EBU ZÜR'A ER-RAZÎ

Ubeydullah bin Abdülkerim bin Yezid er-Razî Hadis âlimi
A- A+


Hadis âlimi. İsmi ve künyesi Ebu Zür'a Ubeydullah bin Abdülkerim bin Yezid er-Razî'dir. 194 (m. 809) senesinde Rey şehrinde doğdu. Razî, Rey şehrine mensup demektir. Doğum senesi olarak 190 (806), 200 (816), hatta 200'den sonraki seneleri veren kaynaklar da vardır. 264 senesi Zilhicce ayının son gününde (2 Eylül 878) Rey'de vefat etti. Künyesi Ebu Zür'a olup, hemşehrileri Dı maşk (Şam) şehrini ziyaret ettiklerinde burada yaşayan büyük hadis âlimi Ebu Zür'a ed-Dımaş kî'yi tanımış ve hayran kalmışlardı. Dönüşlerinde Ubeydullah'ın kıymetini izhar için kendisine bu künyeyi verdiler. Ebu Zür'a adında çok sayıda âlim vardır. Ancak hadis ilminde Ebu Zür'a denince, Ebu Zür'a er-Ra zî anlaşılır.

Ebu Zür'a'nın ailesi bir ulema ailesi idi. Babası Abdülkerim ve amcaları İsmail ve Muhammed de hadis âlimi idi. babası küçükken kendisini ilim meclislerine götürürdü. İlktedrisatını da babasından gördü. Hadis ravilerini tanıdı. Rey o zaman meşhur bir ilim merkezi idi. Burada otuz kadar hadis âliminden ders aldı. On üç yaşına gelmeden İmam-ı Malik'in Muvatta adlı eserini ezberledi.

Bilahare İslam âlemindeki meşhur ilim merkezlerine seyahatler yaptı. Kufe'de sekiz ay kaldı. Burada Ebu Nuaym'dan ilim aldı. Memleketine döndü. İkinci sefer 227 senesinde hac farizası vesilesiyle Hicaz'a gitti. Buradan Mısır'a geçti. Burada iki sene kaldı. İmam Şafi î'nin önde gelen talebesi Rebi bin Süleyman el-Ci zî ile karşılaştı. Kendisinden İmam Şafi î'nin kitaplarını öğrendi. Şam ve Cezire'yi dolaştı. 230 (m. 845) senesinde Bağdat'a geldi. Buradan Basra'ya geçti. Tekrar memleketine döndü. Sonra üçüncü bir sefer yaparak Şam, Irak ve Mısır'da dolaştı. Hatta ribat şehirlerinde, yani sınıra yakın beldelerde yaşayan hadis âlimlerden de ilim almak maksadıyla buralara gitti. Kazvin ve Nişabur'da bulundu. Nişabur'a gelmeden, genç muhaddis Ebu Zür'a'nın geleceği duyulunca, İmam Buha rî'nin hocalarından meşhur fıkıh ve hadis âlimi İshak bin Rahe veyh, “Kendisine içinde elli bin hata bulunan yüz elli bin hadis okuyarak ilminden istifade edeceğim.” dedi.

Ebu Zür'a Bağdat'ta Ahmed bin Hanbel'den ilim aldı. Ahmed bin Hanbel de bazı hadis-i şeriflerin sıhhati hususunda kendisiyle istişarede bulunurdu. Ebu Zür'a, Basra'ya gittiğinde, sonradan; “Gördüğüm en mükemmel muhaddis.” diyerek methedeceği Ebu Seleme et-Tebuze kî'den ilim aldı. Kendisinden on bin hadis-i şerif yazdı. Ayrıca sekiz sene ilim tahsil ettiği hocaları İbrahim bin Musa el-Ferra ile Ebu Bekr bin Ebu Şeybe'den yüzer bin hadis-i şerif yazdı.

Ebu Zür'a kıraat ilminde de önde gelirdi. Bu ilimde mahir Kalun, Halef bin Hişam ve Du rî gibi âlimlerden tahsil gördü. Hafızasında bulunan altı yüz bin hadis-i şerifden on dört bin tanesinin tefsir ve kıraate dair olduğunu bizzat ifade etti. Ebu Zür'a o kadar çok âlimden ilim aldı ki, bu hocalarının sayısının 580 kadar olduğu rivayet edilir.

Ebu Zür'a otuz iki yaşına gelince, ders vermeye ve hadis-i şerif rivayet etmeye başladı. Mescitte iki veya üç grup talebesi olurdu. Harmele bin Yahya, Fellas, Yunus bin Abdüla'la (ki bunlar aynı zamanda Ebu Zür'a'nın hocalarıdır), Müslim, İbn-i Vare, Tirmi zî, Ebu Hatim er-Ra zî, Ebu Zür'a ed-Dımeş kî, İbrahim el-Har bî, Abdullah bin Ahmed bin Hanbel, Nesa î, Ebu Ya'la el-Musu lî, Muhammed bin Cerir et-Tabe rî, Ebu Avane el-İsferayi nî, İbn-i Ebu Davud gibi zamanın meşhur âlimleri kendisinden hadis-i şerif rivayet etti. İbn-i Ebu Hatim, talebesinin müstesnalarındandır. Babası Ebu Hatim'in ravilere dair beyanlarını kaleme alırken, babasının dostu olan Ebu Zür'a'dan buna dair nakiller yaparak dokuz ciltlik El-Cerh ve't-ta'dil ile Aslü's-sünne ve i'tikadü'd-din adlı eserlerini meydana getirmiştir.

İmam-ı Buha rî'nin de hocası olan Kuteybe bin Sa'id, Rey şehrine gelmişti. Hadis talebeleri hemen etrafını sardılar. O ise, “Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Main, Ali bin el-Medi nî, Ebu Hayseme ve İbn-i Ebu Şeybe gelmeden rivayete başlamam.” dedi. Reyliler, o zamanlar küçük bir çocuk olan Ebu Zür'a'yı gösterip, kendisinin daha önceleri çeşitli meclislerde rivayet ettiği hadisleri onun ezbere okuyabileceğini söylediler. Kuteybe bin Sa'id, Ebu Zür'a'yı dinledi. Reylilerin sözünün doğru olduğunu hayretle gördü. Bunun üzerine rivayete başladı.

Ebu Zür'a'dan daha yaşlı bir hadis âlimi olan İbn-i Ebu Şeybe, hafızası Ebu Zür'a'dan daha kuvvetli birini görmediğini söylerdi. İshak bin Rahe veyh; “Ebu Zür'a'nın bilmediği hadis, asılsızdır.” derdi. Ahmed bin Hanbel, Sahabe ve Tabi însözleri de dahil olmak üzere yedi yüz bin kadar sahih rivayetten altı yüz binini Ebu Zür'a'nın ezbere bildiğini söylemiştir. Bizzat Ebu Zür'a, iki yüz bin hadis rivayetini İhlas suresi gibi ezberden okuyabileceğini; ayrıca üç yüz bin kadar hadis rivayetini de hadis-i şerifleri müzakere ederken okuyabileceğini söylerdi. Yine Ebu Zür'a, asılsız haberleri ve mevzu hadisleri tanımak maksadıyla ezberinde bunlardan on bin kadarının bulunduğunu bildirmiştir. Kütüb-i Sitte'nin en önde gelen muhaddislerinden Müslim, 250 (m. 864) yılında El-Cami'u's-Sahih adlı eserini bitirdikten sonra, Ebu Zür'a'ya arz ederek, onun uygun görmediği rivayetleri kitabına almamıştır. Ebu Ya'la Musu lî, hafızasının kudretiyle tanınanların ekseriyetle abartıldığını, ama Ebu Zür'a'nın bu hususta anlatılandan daha kudretli olduğunu söyler. Vefat ederken kendisine telkin edilen hadis-i şerifi hemen okuması da hafızasının zaafa uğramadığını göstermektedir.

Yakın arkadaşı Ebu Hatim er-Ra zî, Ebu Zür'a'yı hadis-i şeriflerin sahihiyle zayıfını birbirinden ayırabilen bir hadis otoritesi olarak vasıflandırır. Hatta bu hususta Ahmed bin Hanbel, Yahya bin Main ve Ali bin el-Medi nî'nin ondan sonra geldiğini söyler. Reyli hadis hafızı Ali bin Hüseyin bin Cü neyd el-Mali kî, İmam Malik'in rivayet ettiği hadis-i şerifleri toplamıştı. O, Muvatta'da bulunan ve bulunmayan bütün rivayetlerini Ebu Zür'a kadar mükemmel bilen başka bir kimseye rastlamadığını söylemektedir. Medine kadısı Ebu Mus'ab ez-Züh rî, İmam Malik ve daha başkalarını da gördüğünü, fakat hayatta Ebu Zür'a gibi birine rastlamadığını ifade etmektedir. Ahmed bin Hanbel, nafile ibadete düşkündü. Ancak Bağdat'a geldiğinde Ebu Zür'a'yı misafir eder ve onunla hadis-i şerif müzakere etmeyi, nafile ibadete tercih ederdi.

Ebu Zür'a züht ve takvasıyla tanınmıştı. Ebu Hatim er-Ra zî; “Zühdüne hayran kaldığım dört kişiden biri Ebu Zür'a'dır.” demiştir. Zamanın âlimleri züht ve takvası sebebiyle Ebu Zür'a'yı emsallerinden üstün bulurlardı. Bu müttekiliği, hadis-i şerif ravileri hakkında daha insaflı tenkitlerde bulunmasına sebebiyet vermiştir. Ebu Zür'a çok mütevazı idi. Sade ve basit yaşamayı severdi. Bununla beraber ilmin vakarını korumak maksadıyla güzel giyinirdi.

Ebu Zür'a vefat ederken, başında Ebu Hatim, Ebu Vare ve başka âlimler hazır bulundu. Ölüm hâlindeki hastaya kelime-i tevhid telkin etmek sünnet olduğu için, bu âlimler ona da bu sünneti bildiren hadis-i şerifi okudular. Bu hadis şöyledir: “Men kane ahiru kelamihi la ilahe illallahü dahalel cenne. (Kim son sözü la ilahe illallah olursa, Cennet'e girer.)” Bunu işitip kendisine kelime-i tevhid telkin edilmek istendiğini anlayan Ebu Zür'a bu hadis-i şerifi senetleriyle, yani bütün ravileriyle beraber okumaya başladı. Hadis-i şerifin, "Kim son sözü la ilahe illallah olursa..." kısmını okurken ruhunu teslim etti.

Eserleri: Kaynaklarda Ebu Zür'a'nın; Ez-Zühd, Fevaidü'r-Raziyyin, Fezail, A'lamü'n Nübüvve (Delailü'n-Nübüvve), Es-Siyer, El-Muhtasar, El-Et'ıme, El-Feraiz, Es-Savm, El Adab, El-Vudu, Eş-Şüf'a, El-Efrad, El-Ilel, Cerh ve't-Ta'dil, Beyanü Hata'i Ebi Abdillah Muhammed bin İsmail El-Buha rî fî Tarihihi, Et-Tefsir, Es-Sahabe, El-Müsned adlı eserlerinden bahsedilirse de, bunlar günümüze intikal etmemiştir. Bugüne intikal eden yegane eseri Kitabü'd-Duafa' ve'l-Kezzabin ve'l-Metrukin min Eshabi'l-Hadis'tir. Bu eserde, Berza î'nin hadis-i şerif ravileri hakkındaki sorularına Ebu Zür'a ile Ebu Hatim'in verdikleri cevaplar mevcuttur. Kitabın yegane nüshası İstanbul'da Köprülü Kütüphanesi'ndedir. Sa'di el Haşi mî, bu eseri neşretmiştir (Medine 1409 (m. 1989).

Sa'di el-Haşi mî, Ebu Zür'a er-Ra zî hakkında etraflı çalışmıştır. Üç ciltlik Ebu Zür'a er-Ra zî ve Cühudühu fi's-Sünneti'n-Nebeviyye adlı eserinin ilk cildinde Ebu Zür'a'nın hayatını anlatmış; ikinci ciltte Kitabü'd-Duafa'yı neşretmiş; üçüncü ciltte ise İbn-i Ebu Hatim'in El-Cerh ve't-Ta'dil, Zehe bî'nin Mizanü'l-İ'tidal ve İbn-i Hacer el-Askala nî'nin Tehzibü't-Tehzib'ine dayanarak Ebu Zür'a'nın Kitabü'd-Duafa'da geçmeyen 274 ravi hakkındaki tenkidini ve 825 ravi hakkındaki ta'dilini bir araya getirmiştir.

Hadis âlimi
Başlık ResmiHadis âlimi
Hadis âlimi
Başlık ResmiHadis âlimi
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası