ESMAÎ

Abdülmelik bin Küreyb bin Ali bin Esma el-Bahili Meşhur Arap dili âlimi ve zoolog
A- A+

Meşhur Arap dili âlimi ve zoolog. İsmi, Abdülmelik bin Küreyb bin Ali bin Esma el-Bahili olup, künyesi Ebu Sa'id'dir. Dedesinin ismine nisbetle Esmaî diye meşhur oldu. 122 (m. 740) senesinde o zaman İslam âleminde nahiv ilminin merkezi durumunda olan Basra'da doğdu. 216 (m. 831) senesinde yine orada vefat etti.

Emevilerin son ve Abbasilerin ilk devirlerinde yaşayan Esmaî, vaha ve kırlarda yaşayan Araplar arasında çok dolaştı. Dillerini, örf ve adetlerini öğrendi. Onlarla alakalı haber ve bilgileri topladı. Bu yönden Arap diline büyük hizmetleri oldu. Topladığı bilgileri halifelere takdim etti. Pek çok haber bildirdi. Abdullah bin Avn, Şu'be bin Haccac, Ya'kub bin Tahlan, Mis'ar bin Kedam, Süleyman bin Mugire, Kurre bin Halid gibi büyük âlimlerden ilim öğrendi ve rivayetlerde bulundu. Ondan da kardeşinin oğlu Abdurrahman bin Abdullah, Ebu Ubeyd Kasım bin Sellam, Ebu Hatim es-Sicistanî ve daha birçok âlim ilim öğrenip rivayette bulundular.

Esmaî, Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifleri açıklamakta çok titizlik gösterirdi. Bilmezse asla açıklamazdı. Ama, Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriften bir kelime, ayet veya cümlenin manası sorulunca; “Araplar bu kelimenin manası için böyle söylerler. Ancak ayet-i kerimede ve hadis-i şerifteki murad olan1 (kastedilen) manayı bilmiyorum.” derdi.

Halife Harun Reşid zamanında Bağdat'a giden Esmaî, halifeden çok alaka gördü. Bir ara uzun süre görüşmediler. Esmaî Harun Reşid'in yanına gelince; “Bizi artık unuttun. Sana bir kötülük mü yaptık da bize uğramıyorsun?” demiştir.

Yahya bin Main; onun rivayetinde sika olduğunu söylemiştir. İbrahim Harbî de; “Basra'da Arap dili âlimlerinin bir kısmı bid'at ehli idi. Fakat şu dört zat Ehl-i Sünnet idi: Bunlar; Ebu Amr bin A'la; Halil bin Ahmed; Yunus bin Habib ve Esmaî'dir.” demiştir.

Ortaya çıkan bozuk fırkalar ile yılmadan devamlı mücadele etti. Ehl-i Sünnet itikadını yaymak için ilmini ve edebi gücünü kullandı. Dinî ilimler ve edebiyatın yanında, zooloji ilmi ile de meşgul olan Esmaî, bu ilimde de söz sahibi idi. Zooloji alanında islam âleminde ilk öncülerden idi. Çekirgeleri esaslı bir şekilde inceleyip, ilmî özelliklerini ortaya koydu. Bu çalışmasıyla iyi bir entomolog olduğunu ispatladı. Aldo Mieli, Le Science Arabe adlı eserinde onun hakkında şöyle demektedir: “Miladi ondördüncü asırda Müslümanlarda nazari ve ameli olarak zooloji ilmi fevkalade yüksek ve parlak bir seviyeye ulaşmış bulunuyordu. Zooloji ilminin bu seviyeye yükselmesinde Esmaî'nin ve Cahız'ın çalışmalarının rolü çok büyüktür.”

Esmaî, bütün ömrünü Arap dili ve edebiyatı, tarih, şiir, zooloji, botanik ve dini ilimleri öğrenmeye hasretmiş, dünya lezzetlerinden tamamen yüz çevirmişti. Adeta onun için hayat, lezzet, hüzün ve ilimden ibaretti. Zooloji ilminde; kara, deniz ve havada yaşayan hayvanların orijinal Arapça isimlerini ve uzuvlarının isimlerini vererek lügat ilmine büyük katkılarda bulundu. Aynı zamanda adı geçen hayvanın fiziki ve diğer özelliklerini de kaydetti. Hayvanlar üzerinde yaptığı derin araştırmalarını büyük bir sabırla devam ettirdi.

Esmaî, çok okuyan bir âlimdi. Zooloji ilmi ile ilgili kendinden önce yazılanları mütalaa ederek, eserlerini te'lif etmiş ve onlardan faydalanmıştır. Kendinden öncekilerin, bu alanda kendisinden üstünlüklerini inkar etmemiş, hatta kitaplarında ve ilme meclislerinde yeri geldikçe bunu itiraf etmiştir. İbn-i Hallikan; Vefeyatü'l-a'yan adlı eserinde, Esmaî'nin hayvanlar hususunda anlattığı şu hadise ile onun ilmî derecesini göstermektedir:

“Ebu Ubeyde Ma'mer bin Müsenna ile beraber Fadl bin Rebi'nin yanına gittik. Fadl bana, atlar hakkında kaç kitap yazdığımı sordu. Ben de bir tane yazdığımı söyledim. Ebu Ubeyde'ye sorunca, elli cilt yazdığını söyledi. Bunun üzerine Fadl, Ebu Ubeyde'ye dönerek; “Şu atın yanına git, tek tek uzuvlarını ve isimlerini söyle” dedi. Ebu Ubeyde; “Ben veteriner değilim. Ben bu elli cilde, Araplardan atlar hakkında duyduklarımı yazdım” dedi. O zaman Fadl bana dönerek; “Kalk ey Esmaî! Söylediğimi sen yap bakalım” dedi. Ben de attaki her bir uzuv üzerine elimi koyup, ismini söyledim. Ayrıca Arapların o uzuv ile alakalı olarak söylediği şiiri de okudum. Bu durum karşısında Fadl bin Rebi' memnun olarak o atı bana hediye etti.”

Eserleri: Esmaî, din ve fen ilimlerine dair birçok eser yazdı. Günümüze sadece zoolojiyle ilgili olan eserleri ulaşmıştır. Eserlerinden bazıları şunlardır:

1- Kitabu Halki'l-insan: İnsanın yaratılışı ve uzuvları ile ilgilidir. 2- Kitabu Halki'l-Feres: Atlar hakkındadır. 3- Kitabü'l-ibil: Develerle ilgilidir. 4- Kitabuş'ş-Şat: Koyunlarla ilgilidir. 5- Kitabu'l-Vahuş: Vahşi hayvanlar hakkındadır. 6- Kitabu'n-Nebat veş'ş-şecar: Otlar ve ağaçlarla ilgilidir. 7- Kitabu'l-Ahbiye ve'l-Buyut. 8- Kitabu'l-Esvab: Giyecekler hakkındadır. 9- Kitabu's-Süruc ve'l-licam veş'şiraven-Nial. 10- Kitabu's-silah. 11- Kitabu'l-Hamam ve'l-Akarib ve'l-Hayyat: Haşarat ve zehirli hayvanlarla ilgilidir. 12- Kitabu'l-Ecnas fî usuli'l-Fıkh, 13- Kitabu'l-Enva. 14- Kitabul-Hemz. 15- Kitabu'l-maksum vel-Memdud: Arab dili ve edebiyatı ile ilgilidir. 16- Kitabu'l-Fark. 17- Kitabu's-sıfat. 18- Kitabu'l-Mesir ve'l-Kıdah. 19- Kitabu'l-Evkat. 20- Kitabu fe'ale ve Ef'ale. 21- Kitabu'l-emsal. 22- Kitabu'l-Elfaz. 23- Kitabu'l-Elgaz. 24- Kitabu'l-lugat. 25- Kitabu'l-istihale: Kelimelerin kökleri ve türeyişleri ile ilgilidir. 26- Kitabu'n-Nevadir. 27- Kitabu usuli'l-kelam. 28- Kitabu'l-Kalb vel-ibdal. 29- Kitabu Cezireti'l-Arab. 30- Kitabu'd-Delv. 31- Kitabu'n-Nisab. 32- Kitabu'r-Rihal: Yolculukla ilgilidir. 33- Kitabu'l-Haraç.

Esma buyurdu ki: “İlmin evveli susmak, ikincisi dinlemek, üçüncüsü ezberlemek, dördüncüsü ilmi ile amel etmek, beşincisi ilmini yaymaktır.”

“İlim, bilmediğini bilmek, haddini gözetmek demektir.”

“İnsanların en hayırlısı, kızmayan kimsedir”

“Öyle anlar var ki, o zaman bir sözü sarfetmek zararlı olur. Onun için sözün nerede ve ne zaman söyleneceğini çok iyi bilmelidir.”

Esmaî dedi ki: “Âlimlerden birisine mürüvvetin ne olduğu sorulduğunda; “Mürüvvet; açık bir kapı, kaldırılmış bir perde, ortaya konulmuş bir yemek, kabul edilmiş bir sözdür.” dedi.”

Esmaî şöyle anlatır: “Bir gün bir Arap çocuğuna; “Bana Arap çocuklarından bahset?” dedim. O da konuşmaya başladı. Onun konuşmasındaki güzellik beni büyülemişti. Ona; “Bin dirhemin olup da ahmak olmak seni sevindirir mi?” diye sorunca, o çocuk; “Hayır” dedi. “Niçin?” diye sorduğumda; “Bu para2, benim ahmaklığımı arttırır. Bende bulunan 3diğer şeyleri alır. Böylece bende, sadece ahmaklığım kalır.” dedi.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası