Meşhur Şafiî âlim ve kadılarından. İsmi Abdülvehhab bin Halef bin Bedr el-A'lamî olup “İbn-i binti'l-Eaz” künyesi ile tanınır. Lakabı Taceddin'dir. 604 (m. 1208) senesinde Recep ayında doğdu, 665 (m. 1267) senesi Recep ayının yirmiyedinci gecesinde Kahire'de vefat etti.
İbn-i Binti'l-Eaz'ın imam hatiplik ve müderrislik yaptığı Kahire'deki Salihiyye Medrese ve Mescidi. Ca'fer-i Hemedanî'nin derslerinde bulundu. Sünen-i Ebu Davud'u, hadis âlimlerinden Zekiyyüddin Münzirî'nin yanında okudu. Fazilet sahibi, iyi huylu, zeki, yaşayışı temiz, ilim ve görüş sahibi bir zattı. Sultanların yanında kıymeti ve hürmeti vardı. Mısır'da Kadılkudat idi. Vezirlik de yaptı. Şafiî fıkhını okuttu. Meşhur Salihiyye Medresesi'nde hocalık yaptı. Hatiplik de yapan Taceddin, aynı zamanda ilmî reislik de yapıyordu. Başkalarına nasip olmayan mevkilere yükseldi.
Adaletten asla ayrılmaz, bu hususta hiç taviz vermezdi. Onun hakkında; “Adil kadıların sonuncusudur.” denilmiştir. Adaleti ve fazileti hususunda, herkes ittifak hâlindedir. Kadı Taceddin çok dindar idi. Allahü tealanın emrine uymak ve O'nun rızasını kazanmak hususunda, kimsenin kınamasından çekinmezdi. Hakkın ortaya çıkması hususunda, çok titiz davranırdı. Yaptığı vazifeler sayıldığında, yirmibeş tane olduğu görülür. Sultan kendisine çok hürmet ederdi. Vezir İbn-i Hına ondan çekinir, sultanın yanında Kadı Taceddin'in kendisine iltifat etmesinden çok memnun olurdu. Evine teşrifini çok isterdi. Hiç olmazsa hasta olduğu zaman ziyarete gelmesini beklerdi. Bir defasında vezir hastalanmıştı. Kadı Taceddin onu ziyarete gitti. Vezir kendisini karşılamak için kalktı. Bunu gören kadı; “Biz de seni hasta diye ziyaretine geldik. Fakat sen ise, ayakta ve sıhhatliymişsin.” dedi. Oturmadan geri döndü. Büyük âlim Alaeddin Bacî onun çok keskin bir zekaya sahip olduğunu söylemiştir. Şeyhülislam İbn-i Dakiki'l-Iyd şöyle der: “İbn-i binti'l-Eaz, eğer ilme kendisini gereği gibi verebilse idi, İzzeddin bin Abdüsselam'dan üstün olurdu. İbn-i binti'l-Eaz, yaşadığı asırda övülen iki kadıdan birisidir. Diğeri Hama kadısı İbn-i Barizî'dir.”
Onun zamanında, Sultan Zahir, önce Kahire'de sonra Şam'da üç tane kadı değiştirmiştir. Daha önce Mısır'da mahkeme işlerine sadece Şafiî kadılar bakardı. İbn-i Binti'l-Eaz'dan sonra diğer üç mezhebin kadılarını da mahkemede bulundurmaya başladılar.