Gaziantep velilerinden. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Cıncıkçı Mağarası denilen yerde münzevî, herkesten uzak, yalnız bir hayat sürdü. Doğum ve vefat tarihleri belli değildir. Onüçüncü asırda yaşamıştır. Kabri Gaziantep'tedir.
Halktan birisi arkadaşları ile konuşurken hacca gideceğini söyledi. Arkadaşı ise gidemeyeceğini ileri sürdü. Bunun üzerine; “Gitmezsem karım benden boş olsun.” dedi. Hac zamanı bazı sebeplerden dolayı o zat yola çıkamadı. Arefe gününe bir gün kala hanımı; “Aramızda artık nikah kalmadı.” diye adamı eve almadı. Ne yapacağını şaşıran adamcağız, bir dostuna danıştı. O da; “Gözükızıl Mehmed Baba'ya git. O, derdine bir çare bulur.” dedi.
Bunun üzerine, gidip hâlini Gözükızıl Mehmed Baba'ya anlattı. O da yüzünü kıbleye çevirip; “Seni Şam'da bir demirciye yollayacağım, o seni Mekke'ye götürür. Bana oradan ne hediye verirlerse onu da birlikte getir.” dedi. Adam gözünü kapattı. Gözükızıl eliyle itti. Gözünü açtığında kendini Şam'da tarif edilen demircinin dükkanında buldu. Durumu demirciye anlattı. Demirci de; “Seni Medine'de bir fırıncıya yollayacağım. O seni Arafat'a götürür.” dedi. Gözünü yummasını söyleyip eli ile itince, adam kendini Medine'de buldu. Fırıncının yardımı ile Arafat'a çıktı.
Hac farizasını yerine getirdikten sonra fırıncının tarifi üzerine Zemzem kuyusunun yanındaki zatı buldu. Bu zat; “Gözükızıl'a söyle neden doğrudan doğruya göndermiyor da vasıtalı yolluyor.” dedikten sonra Gözükızıl'a verilmek üzere bir kefen ve bir kap zemzem verdi. Hacıya gözlerini kapa deyince, o zat kendini Gaziantep'te buldu.
Hacı hediyeleri Gözükızıl Mehmed Baba'ya verince; “Demek artık bize ahiret yolculuğu göründü. Kısa zaman sonra beni defnedersiniz.” dedi. Hacı eve gidince hanımı yine içeri almadı. Durumu Gözükızıl'a anlatınca; “Kadıya git. O senin meseleni çözer.” dedi. O da hanımı ile kadıya gitti. Kadı nikahlarının devam ettiğine dair bir karar verdi. Ertesi gün Gözükızıl Mehmed Dede'nin yanına gittiklerinde vefat ettiğini gördüler ve bulunduğu yere defnettiler.
Gözükızıl Mehmed Baba bir Cuma günü bir sokağın başında otururken minareden ezanlar okunmaya başladı. Adamın biri; “Sen burada miskin miskin ne oturuyorsun. Namaza bile gitmezsin.” diyerek ileri geri bazı sözler sarf etti. Gözükızıl Mehmed Baba yerinden kalkarak adama bir tokat vurdu. Adam o anda kendini Mekke'de buldu. Mehmed Baba'nın Beytullah'da namaz kıldığını gördü. Namazdan sonra birlikte dışarı çıktılar. Mehmed Baba bir tokat daha attı. Adam kendini Gözükızıl ile konuştuğu yerde buldu. Gözükızıl Mehmed Baba ona; “İşte biz böyle namaz kılarız.” buyurdu.
Gaziantep Evliyaları (Cahit Güzelbey); sh. 105