Şafiî mezhebi fıkıh ve tasavvuf âlimlerinden. İsmi, Sehl bin Ahmed bin Ali el-Hakim el-Banî el-Ergiyanî; künyesi, Ebü'l-Feth'tir. Nişabur'un nahiyelerinden Ergiyan'a nisbetle Ergiyanî denildi. 426 (m. 1035) senesinde doğdu. İlim öğrenmek için birçok yerlere seyahatler yapıp, pek çok âlimle görüştü ve ilim öğrendi. 490 (m. 1097) senesinde Muharrem ayının ilk günü Ergiyan'ın köylerinden Ban'da vefat etti.
İlmi ve zühtü yüksek bir zat olan Ebü'l-Feth el-Ergiyanî, Merv'de Şeyh Ebu Ali es-Sincî'den Şafiî fıkhını öğrendi. Daha sonra Kadı Hüseyin bin Muhammed el-Mervezî'den ilim aldı ve onun yoluna girdi. Hocası; “Benim yoluma onun gibi (anlayan) bir kimse girmedi.” buyurdu. Nişabur'a gitti. Orada İmamü'l-Harameyn Ebu Mealî'den usul-i fıkh okudu. Ayrıca; Ebu Osman es-Sabunî, Ebu Hafs bin Mesrur, Ebu Sa'd el-Kenceruzî gibi âlimlerden de ilim öğrendi, hadis-i şerif dinledi. Çok zekiydi. Münazara ilminde üstad oldu. Münazara ettiği herkesi, getirdiği delillerle söz söyleyemez hale getirirdi. Tus'ta Şehfur el-İsferainî'den de tefsir ve usulünü okudu. Sonra kendi memleketi Ergiyan'a döndü. Burada, güzel ahlâkı, üstün faziletleri ve verdiği doğru hükümlerle herkesin sevgi ve muhabbetini kazandı ve birkaç sene kadılık yaptı.
Daha sonra hacca gitti. Burada bulunan Irak ve Hicaz âlimleriyle görüşüp onlarla sohbet etti. Bu âlimlerden istifade ettiği gibi, onlar da Ergiyanî'nin yüksek ilminden istifade ettiler. Hac dönüşünde Allahü tealanın sevgili kullarından zamanının zahidi, ariflerin üstadı Hasan es-Semmanî'nin talebeleri arasına girip ona tâbi oldu. Hocası ona, ilmî münazarada bulunmamasını işaret buyurdu. Ebü'l-Feth bu işaretten sonra, kadılık ve münazaradan uzaklaşıp, kendi malıyla tasavvuf ehli için Ban'da bir dergâh yaptırdı. Vefatına kadar orada ibadetle meşgul oldu ve kitap telif etti.
Meşhur hadis imamlarından Ebu Bekr el-Beyhekî, Nasır el-Mervezî, Abdülgafur bin İsmail bin Abdülgafur el-Farisî (Mecmûü'l-Garaib ve Zeylü Tarih-i Nişabur sahibidir), Ebu Tahir es-Sena ve daha pek çok âlim ondan ilim öğrenmiş ve hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. Onun yazmış olduğu eserlerden, yalnızca Fetava adlı kitabı bilinmektedir.