HANZALA BİN EBU ÂMİR

Hanzala bin Ebu Âmir Amr bin Sayfi bin Malik Meleklerin yıkadığı Medineli Sahabi
A- A+

Meleklerin yıkadığı Medineli Sahabi. İsmi Hanzala bin Ebu Âmir Amr bin Sayfi bin Malik olup lakabı Takî ve Gasîlü'l-melâike'dir. Medine'de Evs kabilesinden olup, kavminin eşrafından idi. Babası Ebu Âmir, Peygamberimizin Medine'ye teşrif etmesi üzerine O'na düşman kesilmiş ve Medine'den ayrılarak, Mekke'ye gitmiş, müşriklerle bir olmuştu. Bundan dolayı ona fasık lakabı verilmişti. Annesinin ismi tespit edilememiştir. Hanzala'nın doğum tarihi bilinmemekte olup Hicretin üçüncü (m. 625) yılında Uhud'da şehit oldu.

Hanzala, bi'setten evvel de iman sahibi olup, Allah'ın birliğine inanır, putlara tapmazdı. Hanif dininde idi. Müslüman olmadan evvel inzivaya çekilmiş bir halde insanlardan uzak, devamlı kendi halinde ibadetle meşgul olurdu. Peygamberimizin daveti üzerine hemen iman etti.

Hanzala Bedr Gazası'nda bulundu. O zaman henüz bekardı. Bedr Gazası'ndan bir müddet sonra Abdullah bin Übey'in kızı Cemile ile nikahlandı. Nikahtan bir hafta sonra düğün olacaktı. Ertesi gün de Uhud'da Kureyş müşrikleriyle çarpışılacaktı. Hanzala geceyi Medine'de hanımının yanında geçirmek için Resulullah'tan izin istedi. Peygamberimiz de müsaade buyurdu. Medine'ye geldi. Hanımı Cemile ile o gece beraber kaldı. Cumartesi günü sabahleyin Uhud'a yetişmek için çok acele yola çıktı.

Yola çıkacağı sırada, hanımı Cemile, orada bulunan kavminden dört kişi çağırdı ve Hanzala ile evlendiklerini söyleyip eğer çocuk olursa Hanzala'nın çocuğu olacağını bildirip onları şahit tuttu. Oradaki dört şahit; “Buna ne lüzum vardı?” diye sordular. Cemile; “Rüyamda semanın açıldığını ve Hanzala içeri girdikten sonra kapandığını gördüm.” dedi. Rüyası hakikat olup Uhud Savaşı'nda Hazreti Hanzala şehit oldu. Abdullah isminde bir oğulları oldu. Abdullah bin Hanzala olarak tanınan bu oğlu, halife Yezid zamanında şehit oldu.

Peygamberimiz Uhud'da harp için safları düzeltirken Hanzala yetişti ve Eshab-ı Kiram arasına karıştı. Hazreti Hanzala bin Ebu Âmir, diğer Sahabiler gibi cansiperane müşriklerin üzerine atıldı. Şehitlik mertebesine kavuşmak için durmadan savaştı. Daha sonra müşrikler bozuldular, dağılıp kaçmaya başladılar. Hanzala, Ebu Süfyan'ın önünü kesti. Atının bacaklarını kılıcıyla uçurdu. At kuyruğunu iki bacağı arasına sokup arka ayakları üzerine çökünce Ebu Süfyan yere düştü. Korkudan ne yapacağını şaşıran Ebu Süfyan; “Ey Kureyş ben Ebu Süfyan'ım, Hanzala beni öldürecek, yetişin.” diye sesi çıktığı kadar bağırmaya başladı. Müşriklerden birçokları Ebu Süfyan'ın sesini işittikleri halde canlarının derdine düştüklerinden hiç aldırış eden olmadı.

Fakat Şeddad bin Esved, Hanzala'ya arkadan yaklaşıp haince sırtından mızrakladı. Hanzala mukabele etmek istedi. Fakat bu müşrik, ikinci bir darbe daha vurup Hanzala'yı şehit etti. 3 (m. 625) Ebu Süfyan kalkarak kaçtı. Hanzala'yı Bedr'de öldürülen oğlu yerine öldürülmüş kabul etti.

Hanzala şehit olunca Peygamberimiz; “Ben Hanzala'yı meleklerin gökle yer arasında gümüş bir tepsi içinde yağmur suyu ile yıkadıklarını gördüm.” buyurdu. Ebu Üseyd Sa'id diyor ki: “Gip Hanzala'ya baktım. Başından yağmur suyu akıyordu. Döndüm bunu Resulullah'a haber verdim. Peygamberimiz hanımına haber gönderip bunun sebebini sordu. O da Uhud'a çıktığı zaman Hanzala'nın cünüp olduğunu bildirdi.”

Hanzala Uhud'a yetişmek için çok acele edip yetişememek korkusu kendini kapladığından acele ile gusletmeyi unutmuştu. Bundan sonra Hanzala'nın adı Gasilü'l-Melâike (Melekler tarafından yıkanmış kimse) diye anıldı. Medine'de Eshab-ı Kiram'ın Evs kabilesinden olanlar, Hazreç kabilesinden olanlara karşı; “Melekler tarafından yıkanan Hanzala bizdendir.” diye iftihar ederlerdi. Babası Ebu Âmir müşrikler içinde bulunduğundan Hanzala'ya işkence yapılmasına mani oldu. Çünkü müşrikler şehit olan Sahabilerin burunlarını, kulaklarını ve uzuvlarını kesiyorlardı.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası