Maveraünnehr illerinden Hucend'de yetişen fıkıh âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Sabit bin Hasan (veya Hüseyin) bin Ali; künyesi, Ebu Bekr'dir. Seyhun Nehri'ne yakın büyük bir şehir olan Hucend'de doğdu. Bu şehire nisbetle kendisine “Hucendî” denilmektedir. Sonra İsfehan'a yerleşti. Hadis, fıkıh ve usul ilimlerinde büyük bir âlimdir. Vaaz ve nasihatları ile meşhur olduğu için “Vaiz” ünvanı ile anılırdı. 483 (m. 1090) senesi Zilkade ayında vefat etti.
Hadis ilmini, babası Ebu Muhammed Sabit bin Hasan, Ebü'l-Hasan Ali bin Ahmed el-İsterabadî, Abdüssamed bin Nasr el-Asımî ve Ebu Sehl Ahmed bin Ali el-Ebiverdî'den aldı. Kendisinden de; Ebü'l-Kasım İsmail bin Muhammed bin Fadl et-Talhî, Ebu Mansur Muhammed bin Ahmed bin Abdülmün'im bin Fazşah, Ahmed bin Fadl el-Mümeyyiz ve daha başka âlimler hadisi şerif dinleyip rivayet ettiler.
Fıkıh ilminde büyük bir âlimdir. Bu ilimdeki hocası Ebu Sehl Ahmed bin Ali el-Ebiverdî'dir. Fıkıhta, zamanındaki Şafiî âlimlerinin en büyüğü oldu. Herkese ders verirdi. Ebü'l-Abbas bin er-Rutabî ve Ebu Ali Hasan bin Süleyman el-İsfehanî, Ebu Mansur Muhammed bin Ahmed bin Abdülmün'im bin Fazşah, Ahmed bin Fadl el-Mümeyyiz ve daha başka meşhur fıkıh âlimleri, kendisinin derslerinde bulunarak fıkıh ilmini öğrendiler. Çok talebe yetiştirdi. Bu ilme ait kıymetli kitaplar yazdı. Değişik memleketlerden ilim ehlinden birçok kimse gelip, derslerinde bulundu. Çeşitli sualler sorup, çok şeyler öğrendiler. Böylece onun ilmi çok yere yayılmış oldu. Selçuklu Devleti'nin büyük vezirlerinden Nizamülmülk, onu, İsfehan'da yaptırdığı medreseye müderris olarak tayin etti. Uzun bir müddet orada fıkıh ilmini okuttu. Fıkıh ve usul-i fıkh ilimlerinde derin bir bilgiye sahipti.
İbn-i Sem'anî diyor ki: “O, fazileti çok ve ahlâkı güzel olan yüksek bir âlimdir.”
Eserleri: Onun fıkıh ilminde en kıymetli eseri, Zevahirü'd-dürer fî nakd-i cevahiri'n-nazar'dır. Fahrülislam eş-Şaşî, bu eserini ondan rivayet ederek nakletti. Ondan da Abbad bin Serhan bin Müslim bin Seyyidi'n-nas rivayet etti. Bu zat, Mağrib'de (Kuzey Afrika'da) yetişen meşhur âlimlerden olup Bağdat'a gelmişti. Orada Rızkullah bin Temimî'den ve başka âlimlerden hadis-i şerif dinledi. Bu kitabı da Şaşî'den rivayet etti. Bu hususu İbn-i Salah, Şaşî'nin hâl tercümesini anlatırken zikretmektedir. Diğer eserinin adı da, Ravdatü'l-menazır'dır. Bu kitabı, Kadı Mücella bin Cemi' Zehair adındaki eserinde nakletmektedir. Ayrıca İmam-ı Sübkî de tercüme-i hâlinde bahsetmektedir.