HAMİDÜ'T-TAVİL, Humeydü't-Tavil

Hamid bin Ebu Hamidü't-Tavil Ebu Ubeyde el-Huzaî Tabiîn'in meşhur hadis âlimlerinden
A- A+

Tabiîn'in meşhur hadis âlimlerinden. Haramlardan sakınması ile meşhurdur. İsmi Hamid bin Ebu Hamidü't-Tavil Ebu Ubeyde el-Huzaî'dir. Babasının isminin Abdurrahman veya Zade veya olduğu da ihtilaf edilir. Ekseriya kabul edilen Tiruye olduğudur. 68 (m. 687)'de doğmuş, Basra'da yaşamış ve 143 (m. 761)'de Basra'da vefat etmiştir.

Talha el-Huzaî'nin azatlısı olan Hamidü't-Tavil boyu kısa fakat elleri uzun bir zat idi. Kendi zamanında Basra'da yine kısa boylu Hamid isimli komşusu olan bir zat vardı. İkisini birbirinden ayırmak için ellerinin uzun olması sebebiyle bu zata “Hamidü't-Tavil” (Uzun Hamid), komşusuna da Hamid el-Kasir, (Kısa Hamid) denirdi. Evinde durduğu zaman bir eli yere bir eli tavana değerdi.

Hamidü't-Tavil dünyaya ehemmiyet vermeden gayet zahidane bir hayat yaşamıştır. Haramlardan ve şüpheli şeylerden hep kaçardı. Devamlı Allahü Teâlâ yı hatırlayan, her an O'na agah (uyanık) olan ve abbat yani pek çok ibadet eden bir zat idi. İmam-ı A'zam Ebu Hanife hazretleri gibi kırk sene yatsı namazının abdesti ile sabah namazı kıldı. Yine kırk sene, bir gün oruç tutup, bir gün iftar etti. İnandığı gibi yaşadı ve namazda kıyamda iken vefat edip yaşadığı gibi öldü.

Hamidü't-Tavil, Enes bin Malik, Sabit el-Benanî, Musa bin Enes, Bekr bin Abdullah Müzenî, İshak bin Abdullah, Hasan-ı Basrî, İbni Ebu Müleyka, Abdullah bin Şakik, Ebü'l-Mütemekkil ve daha birçok âlimden hadis-i şerif rivayet etmiştir. Kendisinden de kız kardeşinin oğlu Hammad bin Seleme, Yahya bin Sa'id el-Ensarî, Hammad bin Zeyd, Süfyanan (Süfyan-ı Sevrî, Süfyan bin Uyeyne), Şu'be, Malik, İbn-i İshak, Vehib bin Halid, Cerir bin Hazim, Süleyman bin Bilal ve birçok âlim rivayette bulunmuştur.

Yahya bin Main, İclî, Nesaî ve İbn-i Sa'd onun sika (güvenilir, sağlam) bir ravi olduğunu söylemişlerdir. Ebu Hatim, onun sika olup rivayetlerinde bir beis olmadığını bildirerek; “Hasan-ı Basrî'nin en iyi arkadaşlarından idi.” demiştir. Darimî; “Yunus bin Ubeyd ve İbn-i Main'e; “Hasan-ı Basrî ve Hamid'den hangisini daha çok seviyorsun?” dedim. İbn-i Main; “Her ikisini de.” diye cevap verdi.” buyurmuştur.

Hammad bin Seleme; “Hamidü't-Tavil, Hasan-ı Basrî'nin hadis yazdığı defteri aldı ve ondan bir nüsha yazıp geri verdi.” demiştir. Hamidü't-Tavil'in rivayetlerinin ekserisi Enes bin Malik'tendir. Şu'be; “Hamidü't-Tavil Enes bin Malik'ten yirmi dört hadis, diğer kalanlarını Sabit el-Benanî'den işitmiştir.” demiştir. İbni Adî; “Hamidü't-Tavil'in hadisleri çok olup sağlamdır. İmamlar ondan hadis almışlardır. Enes bin Malik'ten rivayet ettiği hadislerin hepsini ondan bizzat işitmemiş bir kısmını Sabit el-Benanî'den işitmiştir. Yunus; “Aramızda Hamidü't-Tavil'in bir benzeri yoktu.” buyurmuştur.

Hamidü't-Tavil, Süleyman bin Ali'den nasihat isteyince; “Tenhalarda, kimsenin görmediği yerlerde günah işlersen ve Allahü Teâlâ nın seni gördüğünü biliyorsan, başkalarının gördüğü yerde günah işlemediğin halde, Allahü Teâlâ nın görmesine ehemmiyet vermediğin için, Allahü Teâlâ ya karşı son derece cüretkar olursun.

Sahifetü Hamidü't-Tavil isimli hadis mecmuasının ilk ve son sayfası. Mecmua, Süleymaniye Kütüphanesi Şehit Ali Paşa kısmı No: 539'da vr. 124b-125a arasında kayıtlıdır. Hamidü'l-Tavil'in Enes bin Malik'ten rivayet ettiği hadisleri ihtiva etmektedir.

Eğer, Allahü Teâlâ nın görmediğini zannedersen, inanmazsan küfre girersin.” buyurdu. Hamidü't-Tavil bütün ömrünü bu nasihatlere uygun olarak geçirdi. Zaten bu hal kendisinde vicdanileşen bir kimse elbette ki günah işlemezdi.

Hamidü't-Tavil, Enes bin Malik'ten rivayetle; Enes buyurdu ki: “Ben Resulullah'ın mübarek elinden daha yumuşak, ne bir yün sofa, ne de ipekli bir kumaşa el değmedim. Yani, Peygamberimizin eli ipekten de yumuşak idi. Yine Resulullah'ın mübarek güzel kokusundan daha güzel kokan, ne bir misk ne de bir anber koklamadım.”

Hamidü't-Tavil, Enes bin Malik'ten şöyle rivayet etti: “Resulullah'ı gördüm, ikindi vakti girmişti. Herkes abdest için su aramaya başladı fakat bulamadı. Daha sonra Peygamber Efendimize bir kapta su getirdiler. Bu kabın üzerine mübarek elini koyup herkesin ondan abdest almasını emretti. Enes devamla; “Mübarek parmakları arasından suyun fışkırmakta olduğunu gördüm. Bir kişi kalmayıncaya kadar herkes abdest aldı. (Orada üç yüz kişi kadar Sahabî var idi.)” demiştir.

Hamidü't-Tavil'in “Sahifetü Hamidü't-Tavil” isimli bir hadis mecmuası vardır. Mecmua, Süleymaniye kütüphanesi Şehit Ali Paşa kısmı No: 539'da vr. 122-134 arasında kayıtlıdır.

Hamidü't-Tavil, Sabit el-Benanî'den, o da Enes bin Malik'ten rivayet etti. Peygamberimiz Müslümanların arasında dolaşırken çok zayıf, kuş yavrusu gibi olmuş bir zata rastladı. Ona; “Allahü Teâlâ ya bir şeyle dua ediyor veya O'ndan bir şey istiyor muydun?” diye sordu. O zat; “Evet ya Resulallah! Allah'ım bana ahirette ne ile ceza vereceksen, onu bana dünyada peşin ver, diye dua ediyordum.” dedi.

Bunun üzerine Peygamberimiz; “Sübhanallah! Sen buna takat getiremezsin, buna gücün yetmez. Allah'ım bize dünyada iyilik, ahirette de iyilik ver. Ve bizi Cehennem azabından koru diye dua etseydinya!” buyurdu. Hemen sonrada Allahü Teâlâ ya onun için dua etti ve Allahü Teâlâ da (O'nun duası bereketiyle) şifasını verdi.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası