bin Ahmed bin Şuayb Düyanî gibi âlimler hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Ebu Hamid İsferainî hazretleri, ilimde yetiştikten sonra ders vermeye başladı. Abdullah bin Mübarek Mescidi'nde verdiği derslerinde, fıkıh ilmini öğrenmek için, yedi yüz talebe hazır bulunurdu. Bağdat'ta din ve dünya işlerinde kendisine müracaat edilen büyük bir âlimdi. Âlimler; “Ebu Hamid İsferainî'yi İmam-ı Şafiî hazretleri görmüş olsaydı, onunla iftihar ederdi.” demişlerdir. Ebu Hasan Kudurî; “Şafiî âlimleri arasında ondan daha fakihini görmedik.” demiştir. Ebu İshak Şirazî şöyle demiştir: “Kadı Ebu Abdullah Saymerî'den (O asrın Hanefî mezhebinde meşhur fıkıh âlimi), gördüğün en meşhur fıkıh âlimi kimdir?” diye sordum. “Ebu Hamid İsferainî ve Ebü'l-Hasan Curî'dir” dedi.
Ebu Hamid İsferainî zamanındaki Ehl-i Sünnet'e muhalif olan fırkaların mensuplarıyla, ilmî münazaralar yapmıştır. Muhalifleri ağır mağlubiyete uğratarak, doğru olanı anlatmış, böylece hizmet etmiştir. Ayrıca kıymetli eserler de yazmıştır. Bu eserleri: Elli cilde yakın bir eser olan Şerh-i Müzenî, usul-i fıkha dair Er-Revnak ve Kitabü'l-Bostan'dır.